Brüksel'de
bir panel Türk kadınının dünü bugünü ve yarını
Türk Kadınlar Derneği (AFBT) tarafından düzenlenen “Türk kadınının
dünü, bugünü, yarını” konulu panel, Belçika’daki Türk kadınlarının
kendi sorunlarına giderek daha fazla eğildiklerini ve dayanışmanın,
çözüm arayışlarının, özgüvenin de giderek arttığını göstermesi
açısından önem taşıyor. Başkan Akkız Güçlü,
panelin açılış konuşmasında, kadınların çocuk eğitimindeki
sorumlulukları ve yaşadıkları sorunları dile getirerek, geleceğin
güvencesi olan çocukların iyi bir eğitimden geçirilmesinin, hem
ailelerine, hem toplumlarına, hem de bulundukları ülkelere yararlı
bireyler haline getirilmesinin önemine değindi ve “Kültürlü, medeni ve
yararlı bireylerin bulunduğu yerlerde entegrasyon sorunu yaşanmaz”
dedi. Panele katılan ve bir konuşma yapan Sefire Gülsen
Gezer, “Türk kadınının, tarih boyunca her zaman erkeğinin yanında
olduğunu” hatırlatarak, eskiden, Orta Asya’da Türk kadınının
hünkârlarla, kaanlarla birlikte toplantılara katılıp diplomatik
konularda bile görüşlerini bildirebildiğini, Türklerde kadının her
zaman ön planda tutulduğunu söyledi.
Kadınların, “erkeğin kölesi” veya “hareme kapatılacak varlıklar” olarak
görüldüğü bir döneme, yine kadınların da katılımıyla kazanılan Kurtuluş
Savaşı’nın ardından son verildiğini belirten Sefire, Cumhuriyet’in
kadınlara taşıdığı hakların ve eşitliğin iyi bilinmesi, iyi korunması
gereği üzerinde durdu. Sefire Gezer, özellikle kız çocukların iyi
eğitilmesi gerektiğini, eğitim şansı yakalamış olan kadınlarla bu şansa
sahip olamamışlar arasında diyaloğun ve dayanışmanın arttırılması
çağrısında bulundu. Tüm bu konuşmalar dışında,
somut çalışmalar ve gelişmeler var ki bunlardan
biri, Kadınlar Derneği’nin gerçek bir özveriyle
yürüttüğü Ana Çocuk Eğitim Projesi. Bu eğitime katılan Türk
kadınlarının kendi el yazılarıyla yazdıkları sonuç değerlendirmelerini
gördük ve eğitimsiz ellerden çıkmış yazılarla, oldukça kötü bir
Türkçeyle ama içtenlikle kaleme alınmış bu notlardan bazılarını
okuyucularımıza kesitler halinde aktarıyoruz:
“Kurslara katılmak benim için çok etkili oldu. Çocuklarımla daha fazla
konuşacağım, onların duygularına daha fazla kulak vereceğim. Bugüne
kadar yaptığım hataları fark ettim, özür dilerim. Aydınlattığınız için
teşekkür ederim. Umarım yine görüşürüz...”
(Şükran) “Annelerin davranış tarzlarının ne
olması gerektiğini öğrendik ama sabırsızız. Sabırsız ve sinirli
davranıyoruz. Bunu düzeltip doğruları yapmamız gerekiyor. Daha çok
bilgiye ihtiyacımız var. Bilgi, bir anne, bir çocuk, bir aile için çok
gerekli. Ben üç çocuk annesiyim. Teşekkürler.”
(Gül) “Çok önemli şeyler öğrendim. Bize ışık
saçtınız.” (Aysun) “Hayata bakış açım değişti.
Ben bir şey anlatmadan, anlatılanlarda kendimi, hatalarımı, doğrularımı
gördüm. Güven ve güç kazandım. Yaşama bakış açım genişledi. Benim
dileğim, eşimin de sizlerden bilgi alması, ailemde istediğim huzur ve
mutluluğu, sıcaklığı yakalamak. Sizden bu konuda yardım bekliyorum.
Yaşadığım değişikliği ve bulduğum iç huzurunu anlatamam. Herkesin
bunları yaşaması için böyle önemli konuları ele almanıza teşekkürler.”
(Hayrulnisa) “Yıllardır annem ile aramda
konuşamama sorunu vardı. Bu sorunu yaşamayanlara özenerek bakıyordum.
Annemle her konuşmamda beni eleştirmesi, başkalarıyla kıyaslaması ya da
bana akıl vermesi beni ondan soğutan en büyük etkenlerden oluyordu.
Sanki hep benim kötülüğümü istermiş, beni hiç sevmezmiş gibi gelirdi.
Birbirimize ulaşamamazın nedeni neydi ?.. Kurstan sonra sorunun
iletişim olduğunu anladım. Artık adımlarımı daha güçlü atacağım...”
(Sevim) “Bu kurslara katılmaktan dolayı kendimi mutlu
ve şanslı hissediyorum. Kısa zamanda çok şey öğrendim. Çocuklarıma,
eşime ve çevreme karşı nasıl davranmam, konuşmam, hangi dili kullanmam
gerektiğini öğrendim. Öğrendiklerimi uygulamaya ve çocuklarıma
öğretmeye başladım. Öğrendiklerimi uygulamam aile içi iletişimimizi
güzelleştirecek. Ben de sağlıklı ve kendisiyle barışık çocuklar
yetiştireceğim...” (Kader) “Bana beni öğrettiniz.
Hatalarımı anladım. Çocuklarımın duygularını anladım...”
(Perihan) “Tamamen değişemesem bile elimden geleni
yapacağım...” (Ferah) Tüm bu ifadeler, verilen
emeklerin boşa olmadığını, kadınların bilgi ve iletişime büyük
ihtiyaçları bulunduğunu kanıtlarken son derece önemli bir soruyu da
gündeme getiriyor: “Erkekler için eğitim programları
ne zaman?” Psikolojik sorunları görmezden gelmeyin Saint
Josse'taki Sanatia Kliniği, geçen yıldan bu yana gerçekleştirdiği bir
proje çerçevesinde, psikolojik sorunları ve bağımlılık sıkıntıları olan
Türk ve Türk asıllı bireylerin tedavisine katkıyı sürdürüyor. Projenin
sorumluları olan Dr. JeanLouis Feys, psikolog Soulef Zaiour ve hemşire
Şadiye Arslan, bir toplantı düzenleyerek çalışmaları hakkında bilgiler
verdiler. Uzmanlar, Türk toplumu bünyesinde
zihinsel rahatsızlıklar konusunun bir "tabu" olarak algılandığına
dikkat çekerek ruh sağlığı bozuk olan hastaların doktorlarla görüşmeye,
onlara danışmaya geldiklerini ancak hastaneye yatırılma fikrine karşı
çıktıklarını, çünkü bunun duyulması halinde toplum tarafından "deli"
olarak nitelendirilmek endişesi yaşadıklarını
anlatıyorlar. Türklerin bir çoğunun ruhsal
hastalıklar ve bunların tedavisi konusunda ayrıntılı bilgi sahibi
olmadıklarını, psikolojik sıkıntılarının nedeni olarak baş veya sırt
ağrılarını gösterdiklerini, psikologlara başvurmakta tereddüt
ettiklerini, bu nedenle de gereken tedaviyi göremediklerini anlatan
uzmanlar, söz konusu psikolojik sorunların büyük bir bölümünün
kaynağının "kimlik ve uyum problemi" olduğunu belirtiyorlar.
Dr. Feys, içine kapanan, acılarını saklayan bu
insanların, bu tavırları nedeniyle, ihtiyaçları olan yardıma ve
tedaviye de ulaşamadıklarını ifade ediyor. Her
Salı günü öğleden sonra, psikolojik sorunları olan kişiler veya
aileleri, randevu alıp Sanatia Kliniği'ne gelerek, bir psikiyatr
doktor, bir psikolog ve bir Türk asıllı hemşire ile görüşebiliyorlar.
Tamamen özel ve gizli bir danışma çerçevesinde cereyan eden bu
görüşmeler, Türkçe konuşma olanağı sayesinde ilgi görüyor ve çok
verimli oluyor. Uzmanlara her türlü soru
sorulabiliyor. Ruhsal sorunlar yaşayanlar veya
yakınları, Sanatia Kliniği'ni (2729 Rue du Moulin 1210St.
Josse Brüksel) 02/211 00 46 ve 02/211 00 43 numaralı
telefonlardan arayarak, gereğinde Türkçe konuşarak randevu talep
edebilirler