[ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] Anvers Atatürkçü Düşünce Derneği



[ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ] Anvers Atatürkçü Düşünce Derneği


Yurtta barış cihanda barış      Son dönemde, laik Türkiye Cumhuriyeti'ne ve kurucusu Musta-fa Kemal Atatürk'e yönelik saldırı-lar, kışkırtmalar, tuzak girişimleri gi-derek artıyor. Bir yanda Ermeni lo-bisi, bir yanda Kıbrıs'taki referandum sonuçlarını ve yapılan haksız-lıkları unutturmaya çalışan Rum lo-bisi yoğun faaliyetlerini sürdürüyor. Bunun nedeni sadece Türkiye-AB ilişkilerinde hassas bir dönem yaşa-nıyor olması değil. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, müthiş potansiyeliyle, istikrarlı bir büyüme içinde etki alanını genişletiyor. Bu durumdan rahatsız olanlar, kendi çaplarında, "tekerlere çomak sokmak" için ça-ba harcıyorlar.     Brüksel'de, Belçika Atatürkçü Düşünce Derneği (BAAD) öncülü-ğünde "Türk Platformu" tarafından düzenlenen "Soykırım İddialarını Reddet" adlı bir yürüyüş yapıldı. Duyarlı Türklerle birlikte Türk kö-kenli bazı politikacıların da yer al-dıkları yürüyüşte, yıllardır gündeme taşınmaya çalışılan sözde Ermeni soykırımı iddiaları kınanırken, Brüksel'de bu iddiaları simgeleyen bir anıt bulunması da eleştirildi ve çeşitli mesajlar yansıtıldı. BADD Başkanı Mahir Pala, Belçika'daki Türk kökenli politikacıların bu asılsız iddialar karşısında açık ve etkin bir tavır sergilemelerini de istedi.     Yürüyüşte verilen ana mesaj, Türklerin Ata'ya ve Cumhuriyet il-kelerine bağlılıkları ile "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" temel hedefinden sapma olmadığı... Barışçı bir ülke-nin barışçı insanları, bir kere daha anlatmaya ve göstermeye çalıştılar ki, Türkiye ve Türkler, tüm komşularıyla, Batı Avrupa'yla, bütün dün-ya ülkeleriyle, "kin ve düşmanlık" değil, "barış ve dostluk"  paylaşmak istiyor. Buna karşılık, iftiralar, haksızlıklar ve adaletsizlikler karşısında duyarsız, sessiz kalmak niyetinde olmayan Türkiye ve Türkler, Belçi-ka'da da, laik Cumhuriyet'i ve Ata-türk ilkelerini bir türlü anlayama-yanlara tepkilerini gösteriyorlar.     Batı Avrupa'da, yıl sonuna ka-dar Türkiye çok tartışılacak. Türki-ye karşıtları, çeşitli iddiaları günde-me taşıyarak siyasileri ve kamuoyu-nu olumsuz etkilemenin mücadele-sini veriyorlar. Bu ülkelerde yaşa-yan Türklerin etki ve kapsama alanları, gerçekten de, Ankara'daki hükümetlerinkinden ve Türk Dışiş-leri'ninkinden çok daha büyük. Dernekler, sivil toplum örgütleri ve yerel basın, böyle hassas bir dö-nemde, demokratik yollardan, Tür-kiye'yi ve Türkleri gereği gibi anlatmak, asılsız iddiaları ve saldırıları çürütmek için el ele vermek durumundalar. Bunu, "kendileri çalıp, kendileri oynayarak" başaramazlar. Seçimler öncesinde davetlere ka-tılıp "göbek atan" Belçikalı politika-cılara; birlikte yaşadığımız Belçikalı dost ve komşularımıza anlatılması, öğretilmesi gerekenler var.     Anlatabilmek ve öğretebilmek için de, haklı davalarda bilgi ve ira-de sahibi olmak gerekiyor.