Başkonsolos
Bigalı ile veda sohbeti... Sevgi ve duygu yüklü iki yıl...
Brüksel Başkonsolosu Ahmet Bigalı,
Belçika'daki iki yıllık görev süresini tamamlayarak Türkiye'ye döndü.
Bigalı, ayrılmadan önce, "Anadolu" dergisine duygu, gözlem ve
düşüncelerini anlattı. Vatandaşlarla "sevgiye
dayanan" sağlıklı bir ilişki kurduğunu, Başkonsolosluk personeliyle bir
"ekip çalışması" yaptığını belirten ve "Birlikte çalıştığım arkadaşlara
daima insanlara karşı hoşgörülü, şefkatli, güleryüzlü ve anlayışlı
olmalarını telkin ettim" diyen Bigalı özetle şunları
anlattı: "Yasaların boşlukta bıraktığı
konularda kararlarımızı vatandaşımızın lehinde vermek yönünde
görüşlerim oldu. Arkadaşlarım da bu telkinlerimi titizlikle
uyguladılar, hizmetlerimizi bu ilkemize dayandırdık. İnsanımızı sevdik,
onlara sahip çıktık, sorunlarını kendi sorunumuz bildik, bunlara
çareler üretmeye çalıştık. Geçmiş iki yıla baktığımda görüyorum ki
birçok insanı sevindirmişiz, birçok insanın çaresizliğine çözümler
üretmişiz. Sanıyorum buradaki vatandaşlarımızla yakın bir gönül bağı
kurmamızda bu insancıl anlayışımızın önemli bir etkisi
oldu." Bigalı, Belçika'da kendisini en
çok üzen konunun hapishanelerdeki Türklerin durumu olduğunu belirterek
şöyle konuştu: "Görev bölgemdeki birçok
hapishaneyi zaman zaman ziyaret ederek mahkumlarla toplu görüşmeler
yaptım. Malesef durum pek iç açıcı değil. Üzülerek söylüyorum, bazı
durumlarda Belçika makamlarının insan hakları ihlalleri olarak
nitelendirilebilecek uygulamaları mevcut. Bu olayları ve
mahkumlarımızın şikayetlerini Belçika Adalet Bakanlığı'na ve resmi
makamlarına aktardım. Ankara'ya, Türk Dışişleri Bakanlığı birimlerine
de durumu bildirdim." "Belçika'da yaşayan
vatandaşlarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorun eğitim
sorunudur. Aslında bütün sorunların kökeninde bu unsur yatmaktadır. Dil
bilmeyen, okula gitmeyen, üniversiteyi bitirmeyen insanlar malesef
bulundukları toplumda belirli yerlere gelemezler, belirli konumları
elde edemezler. Kendilerine, ailelerine ve toplumlarına faydalı
olamazlar" diyen Bigalı sözlerine şöyle devam
etti: "Belçika'da bulunan yaklaşık 150.000 Türk
vatandaşından 1.500'ünün üniversite ve yüksek okul öğrencisi olduğunu
elimizdeki rakamlardan tahmin ediyoruz. Bu, toplumun % 1'i demektir!
Çok düşük bir oranla karşı karşıyayız. Eğitim aile ocağında başlıyor.
Anne ve babaya çok büyük sorumluluklar düşüyor. Çocuklarını okul öncesi
çağda eğitime ve dil öğrenmeye yönlendirmelidirler. Son dönemde bu
konuda az da olsa bir uyanış ve kıpırdanma görebiliyorum. Belçika Türk
Kadınlar Derneği'nin çalışmaları buna güzel bir örnek..."
"Toplumda çeşitli meslekler edinmiş ve belirli
yerlere gelmiş, gurur duyduğumuz insanlarımız da var. Alanlarında
başarılı olmuş insanlarımızla gurur duyuyoruz" diyen Ahmet Bigalı, bu
başarıların artmasıyla Belçika'daki Türk toplumunun bu ülkedeki
saygınlığının da artacağını belirtti. Bigalı,
Başkonsolosluk bina sorununa ilişkin olarak şu bilgileri
verdi: "Geldiğimden beri bütün amacımız
başkonsolosluğu müstakil bir binaya taşımak oldu. Bu yıl çok
girişimlerde bulunduk. Sayın Başbakanımız geçen yıl Brüksel'e
geldiğinde bize bu konuda vaatte de bulundu. Ancak kısa sürede
çözümlenecek bir sorun değildi. Size son durum hakkında bilgi vermek
istiyorum. Bu yılın sonunda, Türkiye'ye AB ile müzakere tarihi
verildiği zaman Brüksel'deki misyonlarımızın bina sorunu topluca ele
alınacak. Bu çerçevede başkonsolosluğumuzun bina sorunu da ele
alınacak. Umarım, halefim döneminde bu iş çözümlenir ve
vatandaşlarımıza daha ferah ve çağdaş bir mekanda hizmet
sunabileceğimiz bir yerimiz olur." Bigalı,
görev süresi boyunca tüm etkinliklere katılmaya çalıştığını anlatarak
şöyle konuştu. "Çok güzel intibalar edindim.
İnsanımızın iyiliğini, güzelliğini burada daha yakından tanıma fırsatı
buldum. Anadolu dergisi aracılığıyla bütün vatandaşlarımıza sağlık,
mutluluk ve başarı dileklerimi iletiyorum. Onlara aydınlık bir gelecek
diliyorum. Kalbimin yarısını burada bırakarak gidiyorum. Gerçekten çok
duygusal anlar yaşadım. Karşılıklı bir dostluk ve sevgi havası oluştu.
Bu ortamda görev yapmak çok güzeldi. Başkonsolosluğumuz ve
vatandaşlarımızla kurulan bu güzel bağlar, bundan sonra da devam
edecektir. Belçika Türklerinin bilgilendirilmesi, aydınlatılması
yolunda Anadolu dergisinin de çok önemli hizmetler verdiğine
inanıyorum. Bunu iki yıl boyunca izlediğim derginin değerli sayılarında
gördüm. Hem ülkemizin milli meselelerinde, hem de halkımızın
sorunlarının gündeme getirilmesinde gerçekten güzel bir işlevi yerine
getirdiler. Anadolu Dergisi'nin başarılarının devamını
diliyorum." Bigalı, Belçika'daki Türk dernekleri ile
resmi kanallar arasında iletişim bağlarının daha güçlü olması
gerektiğini, bilgisayarın çağdaş iletişimde önemli rol oynadığını da
belirterek, dernek yöneticilerinin bu bilinçle bilgisayar iletişimine
öncelik vermeleri çağrısında bulundu. “Halefim
Mehmet Özyıldız'ın, devredeceğim bayrağı en güzel şekilde
dalgalandıracağına inanıyorum" diyen Bigalı, görevi sırasında kendisine
destek ve yardım sağlayan Brüksel Büyükelçisi Erkan Gezer'e de teşekkür
etti.q L'Opera Organisation