[ .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]



[ .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]


     Bir keresinde, köpeğimize bakması için bir tanıdığımıza emanet ettik ve Türkiye'ye izine gittik. Biz gittikten sonra köpek üzüntüden yemeden içmeden kesilmiş, hastalanmış. Üç hafta sonra döndüğümüzde, neredeyse ölmek üzereydi ama bizi gördüğündeki o sevinç anını anlatabilmem mümkün değil. Kısa zamanda kendini toparladı ve eski haline döndü.     Geçen yıl annemi yanımızda biraz kalması için Belçika'ya getirdik. Eve geldiğimizin bir iki saat sonrası, annem biz farkında olmadan terasa çıkmış ve inanılmaz bir şey, o bahçeden kuş uçurtmayan Haydut (köpeğimizin ismi) annemin yanında ve tek bir jest yok. Sanki annemi daha öncesinden tanıyor ve ona göre davranıyordu. Halbuki, bahçe ve teras onun koruma bölgesidir ve oraya bir yabancının girmesine asla müsade etmez. Bu olayla da, bir kere daha emin oldum ki bu hayvanlar gerçekten ve derinden hissediyor, tanıyor, biliyorlar.     Aslında o ülkemizin güzelliklerinden biri. Denizimiz, güneşimiz, iklimimiz, hatta karekterimiz gibi bize özgü. Yüksek Anadolu yaylalarının, karlı dağlarının, uçsuz bucaksız platolarının, sert iklimlerinin cesur bekçisi, kurtların korkulu rüyası "Kangal". “Anadolu Türk Çoban Köpeği" o. Onu ve ırkını korumalıyız. Onu da diğer güzelliklerimiz gibi başkalarına kaptırmamalıyız. Onların kendi ortamlarından ayrılmalarına gönlüm razı olmuyor ama az çok genel hatlarıyla anlatmaya çalıştığım böyle bir hayvana yine de sahip olmak istiyorsanız, lütfen yeriniz çok müsait olsun. Çünkü Kangal'a evin içerisinde balkonda kafeste bakmak hem zor olur, hem de hayvan çok mutsuz olur. Onun en azından rahatça koşabileceği alanları olması gerekir.     Bugün artık Kangal'ın ünü taa Amerika'ya, Avustralya'ya kadar ulaşmış durumdadır. Kangallar, oralarda koyun sürülerini yabani köpeklere karşı korumak için görev yapmakta ve çok başarılı olmaktadırlar. Yabancılar da bu harika hayvanı tanıyor ve ondan faydalanıyorlar artık. Belçika'da, Hollanda'da, Fransa'da ve İngiltere'de kangal sahipleri çoğalıyor.     O zaten bir marka, ama bizler de elimizden geldiği kadar onu iyi anlatalım, ırkını iyi koruyalım. İnanıyorum ki bu şekilde, az da olsa, memleketemizin tanıtımına bir katkı sağlamış oluruz.       Evet arkadaşlar, benden bu kadar. Eğer kangallar hakkında farklı bilgi ve gözlemleriniz, anılarınız, onlarla ilgili duyduğunuz hikayeler, bire bir yaşadığınız olaylar varsa, bunları benimle paylaşmanızı rica ediyorum. Bu güzel ırkı tanımayanları bilgilendirmeye ve onun soyunu korumak için herkesi elinden geleni yapmaya davet ediyorum. (Aydemir Aslan) (aydem001@hotmail.com KANGAL KÖPEĞİNİN TARİHÇESİ     Kangal Köpeğinin tarihçesini araştırdığımızda en küçük bir belgeye rastlayamadık. Kangal köpeği hakkında çeşitli rivayetler söz konusudur. Bir rivayete göre M.Ö. Asurlular ve Babilliler zamanında türediği, aslan ve kaplan gibi vahşi hayvanlara karşı korunmak, savaşlarda yararlanmak amacıyla büyük bir özenle yetiştirildiği anlatılmaktadır. Bu köpeğin çok rahat bir şekilde aslanı mağlup ettiği söylenmektedir. İkinci bir rivayete göre, Hint mihracesinin Osmanlı padişahına (Yavuz Sultan Selim veya 4. Murat'a) bir köpek hediye etmesiyle başlamaktadır. Sarayda bulunan ve aslanla boğuşan bu köpek aslanı öldürüyor. Böylece padişahın nazarında büyük bir ilgi görüyor. Osmanlı ordusu doğu seferine gelişinde Kangal Deliktaş dolaylarında köpeğin kaybolduğu ve bütün aramalara rağmen bulunamadığı, Kangaldaki köpeklerin bu köpeğin soyundan türediği rivayetler arasındadır. 17.Yüzyılda, Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde “aslan kadar kuvvetli” olarak tarif ettiği bu köpeklerden bahsetmektedir. Osmanlı İmparatorluğu kurucularının bu köpeği beraberlerinde Anadolu'ya getirdikleri ve Osmanlının Avrupa'ya yayılmasıyla çoğu Avrupa Çoban Köpeğinin de bu ırktan türediği sanılmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu dönemi arşivlerinde, Kangal köpeklerinden bahsedilmekte, pedigreli yetiştiriciliği yapıldığından söz edilmektedir. Kangal çoban köpeklerinin bu kadar eskilere dayanan tarihi geçmişten günümüze kadar ırk özelliklerini bozmadan gelebilmesini, geçimini koyunculuktan sağlayan çiftçilerin en güvenilir dostu olmasına ve dünya köpek ırkları arasında kurtlara karşı koyabilen tek köpek ırkı olmasına bağlanmaktadır. Kangal köpekleri en zor iklim ve çalışma şartlarında verilen görevi canları pahasına yerine getirirler. KANGAL ÇOBAN KÖPEĞİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ     Dünyada emsali görülmemiş bir köpek türü olan Kangal Çoban köpekleri, Türkiye'de ve yabancı devletlerde haklı bir üne sahiptir. Özellikle İngiltere ve Amerika'da bu köpekleri sevenler tarafından dernekler kurulmuş, yarışmalar yapılmıştır. Yabancıların gösterdikleri ilgi, son on ila on beş yıldır Türklerin de ilgisini çekti. Kangal çoban köpekleri çok cesur, gayet hızlı ve çeviktirler. Kadın ve çocuklara karşı gayet muhlis, kötü niyetli kişilere karşı son derece caydırıcı bir silah olan Kangal köpekleri çok zeki, ön sezileri kuvvetli ve sahibine aşırı bağlıdırlar. Sahibi tarafından azarlandığı zaman suçlu bir çocuk gibi başını öne eğer, sahibinin gözlerine mahsun mahsun bakarak af edilmesini bekler. Hislerini yalnız hal, hareket, mimik ve jestlerle değil çıkardıkları çeşitli tonlardaki havlamalarla belli ederler. Kangal çoban köpekleri görevlerine çok sadıktırlar. Dağda sürüden ayrılan veya geride kalan koyunun başında günlerce aç ve susuz bekledikleri Kangal çiftçileri tarafından anlatılmaktadır. Kangal’a sahip çiftçilerin en büyük gurur kaynağı köpeklerinin kurt boğmalarıdır. Kurt boğan köpeğe sahip olmak onlar için bir ayrıcalık ve övünç kaynağıdır. Yüzyılların ihmaline rağmen ne ırk vasıflarından ne de yüksek ruh yapısından en ufak bir taviz vermemiştir. Kan asaletine çok bağlıdır. Doğuda serbest iken bile başka bir karnivorla çiftleşmesi mümkün değildir.1975 yılında askeri amaçla eğitime alınmış ve asırlardır bu yönde eğitim gören köpek türlerinden çok daha yetenekli olduğunu kanıtlamıştır.Çift tabiyetli Türklere yeni bir kolaylık     Belçika’da yaşayan çift tabiyetli Türklerin Türkiye’ye giriş ve çıkışlarında Türk pasaportu kullanmaları zorunluluğunun kaldırıldığı açıklandı.     T.C. Brüksel Başkonsolosluğu’nun yaptığı açıklamada şu ifadeler yer buldu:     “Belçika vatandaşlığını kazanıp çifte vatandaşlık statüsüne sahip olmuş vatandaşlarımızın Türkiye’ye giriş ve çıkışlarında T.C. pasaportlarını kullanma zorunluluğu kaldırılmıştır.     Çifte tabiyetli statüsündeki vatandaşlarımız, uçakla yapacakları seyahatlerde Belçika kimlik kartları veya pasaportlarıyla birlikte T.C. nüfus cüzdanlarını ibraz etmek koşuluyla, vize almaksızın ülkemize giriş ve çıkış yapabileceklerdir.    Karayolundan özel taşıtlarıyla Türkiye’ye seyahat edecek olan vatandaşlarımızın Belçika veya Türk pasaportlarını yanlarında bulundurmaları zorunludur.”      Brüksel Başkonsolosu Ahmet Bigalı, “Anadolu” dergisinin konuya ilişkin sorularını yanıtlarken, 20 ila 40 yaşlarındaki erkeklerin, Türkiye’ye giriş ve çıkışlarda askerlik durumlarını belirten belgeleri beraberlerinde bulundurmaları gereğine dikkat çekti. Bu erkekler, yanlarında terhis belgesi veya askerlik tehir belgesi bulundurarak askerlik durumlarını kanıtlamak durumunda olacaklar.     Sadece Belçika pasaportu veya kimlik kartı kullananlar, tüm Belçikalılar gibi vize almak yükümlülüğünde oluyorlar.