[ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]




[ 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]


   “BelçikaTürk Dostluğuna Katkı Ödülü”, bu yıl Genk Belediye Başkanı Jef Gabriels’e verildi.     Saint Josse Belediye Meclisi üyesi Halis Kökten’in ürettiği bir fikirle ilk kez gerçekleştirilen bu proje çerçevesinde, Türk Özel Sektör Derneği (TÖSED), Belçika Türk Dernekleri Birliği (BTDT), Belçika Türk İşadamları Derneği (BETİAD) ve Belçika İslam Federasyonu (BİF) tarafından oluşturulan bir komite, Brüksel’deki Hilton otelinde düzenlenen bir törenle Gabriels’e ödülünü sundu.     İşadamı Yılmaz Özcan, etkniliği düzenleyen komite adına yaptığı konuşmada, Belçika’da Türk varlığının 40. yılını doldurduğuna işaret ederek özetle şu görüşlere yer verdi:     “40 yıl önce buraya gelen Türk insanı için dilini, kültürünü tanımadığı, kendisine yabancı bir yaşam tarzının var olduğu bu ülkede yaşamak ve çalışmak elbette kolay değildi. Bu zorluklar, kazanılan dostlar ve kurulan dostluklar sayesinde aşılarak bugünlere gelindi. Geçen zaman içerisinde Türkler ve Belçikalılar arasında sıcak dostluklar oluştu. Türk toplumu Belçika halkıyla kaynaştı ve Türkler kendilerini ülkenin birer ferdi olarak değerlendirme aşamasına geldi. Önceleri emek misafiri konumunda bulunan ve Belçika’nın kalkınmasına büyük katkıları olan insanımızın bugünkü çocukları Belçika’nın sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi alanlarında söz sahibi oldular. Günümüzde, işçilikten öte, doktor, avukat, mimar, mühendis, öğretim görevlisi, işadamı, işveren, yönetici ve hatta milletvekili ve senatör olarak yaşamlarını sürdürüyorlar. Bu insanların sayısı her gün artıyor, iki toplumun dostluğu da sürekli gelişiyor.”     Belçika  Türk dostluğunun gelişmesine sivil toplum örgütlerinin ve Türk hoşgörü ve misafirperverliğinin katkılarına da değinen Özcan, Türk toplumunun uyum sorunu yaşamadığına, her zaman sevgi, uyum ve barış içinde yaşamayı hedeflediğine işaret etti.     İki toplumun dostluğunun gelişmesinde aracı olan, sürekli yaşatılmak istenen bu dostluğa katkıda bulunan ve bu yönde emek harcayan Belçikalı dostların bu çalışmalarını desteklemek için oluşturulan bir platformun, iki yılda bir, “Belçika Türk Dostluğuna Katkı Ödülü” vereceğini belirten Özcan, ülkedeki Türk dostlarının sayılamayacak kadar fazla olduğuna da dikkat çekti.     İlk ödülün, “politikacı veya belediye başkanı olduğu için değil, yabancılara yönelik dostane yaklaşımından dolayı” Jef Gabriels’e verildiği ifade edildi.     Törende bir konuşma yapan Gabriels, bu ödülün kendisine layık görülmesinden büyük mutluluk duyduğunu ancak çok şaşırdığını, olağanüstü bir şey yaptığını düşünmediğini, sadece ayırımcılık yapmadığını ve bunun, tüm belediye başkanlarının ve politikacıların tavrı olması gerektiğini düşündüğünü söyledi.     Bakan, milletvekili, diplomat, iş dünyası ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin de bulunduğu yoğun bir katılımın olduğu törende, Türklerin Belçika’daki 40 yılını simgeleyen görüntüler gösterildi.     Gabriels, “Anadolu” dergisine şu görüşlerini yansıttı:    “Ben kent sakinlerine ve halka yakın bir belediye başkanıyım. Türkler sıcak yaklaşımlı insanlar ve sıcak yaklaşımlı olanları seviyorlar. Uyuşuyoruz. Güzel ve sağlıklı bir ilişkimiz var. Ben kentimizin sokaklarını, insanlarını iyi tanırım. Türk derneklerinin binalarının onarılması, kurban kesim yerleri oluşturulması gibi konularda çabalar harcıyoruz.”     “Ben Türkler için özel şeyler yaptığımı düşünmüyorum. İnsanca davranıyorum. Çevremde çok Türk ve Türk asıllı insan var ama Türk oldukları için değil, iyi oldukları için oradalar. Eğitim için çaba harcıyoruz, aileleri ikna ediyor, pek çok etkinlik düzenliyoruz. Hedef hep birlikte olmak. Türkler için, Flamanlar için yaptığımdan daha fazlasını yapmıyorum. Ama Türklerin Flamanlarla aynı haklara sahip olduklarını düşünüyorum. Türklerin içtenliğini, samimiyetini çok seviyorum. Sahte değiller. Bazen gerginlik de yaşıyoruz, çözüm arıyoruz. Diyaloğu daha da geliştirmeye ihtiyacımız var.”   “Belediyemizdekiler kendilerini evlerinde hissetsinler istiyorum ve öyle hissettiklerini umuyorum. Dil öğrenip, eğitime önem verip uyum içinde yaşasınlar. Burası yağmurlu ülke ama içimize kapanmayalım. Kültürel değerlerinizi, dilinizi ve dininizi iyi koruyun. İslam dini iyi insan olmayı öğütler. Hep birlikte hoş ve sağlıklı bir toplum oluşturalım.”     Gabriels, 63.000 nüfuslu Genk’te nüfusun 3’te 2’sinin yabancılardan ve yabancı asıllılardan oluştuğunu, uyumlu ve sağlıklı bir diyalog için çaba harcadığını ve insanlar arasında ayırımcılık yapamamaya büyük özen gösterdiğini belirtiyor