Avrupa Parlamentosu'nda 3 Türk asıllı temsilci: Vural Öger [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Avrupa Parlamentosu'nda 3 Türk asıllı temsilci : Cem Özdemir



Avrupa Parlamentosu'nda 3 Türk asıllı temsilci: Vural Öger [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Avrupa Parlamentosu'nda 3 Türk asıllı temsilci : Cem Özdemir


rupa Konseyi üyesidir. Hıristiyan demokratlardan gelen yanlış olan argümanlar var. "Türkiye'yi alırsak Fas'ı da alalım" diyorlar. Bunlar  saçma şeyler. Fas hiçbir zaman Avrupa Konseyi üyesi olmadı. Bazıları da diyor ki, "Türkiye'yi alırsak İran'a, Suriye'ye komşu olacağız." Ne olur komşu olursak? NATO da oralara komşu. NATO da bir değerler birliği. Batı'nın değerleri o hudutta müdafa edildi. Askeri açıdan başarılı bir üye olan Türkiye'nin siyasi açıdan da aynı birliğin üyesi olması için hiçbir karşı neden yoktur.     AB bence kendisini Avrupa kıtası boyutunda bir blok olarak görmelidir. Türkiye'yi de kapsayan, değerler birliğinden oluşan bir blok... Bugünkü gibi, "ekonomik açıdan bir dev", "siyasi açıdan bir cüce" olarak kalamayız. Amerika'yla, Çin'le, Japonya'yla, Rusya'yla, küresel boyutta bir güç olabilmek lazım. Hem ekonomik, hem siyasi, hem de askeri açılardan güçlü olmak lazım. AB Türkiye'yi içine almadan hedeflediği siyasi ve askeri güce ulaşamaz. Avrupa Balkanlardaki bir sorunu bile çözemedi. Dış politika açısından da bir birlik yok ortada. Irak savaşında da AB'nin halini gördünüz.      Hıristiyanlığın doğduktan sonra yayıldığı yer bile Anadolu toprakları ! O coğrafya Avrupa coğrafyası. Türkiye'nin Avrupalılığı tartışılamayacak bir konu. Hıristiyan demokratların politikası çok yanlış. Almanya'da hıristiyan demokratların 1963 Ankara Antlaşması'ndan beri süren Türk yandaşı bir politikaları vardı. Helmut Kohl bile, "Türkiye şu anda hazır değil ama yeri AB'dir" demiştir. Ondan sonraki politikacılar Almanya'daki iç siyaseti göz önünde tutarak Türkiye karşıtı bir politika izlediler. O partinin belli insanları, doğu genişlemesinden sonra Türkiye'ye yönelik stratejik görüşlerini terk ettiler. Ama İngiltere ve Amerika olaya böyle yaklaşmıyorlar. Akdeniz şeridindeki ülkeler de öyle görmüyor. Dolayısıyla aralıkta tarih alınacağını düşünüyorum. Hıristiyan demokratlar içinde de fikir ayrılıkları var, aralarında Türkiye yandaşları da bulunuyor. ü AB'lilere mesajlarınız nelerdir? ü Bilgi sahibi olarak, Türkiye'yi yakından tanıyarak, stratejik düşünerek, büyük çaplı düşünerek Türkiye'nin yanında olun. Gelecekteki olası medeniyetler çatışmasını Türkiye'yi aramıza alarak önleyebiliriz. İslam dünyasıyla olası çatışmaları Türkiye'yi içimize alarak önleyebiliriz. Tarihi bir karar alınacak, yüzlerce sene sonra ders kitaplarında okunacak bir olay... Müslüman bir toplumu, değerler birliği Avrupası içine alarak, müslüman dünyasıyla olan ilişkinizi öyle bir geliştirirsiniz ki, ilerdeki muhtemel çatışmaları bu şekilde önlersiniz.      Tarihi bir karar alınacaktır, bunun bilincinde olmak gerekiyor. Hollandalı sosyalist Emine Bozkurt      36 yaşında, evli ve bir çocuk annesi olan Hollandalı sosyalist Emine Bozkurt, Avrupa Parlamentosu üyesi olarak Sosyal İşler Komisyonu ile Kadın Hakları Komisyonu bünyelerinde de görev üstlendi. Eğitim ve Kültür Komisyonu'nda da yedek üye oldu.     Avrupa Parlamentosu'na seçilmeden önce Hollanda'da hükümete istihdam sektöründe ve sosyal politikada danışmanlık yapan Bozkurt, bu alanlardaki uzmanlığını Brüksel ve Stasbourg'da ön plana çıkaracak. Gençlerin ve özellikle göçmenlerin işsizlikten ne derece etkilendiklerine dikkat çeken parlamenter, AB bünyesinde yapılması gereken çok şey olduğunu belirtiyor.     Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerinin başlatılmasının son derece önemli bir aşama oluşturacağını; demokrasi, insan hakları, istihdam, eğitim gibi konularda Türkiye'de de yapılması gereken çok şey bulunduğunu söyleyen Bozkurt, Hollandalıları temsil etmek üzere seçildiğini, bu ülkede 300.000 kadar Türk ve Türk asıllı Hollandalı bulunduğunu, kendisinin Türk asıllı bir parlamenter olmasının avantajlar sağladığını ifade ediyor.   AB'deki yabancıların veya yabancı asıllıların bugünkü bazı yanlış politikalardan, ilgisizlik ve anlayışsızlıklardan olumsuz etkilendiklerini belirterek sorunlara daha ciddi eğilmek gereği üzerinde duran Bozkurt, yıl sonunda Türkiye'nin AB'ye katılım müzakerelerine başlanmasına ilişkin kararın, AB Komisyonu'nun raporundaki görüş çerçevesinde belirleneceğini hatırlatarak, "Benim partim Türkiye'nin katılımından, müzakerelerin başlatılmasından yana. Bu olursa Türkiye'deki olumlu adımlar ve reform süreci daha da hızlanır. Yıl sonunda müzakerelerin başlamasına yeşil ışık yakılması büyük bir olasılık gibi gözüküyor" diyor.     İslam dünyası ile diyalog sorununa dikkat çeken Emine Bozkurt, Türkiye gibi, güçlü bir demokrasi ve ekonomi sahibi bir ülkenin AB'ye katılımının bu alanda getirilerinin görmezden gelinemeyeceğini, bu katılımın herkes açısından olumlu olacağını savunuyor.     "Bu fırsatı kaçırmamalıyız" diyen Bozkurt, Türkiye ile müzakerelere başlanması gerektiğini, bunu izleyen sürecin zaman alabileceğini, Ankara'nın iyiniyetini ve çabalarını ortaya koyduğunu, atılması gereken daha çok adım olduğunu, müzakerelerin başlatılmasının, bu adımların atılmasını daha da kolaylaştıracağını belirtiyor.     Emine Bozkurt Batı Avrupa'da 40 yıldan fazla süredir yaşayan Türklerin haklarını ve hukuku yeteri kadar değerlendirmediklerini ancak son yıllarda bu alanda önemli gelişim yaşandığını, sosyal ve siyasi katılımın arttığını söylüyor, örnek olarak, Hollanda'daki Türklerin son seçimlerde katılım oranının çok artmasını gösteriyor.        Toplumdaki bilinçlenme sayesinde Türk asıllı politikacıların giderek hedefe ulaştıklarını, bunun kendisini çok memnun ettiğini anlatan Bozkurt, gençlerin siyasi yaşama ilgilerinin daha da artmasını istiyor.     Avrupa Konvansiyonu ile insanlara daha fazla etki ve müdahele olanağı getirileceğine de dikkat çeken Emine Bozkurt, AB ülkelerinde yaşayan 4 milyon Türk'ün de seslerini daha güçlü bir şekilde duyurma olanağı sağlayacaklarını hatırlatıyor.