[ .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ]



[ .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ]


Brüksel'de bir panel Türk kadınının dünü bugünü ve yarını      Türk Kadınlar Derneği (AFBT) tarafından düzenlenen “Türk kadınının dünü, bugünü, yarını” konulu panel, Belçika’daki Türk kadınlarının kendi sorunlarına giderek daha fazla eğildiklerini ve dayanışmanın, çözüm arayışlarının, özgüvenin de giderek arttığını göstermesi açısından önem taşıyor.     Başkan Akkız Güçlü, panelin açılış konuşmasında, kadınların çocuk eğitimindeki sorumlulukları ve yaşadıkları sorunları dile getirerek, geleceğin güvencesi olan çocukların iyi bir eğitimden geçirilmesinin, hem ailelerine, hem toplumlarına, hem de bulundukları ülkelere yararlı bireyler haline getirilmesinin önemine değindi ve “Kültürlü, medeni ve yararlı bireylerin bulunduğu yerlerde entegrasyon sorunu yaşanmaz” dedi.   Panele katılan ve bir konuşma yapan Sefire Gülsen Gezer, “Türk kadınının, tarih boyunca her zaman erkeğinin yanında olduğunu” hatırlatarak, eskiden, Orta Asya’da Türk kadınının hünkârlarla, kaanlarla birlikte toplantılara katılıp diplomatik konularda bile görüşlerini bildirebildiğini, Türklerde kadının her zaman ön planda tutulduğunu söyledi.     Kadınların, “erkeğin kölesi” veya “hareme kapatılacak varlıklar” olarak görüldüğü bir döneme, yine kadınların da katılımıyla kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın ardından son verildiğini belirten Sefire, Cumhuriyet’in kadınlara taşıdığı hakların ve eşitliğin iyi bilinmesi, iyi korunması gereği üzerinde durdu. Sefire Gezer, özellikle kız çocukların iyi eğitilmesi gerektiğini, eğitim şansı yakalamış olan kadınlarla bu şansa sahip olamamışlar arasında diyaloğun ve dayanışmanın arttırılması çağrısında bulundu.     Tüm bu konuşmalar dışında, somut çalışmalar ve gelişmeler var ki bunlardan biri,     Kadınlar Derneği’nin gerçek bir özveriyle yürüttüğü Ana Çocuk Eğitim Projesi. Bu eğitime katılan Türk kadınlarının kendi el yazılarıyla yazdıkları sonuç değerlendirmelerini gördük ve eğitimsiz ellerden çıkmış yazılarla, oldukça kötü bir Türkçeyle ama içtenlikle kaleme alınmış bu notlardan bazılarını okuyucularımıza kesitler halinde aktarıyoruz:     “Kurslara katılmak benim için çok etkili oldu. Çocuklarımla daha fazla konuşacağım, onların duygularına daha fazla kulak vereceğim. Bugüne kadar yaptığım hataları fark ettim, özür dilerim. Aydınlattığınız için teşekkür ederim. Umarım yine görüşürüz...” (Şükran)     “Annelerin davranış tarzlarının ne olması gerektiğini öğrendik ama sabırsızız. Sabırsız ve sinirli davranıyoruz. Bunu düzeltip doğruları yapmamız gerekiyor. Daha çok bilgiye ihtiyacımız var. Bilgi, bir anne, bir çocuk, bir aile için çok gerekli. Ben üç çocuk annesiyim. Teşekkürler.” (Gül)     “Çok önemli şeyler öğrendim. Bize ışık saçtınız.” (Aysun)     “Hayata bakış açım değişti. Ben bir şey anlatmadan, anlatılanlarda kendimi, hatalarımı, doğrularımı gördüm. Güven ve güç kazandım. Yaşama bakış açım genişledi. Benim dileğim, eşimin de sizlerden bilgi alması, ailemde istediğim huzur ve mutluluğu, sıcaklığı yakalamak. Sizden bu konuda yardım bekliyorum. Yaşadığım değişikliği ve bulduğum iç huzurunu anlatamam. Herkesin bunları yaşaması için böyle önemli konuları ele almanıza teşekkürler.” (Hayrulnisa)     “Yıllardır annem ile aramda konuşamama sorunu vardı. Bu sorunu yaşamayanlara özenerek bakıyordum. Annemle her konuşmamda beni eleştirmesi, başkalarıyla kıyaslaması ya da bana akıl vermesi beni ondan soğutan en büyük etkenlerden oluyordu. Sanki hep benim kötülüğümü istermiş, beni hiç sevmezmiş gibi gelirdi. Birbirimize ulaşamamazın nedeni neydi ?.. Kurstan sonra sorunun iletişim olduğunu anladım. Artık adımlarımı daha güçlü atacağım...” (Sevim)    “Bu kurslara katılmaktan dolayı kendimi mutlu ve şanslı hissediyorum. Kısa zamanda çok şey öğrendim. Çocuklarıma, eşime ve çevreme karşı nasıl davranmam, konuşmam, hangi dili kullanmam gerektiğini öğrendim. Öğrendiklerimi uygulamaya ve çocuklarıma öğretmeye başladım. Öğrendiklerimi uygulamam aile içi iletişimimizi güzelleştirecek. Ben de sağlıklı ve kendisiyle barışık çocuklar yetiştireceğim...” (Kader)    “Bana beni öğrettiniz. Hatalarımı anladım. Çocuklarımın duygularını anladım...” (Perihan)    “Tamamen değişemesem bile elimden geleni yapacağım...” (Ferah)     Tüm bu ifadeler, verilen emeklerin boşa olmadığını, kadınların bilgi ve iletişime büyük ihtiyaçları bulunduğunu kanıtlarken son derece önemli bir soruyu da gündeme getiriyor:    “Erkekler için eğitim programları ne zaman?” Psikolojik sorunları görmezden gelmeyin  Saint Josse'taki Sanatia Kliniği, geçen yıldan bu yana gerçekleştirdiği bir proje çerçevesinde, psikolojik sorunları ve bağımlılık sıkıntıları olan Türk ve Türk asıllı bireylerin tedavisine katkıyı sürdürüyor. Projenin sorumluları olan Dr. JeanLouis Feys, psikolog Soulef Zaiour ve hemşire Şadiye Arslan, bir toplantı düzenleyerek çalışmaları hakkında bilgiler verdiler.     Uzmanlar, Türk toplumu bünyesinde zihinsel rahatsızlıklar konusunun bir "tabu" olarak algılandığına dikkat çekerek ruh sağlığı bozuk olan hastaların doktorlarla görüşmeye, onlara danışmaya geldiklerini ancak hastaneye yatırılma fikrine karşı çıktıklarını, çünkü bunun duyulması halinde toplum tarafından "deli" olarak nitelendirilmek endişesi yaşadıklarını anlatıyorlar.     Türklerin bir çoğunun ruhsal hastalıklar ve bunların tedavisi konusunda ayrıntılı bilgi sahibi olmadıklarını, psikolojik sıkıntılarının nedeni olarak baş veya sırt ağrılarını gösterdiklerini, psikologlara başvurmakta tereddüt ettiklerini, bu nedenle de gereken tedaviyi göremediklerini anlatan uzmanlar, söz konusu psikolojik sorunların büyük bir bölümünün kaynağının "kimlik ve uyum  problemi" olduğunu belirtiyorlar.      Dr. Feys, içine kapanan, acılarını saklayan bu insanların, bu tavırları nedeniyle, ihtiyaçları olan yardıma ve tedaviye de ulaşamadıklarını ifade ediyor.     Her Salı günü öğleden sonra, psikolojik sorunları olan kişiler veya aileleri, randevu alıp Sanatia Kliniği'ne gelerek, bir psikiyatr doktor, bir psikolog ve bir Türk asıllı hemşire ile görüşebiliyorlar. Tamamen özel ve gizli bir danışma çerçevesinde cereyan eden bu görüşmeler, Türkçe konuşma olanağı sayesinde ilgi görüyor ve çok verimli oluyor. Uzmanlara her türlü soru sorulabiliyor.     Ruhsal sorunlar yaşayanlar veya yakınları, Sanatia Kliniği'ni (2729 Rue du Moulin  1210St. Josse  Brüksel) 02/211 00 46 ve 02/211 00 43 numaralı telefonlardan arayarak, gereğinde Türkçe konuşarak randevu talep edebilirler