[ .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]



[ .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]


nın anlamını araştır" demişti. O zamana kadar hiç düşünmediğim bu konuda ciddi bir araştırma yapmıştım. İşte rahmetli Özal'ın telefon edip, "Zeten başvuruya olumsuz yanıt belgesini zamansız bir şekilde ortaya çıkarıp sorun yarattın. Bir de bayrak konusunu açma" demesi olayı böyle başlamıştı.      Ben, gazeteci olarak görevimi yaptığımı, röportajın yayımlanıp yayımlanmaması kararının gazetenin yönetimine ait olduğunu söylemiştim ve yazı yayımlanmamıştı.     Aradan biriki ay geçmişti. Eylül 1989. Özal Strasbourg'a gelmişti. AB Komisyonu Başkanı Jacques Delors bir basın toplantısı düzenleyip, "Avrupa hıristiyandır" demiş ve Türkiye'ye kapıları kapatmıştı. Bu basın toplantısının hemen ardından Turgut Özal bir basın toplantısı düzenledi. Sordum:     "Sayın Başbakan, yarım saat önce, bu salonda Jacques Delors konuştu ve AB'nin hıristiyanlar topluluğu olduğunu ve Türkiye'nin bu toplulukta yeri olmadığını söyledi. Ne dersiniz?"     Özal akıllı ve komplekssiz bir başbakandı! Sorulan soruya kızmaz, yanıtını da düşündüğü gibi verirdi. Dedi ki:     "O zaman o 12 yıldızı çıkarıp yerine 12 haç koysunlar. Sen de o röportajını yayımla, herkes görsün..."     Tabii oradakiler röportaj konusunu bilmedikleri için pek bir şey anlamadılar.     Şimdi size o röportajı özetleyeyim, bunu ilk defa yapıyorum:     Bugünkü AB bayrağı, gerçekte, Strasbourg'da, 1949'da kurulan ve Türkiye'nin de kuruluşundan bu yana üyesi olduğu Avrupa Konseyi'nin bayrağıdır. Bu bayrak projesi, 25 Ekim 1955'te Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından oylanarak benimsenmiş, 8 Aralık 1955'te de aynı kurumun Bakanlar Konseyi tarafından onaylanarak kabullenilmiştir. O zamanlar Avrupa Konseyi'nin, Türkiye dahil 13 üyesi vardı. Türkiye'de, Menderes hükümeti ve Dışişleri Bakanı Prof. Fuat Köprülü işbaşındaydı.     Avrupa Birliği (AB), Avrupa Konseyi'nin bu bayrağını 1985'te, yani tam 30 yıl sonra kabul edip benimsedi. O tarihte AB'nin 10 üyesi vardı. Bu rakam 1986'dan 1995'e kadar 12, sonra 15 oldu, şimdi 25.     Bayraktaki yıldız sayısı hiç değişmedi.     Pardon, değişti! Ne zaman ve nerede değişti bilir misiniz?     1995'te, Türkiye'de!     AB genişleyip üye sayısını 12'den 15'e çıkarınca TRT'de ve bazı Türk gazetelerinde "15 yıldızlı" bayraklar gösterildi. Bizim meslektaşların "kafalarına göre" yaptıkları bu değişiklikten, uyarıların ardından vazgeçildi!     Şimdi Avrupa Konseyi'nin ve AB'nin internet sitelerine girip, "Bu bayrağın anlamı nedir?" sorusuna yanıt ararsanız, çok garip ve mantıksız açıklamalarla karşılaşırsınız. Örneğin:     "Bir yılda 12 ay vardır, saat hesabı 12'ye dayanır" gibi...     Peki bu bayrak projesi kimin tarafından ve hangi zihniyetle Avrupa Konseyi'ne sunulmuş, Türkiye'nin bile kabul etmesi nasıl olmuştur?     İşte ben bunu araştırmıştım.     Avrupa Konseyi'nin zabıtlarından hareketle bayrağı tasarımlayan ve sunan Strasbourglu Fransızı buldum. Koyu bir katolik, sempatik bir adamdı. Başarısından dolayı çok mutluydu ve bunun bir "mucize" olduğunu, İncil'den örnekler vererek anlatıyordu. İncil'de, "Hıristiyanlık aleminin, 12 sarı yıldızlı mavi bayrak altında toplanacağının" belirtildiğini söylüyordu.     Bu kişi, bayrak projesini düşünürken, Paris'teki ünlü Rue du Bac Kilisesi'ne gitmiş. O kilise, Meryem Ana'nın mucizelerinin sembolize edildiği bir yerdir. Hazreti Meryem'in kocaman bir heykeli vardır ve heykelin kafa üstünde de 12 sarı yıldız... Fransız, bu bayrak projesini Avrupa Konseyi'ne sunarken kabul edileceğini pek düşünmüyormuş:
     "Mucize oldu" diyordu: "Müslüman Türkiye dahil tüm ülkeler bayrağı kabul ettiler. İngilizler duruma uyanıp biraz huysuzluk belirtisi gösterdiler ama sonunda onayladılar..."     Daha sonra, Avrupa Konseyi ve AB bünyesinde bazı kesimler bu bayrağın değiştirilmesi için çaba harcadılar ama başarılı olamadılar. Ve bugün, AB'de, bu bayrağın gerçek anlamını, neyi simgelediğini bilmeyen yoktur, sadece bunu kabullenmeyen birkaç kişi vardır.     Bir bayrak AB'yi "hıristiyanlar birliği" yapar mı?      Yapmaz.     Sadece o zihniyette olanlara manevi güç ve moral verir.     Bayraklar, saygıdeğer sembollerdir. Türkiye'nin de bilinçsiz bir şekilde onaylayarak kabul edilmesini sağladığı bu "Avrupa Bayrağı", hareket noktası ne olursa olsun, artık tüm "Avrupalıları" simgeliyor.     Eğer bu gerçekten “hıristiyanlar bayrağı” olsaydı, AFP, “yıldız sayısı değişmeyecek” diye saf bir haber yapmazdı herhalde...      AB'nin genişlemesine ve Türkiye'ye ilişkin tereddütlerine biraz hüzün, biraz kızgınlık, biraz da kıskançlıkla bakanlar için bir "züğürt tesellisi" olur diye, Brüksel'deki Polonyalı bir gazeteci arkadaşımın bir değerlendirmesini de aktarayım.      Bu Polonyalı, "huysuz bir AB karşıtı"dır. Dedi ki:     "Yahu siz Türkler çok şanslısınız. En güzel, potansiyeli en yüksek Avrupa ülkesinin insanlarısınız ve neyse ki bunlar (AB) sizi dışlıyor. Polonya girdi, AB'nin katı kurallarını üstlendi ve her şey kötü gidiyor. Şimdi Batı Avrupalı şirketler, işadamları hep Türkiye'ye kaçacaklar. Hem yakın bir ülke, hem de işgücü ucuz, kurallar yumuşak, hareket alanları geniş... Bak göreceksin, yıl sonunda AB Türkiye'ye tarih vermezse sizin ülkede yatırımlar daha da artacak, biz daha da kötüye gideceğiz..."     Bu görüşü de not ettik ama tarih vermezlerse “ayıp ederler” yani..  10 yıl önceden karikatürler