Belçika Başkonsolosu
Thomas Antoine "SN Brussels Airlines"ın
İstanbul seferlerine başlatmasına en fazla sevinenlerden biri,
Belçika'nın İstanbul Başkonsolosu Thomas Antoine oldu. Antoine,
"Anadolu" ekibinin çok sevdiği, güvendiği ve saygı duyduğu bir
diplomat. Her İstanbul'a gidişimizde "Eee, anlat bakalım, konsolosluk
hizmetleri ne alemde?" diye kapısına dayandığımız, eleştirilerimizi ve
vatandaştan taşıdığımız mesajları dikkate alan, çalışkan ve iyi niyetli
bir dost. Bu seferki buluşmamız daha da kolay ve uzun süreli oldu,
çünkü Başkonsolos Antoine SN Brussels Airlines’ın İstanbul’a inen ilk
uçağını karşılayanlar, bu uçuş çerçevesinde düzenlenen basın
toplantılarına ve etkinliklere katılanlar arasındaydı. Değerli ve
sempatik eşiyle, Beyoğlu’ndaki o güzel konsolosluk konutunda
düzenlediği davete de katıldık. Bu arada kendisini yine bir kenara
çekip sorularımızı yöneltme fırsatı bulduk. Türkiye'deki gelişmeleri
nasıl değerlendirdiğini anlatmasını istedik. Söylediklerini dikkatle
banttan çözüp sizlere kesitler halinde, özetle aktarıyoruz:Gelişen,
büyüyen, hareket halinde bir Türkiye
"Türkiye'deki gelişmeler konusunda herkes bir bilanço yapıyor. AB
Komisyonu, diplomatik çevreler... Bu bilançoların sonuçları birbirine
uyumlu: Hepimiz gelişen, büyüyen, hareket halinde, bilinçli bir Türkiye
görüyoruz." "Ben Belçika Türkiye'yi, Türkiye
Belçika'yı daha iyi tanısın diye çaba harcıyorum. Çeşitli kuruluşlar,
dernekler bu konuda rol oynuyor. Sonbahar'da, Güzel Sanatlar Sarayı'nda
"Osmanlı İmparatorluğu'nda Kadın" konulu bir sergi hazırlığı var.
Geleneksel ve modern Türk kadını tanıtılacak. Mayıs'ta Prens Philippe
başkanlığında bir heyet Türkiye'ye gelecek. Belçika havayolları şirketi
SN Brussels Airlines'ın İstanbul seferlerini başlatması da, ilişkilerin
sürekli geliştirilmesi inancında olan benim gibi bir diplomatı çok
sevindiriyor." "TürkiyeBelçika ilişkilerinde
çarklar dönüyor ve ben bu çarkların içinde bir yağ damlasıyım.
Çarklarda yağ damlası olmak, kum tanesi olmaktan iyidir. Türkiye'yle
Avrupa'nın diğer bölgeleri arasında ilişkilerin gelişmesi için katkım
olduğu sürece elimden geleni yaparım." "Büyük
kararlarda iki temel taş vardır: Umut ve deneyim... Deneyim geçmişe,
umut geleceğe aittir. Deneyim Türkiye'yi tanımak, bilmektir. İnsanlara
her zaman söylediğim bu: "Türkiye'yi tanımayı öğrenin, önyargılardan
kurtulun, gelin görün." Bir de umut boyutu var: Türkler geçmişlerine
bakarak geleceklerini tayin edebilirler mi? Atatürk'ün devrimleriyle
bunu başardıklarını görüyoruz. Yeni adımlar da atabilirler."
"Belçika hükümeti Türkiye'nin AB'ye
katılımından yana... Başbakan Guy Verhofstadt Türkiye'ye geldiği zaman
bunu tekrarladı. İki tarafta da pozitif yaklaşım, olumlu düşünce
lazım." "SN Brussels Airlines'in İstanbul
seferleri başlatması beni çok memnun ediyor. Ne kadar çok Belçikalı, ne
kadar çok Batı Avrupalı Türkiye'ye gelirse o kadar iyi. Çünkü bu
insanlar ülkeye turist olarak geliyor, birer Türkiye büyükelçisi olarak
geri dönüyorlar. TürkiyeAB dosyasında çok fazla önyargı oldu. Bu
değişmeli. Siz de gazetecilik mesleğinde diyaloğun gelişmesi, insanları
bilgilendirmenin yoğunlaşması için çalışıyor, çok çaba harcıyorsunuz.
Diyalog için, diğerini tanımak için çalışmak, çaba harcamak; önyargılar
içinde oturup etrafı seyretmekten çok daha zor elbette... Unutmayın ki
bugün Avrupa'yı oluşturmak için bir araya gelen uluslar, 60 yıl önce
birbirlerini katlediyorlardı. Birbirlerinden nefret edenler,
birbirlerini sevmeyi öğrendiler. Hoşgörü, diyalog ve karşılıklı
bilgilenmeye dayalı yakınlaşma, AB'nin anahtarları... Bu nedenle ben
iyimserim." "Konsolosluk hizmetleri konusunda
çok daha az şikayet mektubu alıyoruz. Yasalardan, İçişleri
Bakanlığı'ndan, AB uygulamalarından kaynaklanan bazı yükümlülüklerimiz
var ama bunları uygulamanın sağlıklı yöntemleri var. İnsanlara insan
gibi davranmak durumundayız."