Bizim
yöreler Tuzla İstanbul'un Bodrum'u
İstanbul'un Anadolu yakasındaki son noktası olan Tuzla, Haydarpaşa
garına 32 kilometre mesafede bulunan bir ilçe… Şimdilerde "İstanbul'un
Bodrumu" olarak nitelendirilen Tuzla, doğasıyla, insanıyla ve
ekonomisiyle ilginç özellikler taşıdığı, İstanbul'a yakınlığına rağmen
kendine özgü ruhunu yitirmediği için sevgi ve dikkat
topluyor. Tuzla'nın tarihi çok eski. Kaynaklar,
bu bölgede yerleşik hayatın milattan önceye dayandığını gösteriyor. Bir
zamanlar av sahası olduğu tarihi bilgilerden anlaşılan Tuzla,
Abdurrahman Gazi döneminde Osmanlı donanmasının gemilerine kalafat yeri
ve liman olmuş. O dönemde Rumlardan ve Türklerden oluşan halk geçimini
balıkçılık, zeytincilik ve tütün işletmeciliği ile sağlarmış. Sultan I.
Ahmet Tuzla'ya 1609'da bir cami yaptırmış. Kalekapı'da yapılan
bir kazıda paleolitik çağa ait çanak çömlek kültür eşyalarıyla bir
yerleşim yerine ait kalıntılar bulunmuş. Tuzla 1400 yılında, Yıldırım
Beyazıt zamanında kesin olarak Osmanlı yönetimine girmiş ve bir balıkçı
köyü ve yazlık sayfiye yeri durumunda kalmış.
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde yer
verdiği İçmeler, şifalı sularıyla o günden bu güne kadar halkın büyük
ilgisini çekmeye devam ediyor. 1912 yılına kadar balıkçı köyü
özelliğini koruyan Tuzla'ya 1924 yılında Lozan Antlaşması gereği
Atatürk'ün emriyle gerçekleştirilen mübadelede Rumların yerine Selanik,
Drama, Kavala, Kılkış'dan gelen Türkler yerleştirilmiş.
Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarında
Tuzla, Üsküdar Mutasarrıflığı'na bağlıydı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında
Gebze'ye bağlı bir köy olan Tuzla'da, o dönemde 300 hanede 1200 kişi
bulunuyordu. 1951 yılında Kartal'a, 1989 yılında Pendik'e bağlanan
Tuzla köyü, 1992'de İstanbul'a 32. ilçe oldu. Osmanlı
döneminde İstanbul'un tuz ihtiyacını karşılayan, burada bulunan Tuz
Gölü'nden adını alan Tuzla'daki bu gölden 70 yıl öncesine kadar tuz
çıkarılmaktaydı. Marmara Bölgesi'nde, Kocaeli
Yarımadası'nın güneybatısında yer alan ilçenin kuzeyinde ve batısında
Pendik, doğusunda Gebze, güneyinde Marmara Denizi bulunuyor. 86
kilometre kare yüzölçümüne sahip olan Tuzla, Marmara Denizi'nde 13 km.
uzunluğunda kıyıya sahip. İlçenin güney uç noktası olan Tuzla Burnu
büyük bir çıkıntı meydana getiriyor. Aydıntepe kıyılarından merkeze
kadar koylar ve burunlarla girintili çıkıntılı. Tuzla Körfezi'nden
sonra Mezar Burnu, Mesari Burnu, Limon Burnu, Dalyan Burnu sıralanıyor.
En ileri çıkıntı Tuzla Burnuyla, Sarp Burnu. Tuzla Burnu güneyinde
şemsiye Adası, Korsan Adası ve İncir Adası güzel görüntüleriyle yer
alıyor. Kuzeye doğru Sakız Ada Burnu ve İçmeler Burnu belirgin bir
çıkıntı gösteriyor. Sakız Burnu açıklarında Eşek Adası (Ekrem Bey
Adası) var. Tuzla topraklarında dağlık kesim düzlüklerden daha fazla.
Denize yakın kesimlerde oldukça geniş düzlükler yer alıyor, içerilere
gidildikçe, yükseklik artıyor. En yüksek yerlerde denizden
yükseklik 300 metreyi buluyor. Doğal bitki
örtüsü orman olması gerekirken, kesilip yok edilmiş ormanların yerine
çalılıklar ve fundalıklar var. Kırsal alanlarda genellikle makiler
egemen. Buralarda meşe, bodur, süpürge çalısı, funda, katırtırnağı,
kocayemiş, defne gibi ağaçlar çoğunlukta. İlçede genellikle
Akdeniz iklimi özellikleri görülüyor. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar
yağışlı ve serin. Yılın ortalama sıcaklığı 14 derece. Sıcaklığın yaz
ortalarında 39 dereceye kadar yükseldiği , kış ortalarında sıfırın
altında 10 dereceye kadar düştüğü görülmüştür. Yazın poyraz, kışın
lodos en çok esen rüzgarlar.Nüfusu 100.000'i bulan Tuzla'da deri,
vernik, kimya, mermerciler gibi önemli organize sanayii bölgeleri
faaliyet gösteriyor. Dünyanın en büyük tersanelerinden birini
barındıran Tuzla'da gemi yapım çalışmaları Türk ekonomisine önemli
döviz girdisi sağlıyor. Son yıllarda çevre
düzenlemelerine önem vererek Anadolu yaka