Psikolg
gözüyle Belçika Tek çare eğitim Psikolog
Serpil Özhan Perin, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünden
mezu olduktan sonra Hacettepe Üniversitesi'nde yüksek lisans okudu. 20
sene SSK hastanesinde psikolog olarak çalıştıktan sonra da geçen sene
emekli olup Belçika'da yaşayan eşinin yanına yerleşti. Brüksel'deki bir
sağlık merkezinde bir sene Türklerle ilgilendi ve kısa bir süre önce
kendi psikiyatri merkezini açtı. “Belçika'da
yaşadığım bir sene zarfında çok kadınla konuştum. Psikolojik desteğe
çok ihtiyaçları var” diyor Özhan Perin ve anlatıyor:
“Aslında büyük sorun, psikolojik değil,
sosyolojik... Türkler buraya geldikten sonra çok kapalı yaşamışlar,
açılmamışlar. İlk gelen nesil için çok büyük bir problem yok ama yeni
yetişen nesil açısından çok sancılı oluyor. Evlenecekleri zaman seçim
şansları hiç yok. Köye gidiliyor ve çoğunlukla da akrabalardan birinin
kızıyla veya oğluyla evlendiriliyorlar. "Artık köyde bile evlenecek
kimse kalmadı" diyorlar! Gelen gelinler, damatlar "Avrupa'ya geliyoruz"
diyorlar ama onları çok farklı bir yaşam tarzı bekliyor. Örneğin,
"Biz Türkiye'deyken normal bir evimiz, ailemiz, mutfağımız, banyomuz
vardı. Burada insanlar leğen içinde yıkanıyorlar" diyenler var. Büyük
bir hayal kırıklığı yaşıyorlar. Evden dışarı çıkartılmıyorlar. Bir sene
kapıdan dışarı çıkmamış kızlar var. İnanılmaz sorunlar var.” BASKI
BÜYÜK Psikolog Özhan Perin, Türkiye’deki
deneyimlerinin ardından Belçika’ya mukayese gücüyle bakıyor:
"Türkiye'de kadınların ezildiği söylenir ama evin
direği kadındır genelde. Görünüşte erkek bile olsa, aslında evi çekip
çeviren, karar organı kadındır. Burada ise çok büyük baskı var. Karar
veren kayınvalideler var ama onlara da kendi kocalarından çok yoğun
baskı var. Bazı yuvalarda sanki sevgi ortamı kaybedilmiş gibi geliyor
bana. Kimi evlilikler sevgi temelinde yapılmıyor. Ne oğlan kızı
tanıyor, ne kız oğlanı... Büyük bir aile içinde oturuyorlar, baş başa
kalma şansları da yok. Yoğun bir iletişimsizlik ve sevgisizlik
ortamında yaşayanlar var.” KOMŞU NE DER? Peki
çözüm nasıl olur? Yanıt şöyle: “Çok zor. Belki
de tek tek insanlara ulaşmaya çalışarak uzun soluklu bir mücadeleyle
mümkün olabilir. Ya da kadınları dernekler aracılığıyla bir yerlere
toplayarak olabilir. İş kadında bitiyor. Tek çare eğitim...
Kadınlarımızı bilgilendirmemiz gerekiyor. Sadece gençlerle değil,
kayınvalide olanlarla da konuşmak lazım. Herkes birbirinden çekiniyor.
Herkesin ortak tasası "Komşum ne der?".. ERKEKLER DAHA KATI
Madem asıl baskı erkeklerden geliyor, onlarla da
çalışmak gerekmez mi? Özhan Perin kadınlara
daha fazla güvenir gözüküyor: “Erkeklerin
eğitimi de elbette önemli ama bana kadından başlamak daha kolay gibi
geliyor. Kadınlar çok daha açık oluyor, verileni almayı daha kolay
kabul ediyorlar. Erkekler değişmek konusunda biraz daha katı. Sosyal
çevreye daha fazla önem veriyorlar. Onlar için kahvedeki arkadaşının
veya iş arkadaşının ne diyeceği çok önemli. Karısı telefon ettiğinde
"hemen geliyorum" dese "kılıbık" denecek diye korkuyorlar. Çevre de
küçük olduğu için baskı oranı artıyor. Hep aynı yerde yaşıyorlar ve
aynı insanları görüyorlar. Türkiye'de insanlar artık bu kadar iç içe
yaşamıyorlar. Daha şehir yaşantısı var. Burada insanlar dip dibe
yaşıyorlar ama birbirlerinden çok uzaklar. Birbirleriyle konuşamıyor,
dertleşemiyor, sırlarını pek anlatmıyorlar.”
“Kahveler de başlı başına bir sorun. Sağlıklı ortam değil. Bu konuda
kadınlardan çok şikeyet geliyor. Kahvehaneler aileleri birbirlerinden
uzaklaştırıyor. Bu alışkanlık olmasa belki ev gezmeleri artacak, ailece
yapılabilecek ortak gezmeler olabilecek. 10 senelik çiftler
birbirlerini tanımıyorlar. O zaman sevgi, anlayış ve iletişim
gelişmiyor. Bence kahvelerden çok daha farklı ortamlar yaratılmalıydı.
Kütüphanesi olan, çayı kahvesi de olan, daha medeni ortamlar
oluşturulabilir. Ayrıca kahvelerde bu kadar gencin olması da beni
şaşırttı.” İŞSİZLİK SORUNU Psikolog Serpil
Özhan Perin, gençlerde işsizlik oranının yüksekliğine de dikkat çekiyor
ve Belçika'daki sosyal destek sisteminin istihdamı teşvik etmediğini
düşünüyor: “Bazı anne babalar da sanırım bu işsizlik
olayına güvenerek çocuklarını okumaya yönlendirmiyorlar. 18 yaşına
kadar bir okulda idare etsin ondan sonra da işsizlik parası alsın diye
düşünüyorlar. Bir ömür boyu, gencecik insanlar kahvehanelerde
zamanlarını geçiriyorlar.” DAYAK “Dayak
konusu çok önemli ve berbat bir konu. Bunu doğal karşılayanlar var.
İsyan eden genç kadınlar çok fazla ama "komşunun karısı da dövülüyor"
diyerek sindirmeye çalışıyorlar. Bu durum derin izler bırakıyor.
Kocasından dayak yiyip çocuğunu döven, sonra da vicdan azabı çeken
kadınlarımız var. İşin kötü tarafının farkındalar ama o kadar
çaresizler ki etraflarında hırslarını çıkartacak kimse olmayınca
çocuklarından çıkartıyorlar. Başka türlü nasıl yapılır
bilmiyorlar... AÇEP ÇOK ETKİLİ
Belçika’da kadın derneklerinin uyguladığı Ana Çocuk Eğitim Programı’nın
çok yararlı ve etkili olduğunu, katılımın artırılması gerektiğini
belirten Özhan Perin şunları söylüyor: “AÇEP
programının kadınlara olan olumlu etkisini görebiliyorum. Çocuklarıyla
diyaloğu, onları dövmeden, sözle yaklaşımı öğreniyorlar. Keşke bu tür
programlara çok daha fazla kadın katılsa ama çoğunluğu evden izin
alamıyor. Bu programın önemini anlayıp katılanlar hep devam ediyorlar
ve memnun kalıyorlar.” “Türkiye'den farklı
olarak, burada yaşayan insanların önemli bir dil sorunu var. Buradaki
psikolojik sorunlar daha fazla çünkü etkenler daha fazla. İnsanlar
kendilerini işe yarar hissedemiyorlar. Çok sayıda erkek de geliyor
bana, özellikle Türkiye'den gelen damatlar... Buraya üniversite mezunu
olarak geliyorlar ama hiç dil bilmiyorlar, eğitimleri geçerli
sayılmıyor, çok zorluk çekiyorlar. Avrupa'ya iyi koşullar için
gelenler, daha kötüsüyle başetmek zorunda kalıyorlar.”
EĞİTİM Gençlere önerilere gelince:
“Eğitim... Bu ülkede bütün fırsatlar var ama bu
fırsatları değerlendirmek için yol gösterilmeye ihtiyaçları var. Çoğu
derdini anlatamadığı için adım atamıyor. Nereye başvurabileceklerini,
nereden ne isteyeceklerini gösterecek kurumlar kurulması ve insanların
yönlendirilmesi lazım. Seçenekleri göstermek lazım.”
Sonuçta, sadece kadın derneklerine değil,
Belçika’daki tüm sivil toplum örgütlerine büyük ve ağır görevler
düşüyor. Psikolog Serpil Özhan Perin’in
Psikiyatri Merkezi Schaerbeek’te, Av. Paul Deschanel, 92
adresinde. Tel: 02.2156018 02.6737734