"çok
iyi", "iyi", "orta", "az" gibi kelimelerle bilginizi sınıflandırmanız
uygun olacaktır. ü Profesyonel eğitimler, seminerler : Özellikle orta
ve üst düzey pozisyonlar için katılınan eğitimler ve seminerler
oldukça önem taşır. Aldığınız eğitimlerin ve katıldığınız seminerlerin
kısaca konu başlığını, yerini ve zamanını belirtmeniz faydalı
olacaktır. ü Üye olunan kuruluşlar : Mesleğinizle doğru orantılı olmak
kaydı ile ve başvurunuz sırasında size artı puan kazandıracağınıza
inandığınız profesyonel kuruluşlara üye iseniz (Meslek Odaları,
Barolar, İş adamları Dernekleri vs) bunlara özgeçmişinizde yer vermeniz
yararlıdır.
ü Bilgisayar bilgisi : Bilgisayar teknolojisinin yaygınlaşması, her
adayın belirli bir seviyede bilgisayar bilgisine sahip olması
gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Kısaca, bildiğiniz paket programları
sıralayabilirsiniz. Eğer başvurduğunuz iş profesyonel bilgisayar
deneyimi gerektiriyorsa daha ayrıntılı bir bilgiyi
özgeçmişinizden ayrı bir kağıtta belirtmeniz daha faydalı olacaktır.
Özellikle bilgisayar bilgisi gerektiren mühendislik pozisyonlarında
mümkün olduğu kadar yazılım ve donanım bilginizi ortaya çıkaracak
ayrıntı vermelisiniz. ü Hobiler : Başvurulan pozisyonla doğrudan ilgili
ise, kısa olmak kaydı ile hobilere yer vermekte fayda görülmektedir.
Aksi halde gerekmemektedir.ü Referanslar : Referansların mülakat
aşaması veya daha sonrasında, işverenin talebi üzerine verilmesi daha
uygundur. Bu aşamada, özgeçmişte yer verilmemeli ve "referansların daha
sonra istek üzerine temin edileceği " kısaca yazılmalıdır. ü Fotoğraf :
Son yıllarda birçok firma personel ilanlarında özgeçmiş ile birlikte
adayın vesikalık fotoğrafını da talep etmektedirler. Fotoğrafın sizin
gerçek görüntünüzü yansıttığına emin olun ve eski fotoğraflarınızı
kullanmayın. Eğer özgeçmişinizi elektronik posta aracılığı ile
gönderiyorsanız bu formata fotoğrafınızı eklemeniz mümkündür. ü Önyazı
/ Mektup : Önyazı, iş başvurunuzu bazı kalıpların dışına çıkararak
bireyselleştirmenizi ve başvuru yaptığınız işverenle bire bir ilişki
sağlayabildiğiniz bir araçtır. Bu mektupta amacınız, sizin firmadan
beklentilerinizi değil, firmanın sizden ne fayda sağlayacağını
belirtmektir. Bu yüzden, işverene, önyazınız vasıtasıyla, firmasına ne
kadar faydalı olacağınızı kanıtlamalı ve mülakat aşamasına geçmeyi
hedeflemelisiniz. Önyazınızın sonunda mülakat talebinizi muhakkak
belirtmelisiniz. Bu sizin işi ve işvereni ne kadar ciddiye aldığınız
konusunda belirleyici bir koşuldur. ÖZGEÇMİŞLERDE EN SIK
RASTLANAN YANLIŞLAR ü Çok uzun özgeçmiş ü Düzensiz, dağınık bir
düzen, zor okunan karmaşık bir format ü El veya kötü bir daktilo yazısı
ü Hiçbir şey ifade etmeyen uzun paragraflar ü Az veya eksik bilgi
( adres, telefon veya doğum tarihinin unutulması vs) ü Tutarsızlıkü
Amaca veya başvurulan iş konumuna yönelik olarak hazırlanmamış bilgiler
ü Çağdaş özgeçmişlerde bulunması gerekmeyen, boy, kilo, sağlık durumu,
eşin veya çocukların adları, okullar gibi ilgisiz bilgi ü İmla hataları
ü Önyazı / mektup yazmamak. “Anadolu”
dergisinin gelecek sayılarında tekrar buluşmak üzere başarılar ve iyi
şanslar diliyorum. Belçikalı turistlerin bu yıl
bir numaralı tercihlerinin Türkiye olduğu, bu ülkeye gidenlerin
oranında geçen yıla göre % 61 artış kaydedildiği
bildirildi. Belçika Seyahat Acentaları Birliği
(ABTO) tarafından açıklanan verilere göre, daha önceki yıllarda
Belçikalıların tercihini oluşturan İspanya ve Portekiz % 20 gerileme
kaydederken, Yunanistan'a gidenlerin oranı da % 12
düştü. Belçika'dan turist taşıyan uçakların
gittikleri alanlar sıralamasında Antalya birinci, Bodrum ikinci, İzmir
ise dördüncü gözüküyor. ABTO verilerine göre,
10 milyon nüfuslu Belçika'dan Türkiye`ye 1999`da 150.000 turist
giderken, bu rakam 2000`de % 72 artarak 257.000 oldu. Türkiye'ye giden
Belçikalı turist sayısı 2001'de 310.000, 2002'de ise 314.000 olarak
belirlendi. Bu rakam, 2003'te 400.000’i geçti.
2003 yılı, turizmi küresel alanda
olumsuz etkileyen terör tehditleri yüzünden sıkıntılı geçerken ve
AB'deki ekonomik durgunluk artarken Türkiye'de turist sayısı % 6 kadar
artmış ve 14 milyonu aşmıştı. 2003 yılında Türkiye'ye en çok
ziyaretçi gönderen ülke sıralamasına göre Almanya 3 332 451 ziyaretçi
sayısıyla birinci (% 23,75), 1 281 407 ziyaretçi sayısı ile Rusya
Federasyonu ikinci (%9,13), 1 091 404 ziyaretçiyle İngiltere üçüncü
(%7,78) sırada yer aldı. İngiltere' yi Bulgaristan, Hollanda, İran,
Fransa, Yunanistan, Avusturya, İsrail, Belçika ve Ukrayna izlediler.
Türkiye’ye bu yıl giden turist sayısının 18 milyonu
bulması öngörülüyor. Bu rakamın, 2010 yılına kadar 30 milyona taşınması
hedefleniyor.AB'den sermaye göçü AB üyesi
ülkelerdeki şirketlerin AB dışına yaptıkları yatırımlarda, son bir
yılda % 80 artış olduğu, AB'den ABD'ye doğru bir “sermaye göçü”
görüldüğü bildirildi. AB istatistik kurumu
Eurostat'ın, AB üyesi 25 ülkenin rakamlarını ele alan verilerine göre,
AB şirketleri, 2003 yılında, AB dışı ülkelerde 118 milyar euro yatırım
yaptılar.
Eurostat, 2002'deki dış yatırımların 65 milyar euro olduğunu
hatırlatarak, artışın yüzde 80'i bulduğunu
belirtti. AB şirketlerinin ABD'ye yatırımları
2002 yılında 3 milyar euro olarak kalırken, 2003'te 49 milyar euroya
fırladı. ABD'nin AB'deki yatırımları ise 2002 yılında 51 milyar euro
oldu, 2003'te ise üçte iki oranında düşerek 18 milyar euroya
indi. AB'ye giren yabancı sermaye
yatırımlarının aynı dönemde yüzde 15 gerilediği ve 91 milyar eurodan 77
milyar euroya düştüğü bildirildi. AB'nin dış
yatırımlarının % 42'sini elde eden ve AB'deki yabancı yatırımların
yüzde 23'ünün sahibi olan ABD'nin, özellikle Irak krizi çerçevesinde
AB'li müttefikleriyle yaşadığı sorunların Avrupa ekonomisini olumsuz
etkilediği, bazı Avrupalı müttefiklerini ikna etmekte zorlanan
Washington'ın gizli ambargolarının AB'yi sarstığı ifade
ediliyor. AB şirketlerinin ABD dışındaki
ülkelere yaptıkları yatırımlarda istikrarın korunduğu, AB dışına en
fazla yatırım yapanların İngiltere (32 milyar euro), Lüksemburg (31
milyar euro), Fransa (13 milyar euro), Hollanda (10 milyar euro),
Almanya, Belçika ve İspanya (7 milyar euro) olduğu
belirtildi. AB'ye 2003 yılında giren 77 milyar
euroluk yabancı sermayenin 37 milyarlık bölümünün Lüksemburg'a
yönlendiği dikkat çekiyor. Lüksemburg'daki yabancı sermaye rakamlarının
yüksekliği, bankacılık sektöründeki harekete bağlanıyor.
Verilere göre, 2003'te Yabancı sermayenin 11
milyar euroluk bölümü Fransa'ya, 7,5 milyarlık bölümü İngiltere'ye, 6
milyarlık bölümü İspanya'ya, 5 milyarlık bölümü İrlanda'ya ve 2
milyarlık bölümü Almanya'ya girdi.