Mustafa Kemal'e saldırmanın dayanılmaz hafifliği - Prof. Ahmet Taner Kışlalı [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] İş bulma sürecinin ilk aşaması: Özgeçmiş - Nazan Uğur



Mustafa Kemal'e saldırmanın dayanılmaz hafifliği - Prof. Ahmet Taner Kışlalı [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] İş bulma sürecinin ilk aşaması: Özgeçmiş - Nazan Uğur


Başkonsolos Bigalı ile veda sohbeti... Sevgi ve duygu yüklü iki yıl...      Brüksel Başkonsolosu Ahmet Bigalı, Belçika'daki iki yıllık görev süresini tamamlayarak Türkiye'ye döndü. Bigalı, ayrılmadan önce, "Anadolu" dergisine duygu, gözlem ve düşüncelerini anlattı.     Vatandaşlarla "sevgiye dayanan" sağlıklı bir ilişki kurduğunu, Başkonsolosluk personeliyle bir "ekip çalışması" yaptığını belirten ve "Birlikte çalıştığım arkadaşlara daima insanlara karşı hoşgörülü, şefkatli, güleryüzlü ve anlayışlı olmalarını telkin ettim" diyen Bigalı özetle şunları anlattı:     "Yasaların boşlukta bıraktığı konularda kararlarımızı vatandaşımızın lehinde vermek yönünde görüşlerim oldu. Arkadaşlarım da bu telkinlerimi titizlikle uyguladılar, hizmetlerimizi bu ilkemize dayandırdık. İnsanımızı sevdik, onlara sahip çıktık, sorunlarını kendi sorunumuz bildik, bunlara çareler üretmeye çalıştık. Geçmiş iki yıla baktığımda görüyorum ki birçok insanı sevindirmişiz, birçok insanın çaresizliğine çözümler üretmişiz. Sanıyorum buradaki vatandaşlarımızla yakın bir gönül bağı kurmamızda bu insancıl anlayışımızın önemli bir etkisi oldu."      Bigalı, Belçika'da kendisini en çok üzen konunun hapishanelerdeki Türklerin durumu olduğunu belirterek şöyle konuştu:     "Görev bölgemdeki birçok hapishaneyi zaman zaman ziyaret ederek mahkumlarla toplu görüşmeler yaptım. Malesef durum pek iç açıcı değil. Üzülerek söylüyorum, bazı durumlarda Belçika makamlarının insan hakları ihlalleri olarak nitelendirilebilecek uygulamaları mevcut. Bu olayları ve mahkumlarımızın şikayetlerini Belçika Adalet Bakanlığı'na ve resmi makamlarına aktardım. Ankara'ya, Türk Dışişleri Bakanlığı birimlerine de durumu bildirdim."     "Belçika'da yaşayan vatandaşlarımızın karşı karşıya bulunduğu en önemli sorun eğitim sorunudur. Aslında bütün sorunların kökeninde bu unsur yatmaktadır. Dil bilmeyen, okula gitmeyen, üniversiteyi bitirmeyen insanlar malesef bulundukları toplumda belirli yerlere gelemezler, belirli konumları elde edemezler. Kendilerine, ailelerine ve toplumlarına faydalı olamazlar" diyen Bigalı sözlerine şöyle devam etti:     "Belçika'da bulunan yaklaşık 150.000 Türk vatandaşından 1.500'ünün üniversite ve yüksek okul öğrencisi olduğunu elimizdeki rakamlardan tahmin ediyoruz. Bu, toplumun % 1'i demektir! Çok düşük bir oranla karşı karşıyayız. Eğitim aile ocağında başlıyor. Anne ve babaya çok büyük sorumluluklar düşüyor. Çocuklarını okul öncesi çağda eğitime ve dil öğrenmeye yönlendirmelidirler. Son dönemde bu konuda az da olsa bir uyanış ve kıpırdanma görebiliyorum. Belçika Türk Kadınlar Derneği'nin çalışmaları buna güzel bir örnek..."      "Toplumda çeşitli meslekler edinmiş ve belirli yerlere gelmiş, gurur duyduğumuz insanlarımız da var. Alanlarında başarılı olmuş insanlarımızla gurur duyuyoruz" diyen Ahmet Bigalı, bu başarıların artmasıyla Belçika'daki Türk toplumunun bu ülkedeki saygınlığının da artacağını belirtti.     Bigalı, Başkonsolosluk bina sorununa ilişkin olarak şu bilgileri verdi:     "Geldiğimden beri bütün amacımız başkonsolosluğu müstakil bir binaya taşımak oldu. Bu yıl çok girişimlerde bulunduk. Sayın Başbakanımız geçen yıl Brüksel'e geldiğinde bize bu konuda vaatte de bulundu. Ancak kısa sürede çözümlenecek bir sorun değildi. Size son durum hakkında bilgi vermek istiyorum. Bu yılın sonunda, Türkiye'ye AB ile müzakere tarihi verildiği zaman Brüksel'deki misyonlarımızın bina sorunu topluca ele alınacak. Bu çerçevede başkonsolosluğumuzun bina sorunu da ele alınacak. Umarım, halefim döneminde bu iş çözümlenir ve vatandaşlarımıza daha ferah ve çağdaş bir mekanda hizmet sunabileceğimiz bir yerimiz olur."     Bigalı, görev süresi boyunca tüm etkinliklere katılmaya çalıştığını anlatarak şöyle konuştu.     "Çok güzel intibalar edindim. İnsanımızın iyiliğini, güzelliğini burada daha yakından tanıma fırsatı buldum. Anadolu dergisi aracılığıyla bütün vatandaşlarımıza sağlık, mutluluk ve başarı dileklerimi iletiyorum. Onlara aydınlık bir gelecek diliyorum. Kalbimin yarısını burada bırakarak gidiyorum. Gerçekten çok duygusal anlar yaşadım. Karşılıklı bir dostluk ve sevgi havası oluştu. Bu ortamda görev yapmak çok güzeldi. Başkonsolosluğumuz ve vatandaşlarımızla kurulan bu güzel bağlar, bundan sonra da devam edecektir. Belçika Türklerinin bilgilendirilmesi, aydınlatılması yolunda Anadolu dergisinin de çok önemli hizmetler verdiğine inanıyorum. Bunu iki yıl boyunca izlediğim derginin değerli sayılarında gördüm. Hem ülkemizin milli meselelerinde, hem de halkımızın sorunlarının gündeme getirilmesinde gerçekten güzel bir işlevi yerine getirdiler. Anadolu Dergisi'nin başarılarının devamını diliyorum."    Bigalı, Belçika'daki Türk dernekleri ile resmi kanallar arasında iletişim bağlarının daha güçlü olması gerektiğini, bilgisayarın çağdaş iletişimde önemli rol oynadığını da belirterek, dernek yöneticilerinin bu bilinçle bilgisayar iletişimine öncelik vermeleri çağrısında bulundu.      “Halefim Mehmet Özyıldız'ın, devredeceğim bayrağı en güzel şekilde dalgalandıracağına inanıyorum" diyen Bigalı, görevi sırasında kendisine destek ve yardım sağlayan Brüksel Büyükelçisi Erkan Gezer'e de teşekkür etti.q L'Opera Organisation