İstanbul
Atatürk Havalimanı gurur veriyor TAV, Ankara Havalimanı’na da iddialı
başlıyor: “Türkiye’nin başkentine yakışacak bir havaalanını 20 ayda
tamamlayacağız...” Türkiye'nin yurtdışına
açılan en büyük kapısı olan İstanbul Atatürk Havalimanı, küresel
düzeyde elde ettiği ödüllerle gurur kaynağı olma-ya devam ediyor. Hem
Türk oku-yucularımıza, hem de bu yaz çıkarmayı planladığımız yüksek
tirajlı özel sayımızda Batı Avrupalı oku-yucularımıza bu büyük projeyi
ve eseri anlatmak için İstanbul'a gittik, alan yöneticileriyle
görüştük, fotoğ-raflar çektik. Atatürk Havalimanı Dış
Hatlar Terminali, "Yap-İşlet-Devret" mo-deliyle, TAV (Tepe- Akfen-Vie)
Konsorsiyumu tarafından yapıldı ve 2000 yılı başında hizmete açıldı.
Türk mühendisliğinin ve işçiliğinin başarısının kanıtı olarak görülen,
3500 işçinin emeğiyle ortaya çıkan Atatürk Havalimanı Dış Hatlar
Ter-minali, çağdaş, konforlu ve güvenli görüntüsüyle Türkiye'nin
imajını yüceltiyor. Alanı yöneten TAV Yönetim
Kurulu Üyesi Sani Şener, soruları-mızı yanıtlarken haklı bir gurur
yansıttı. "Haklı" diyoruz, çünkü TAV, bir havalimanının projesini,
fi-nansmanını, inşaatını ve işletmesini yapabilen dünyadaki 5-6
şirketten biri. Ve Türk ! Bu firma, Tahran Havalimanı’nın işletmesini
ve yeni ünitelerin inşaatını üstlendi. Yemen ve Mısır'da büyük
ihalelerde başarı sağlıyor. Dubai'de, 2005'te piyasa-ya çıkacak olan,
kanat açıklığı 100 metreyi bulan, 555 kişilik A380 uçaklarının
hangarlarını yapıyor. Yakında, Türkiye'nin başkenti An-kara'ya layık
olduğu havaalanını da TAV hediye edecek. EN MODERN
TESİSLER Sani Şener, İstanbul Atatürk
Havalimanı hakkında genel bilgileri verirken şunları anlatıyor:
"Yolcu sayısı açısından ilk on-dayız. Modernlik
açısından, en son yapılan, en son teknolojinin kulla-nıldığı Münih,
İstanbul ve Atina ha-vaalanları ilk üçteler. Alan büyüklüğü olarak da
Avrupa birincisiyiz, Atina ve Münih'ten çok daha büyü-ğüz. 280 bin
metrekare ile, tek bi-nada, Avrupa'nın en büyük, en ge-niş havalimanı
söz konusudur. Ay-rıca, 180 bin metrekare katlı oto-parkı var. İçinde
beş yıldızlı oteli var. Cannes'da yapılan değerlendir-melerde,
Dubai'den sonra dünya-nın en güzel ve en ucuz duty free'si
seçildik. Asya ile Avrupa'yı birleştiren ve üç
imparatorluğa başkentlik yapmış olan İstanbul'un havaalanının bu
boyutta olmasıyla, transfer yolcu talebi de çok arttı. Yani
yurtdışından gelip yurtdışına giden yolcu sa-yısı arttı. Bu bizim için
çok önemli. Alanı gördükleri zaman olumlu izle-nim alıyorlar,
etkileniyorlar, İstanbul'a dönüyorlar. Alanlar ülkelerin giriş
kapılarıdır. İstanbul Havalima-nı Dış Hatlar Terminali'nin, bu temsil
kabiliyetini çok iyi kullandığına inanıyorum."
Avrupa'da, havacılıkla ilgili her türlü
seminer ve fuarda İstanbul Atatürk Havalimanı çok meşhur. Bu alanı 180
şirket kullanıyor, 300 noktaya uçuş var. Şener şunları
an-latıyor: "İstanbul zaten Avrupa'nın en ünlü hatlarından
biridir. İstanbul'un 3 saatlik yarıçapını çizerseniz bu-nun içinde 55
tane ülke yer alıyor. Kent, konum açısından çok iyi bir yerde.
Yolculara ve şirketlere konfor verebilecek durumu da yarattıktan sonra,
yolcu sayısında, bütün krizlere rağmen ciddi artışlar görül-dü.
Özellikle transfer yolcular, Rus-ya'ya, Asya'ya, Ortadoğu'ya gider-ken
bizi ve havalimanımızı tercih ediyorlar. Alanı kullanan şirket sa-yısı
giderek artıyor. Belçika hava-yolları ilkbaharda, Katar Havayolla-rı bu
ay seferlere başladı. Mevcut şirketler de sefer sayılarını ciddi bir
şekilde arttırıyor. Irak savaşından dolayı bölgesel, 11 Eylül'den
dolayı küresel ve ciddi krizler yaşadık. Kriz yönetimini de iyi
öğrendik. Yeni küresel krizler yaşanmazsa, yolcu sayısının,
Türkiye'deki turist-in ve iş seyahati yapanların daha da artacağına
inanıyoruz."
GÜVENLİK Güvenlik açısından, Uluslararası Sivil Havacılık
Örgütü (ICAO) ve uluslararası denetleme kurumları ta-rafından tam
not alan İstanbul Ata-türk Havalimanı'nda, habersiz ola-rak yapılan
incelemelerde, "Orta-doğu ve Balkanların en güvenli ha-valimanı" raporu
çıktı. Yönetim gü-venlik konusunda çok hassas:
"Zaten kritik bir yerde olduğumuz için güvenlik önlemlerini,
öl-çütlerini çok arttırdık. Örneğin, Av-rupa'da hiçbir alanda terminale
gi-rerken "x" ışınları kontrolu yoktur. Bizde daha girişte yolcular
aranma-ya başlar. Sonra, kapılarda tekrar arama vardır. İki türlü
güvenlik var. Birisi bizim yaptığımız özel güven