Çocuk Sayfası [ Anadolu .. 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 .. ] Sanat haberleri



Çocuk Sayfası [ Anadolu .. 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 .. ] Sanat haberleri


Brüksel'de Türk seramik sergisi Sıtkı Usta Belçika'da      Türk seramiğinin en ünlü isimlerinden Sıtkı Olçar’ın eserleri 1620 Mart tarihleri arasında, Brüksel Conrad otelinde sergileniyor ve satışa sunuluyor.     Sıtkı Olçar'ın, namı diğer Sıtkı Usta'nın su, ateş ve toprakla tanışması bundan tam 30 yıl öncesine rastlıyor. 1948 yılında Kütahya'da doğan Sıtkı Olçar, Amerikalıların termik santral yapımı için kurdukları şirkette çalışırken, belki de daha küçük yaşlarda kanına girmiş olan çini sanatına doğru yönelmeye karar veriyor. Bu uzun, zorlu ve sabır gerektiren yolculuğa ilk adımını 1975'te kurduğu Osmanlı Çini Atölyesi ile atıyor. Yaratıcılığı, mesleğine duyduğu tutku, sevgi, arzu ve sabrının ürünleri ortaya çıkmaya başladığında hedefine yaklaştığını hissediyor. Ellerinden çıkan biçim ve desenler heyecanını daha da artırıyor. Sıtkı Usta hem kendini aşmaya çalışıyor, hem de sanatının sınırlarını zorluyor...     İlk yıllarda İznik benzeri çiniler üretiyor. Ama asıl ününü arkaik dönem formlar üzerine mavibeyaz iznik çini imitasyonlarını çalışmaya başlayınca kazanıyor. Geleneklerine bağlı yöre sanatçılarına ters gelen bu çalışmalar yabancıların dikkatini çekiyor. Eserlerini alıp başka ülkelere taşıyanlar, Sıtkı Olçar adını yurtdışında tanıtmaya başlıyorlar.      1980 yılından itibaren özellikle İznik çinileri üzerine çalışmalarını sürdürüyor ve kaybolup gitmekte olduğu düşünülen 18. yüzyıl Kütahya çiniliğine yeni bir boyut ve dinamizm getiriyor.      Ürettiği eserlerde Selçuklu devrinin ünlü firuze sırrını yarı mat ve mat olarak yeniden canlandıran Sıtkı Olçar, Selçukluların kullandığı sarı rengi üretmeye başlıyor. Çini ve seramik çalışmalarını sanatından ödün vermeden sürdürmeye devam eden Olçar, Türk çini sanatının büyük ismi Faik Kırımlı'dan İznik çinilerinin inceliklerini öğreniyor ve mercan kırmızısının 300 yıldır çözülemeyen sırrını bulmayı da amaç ediniyor.      1986'dan itibaren, Sıtkı Olçar'ın yapıtları özel koleksiyon ve müzelerde yer alıyor. Yunanistan, Fransa, İngiltere, ABD, Japonya, İsviçre, İtalya... Yalnızca "Sıtkı" imzalı görkemli çini ve seramikler dünyayı dolaşmaya başlıyor... Sabır dolu çalışmalar, insan, hayvan ve bitki motifleriyle süslü el emeği göz nuru eserler uluslararası çevrelerde de kabul görüyorlar.      Ve dünyanın her yerinde artık Sıtkı Olçar olarak değil, Sıktı Usta olarak anılıyor.      Sonsuz bir enerjiyle sürekli yenilikler peşinde koşarken ve ünü de giderek artıyor. Sıtkı Usta alçakgönüllülüğünden, neşesinden ve babacanlığından hiçbir şey kaybetmemesini  şöyle açıklıyor:     "Ben dünyayı, insanları, doğayı çok seviyorum. Bu nedenle de çevreme at gözlükleriyle değil, geniş bir açıdan bakıyorum. Öyle olunca da çevremdeki zenginlikleri görebiliyorum. Anadolu toprakları çeşitli medeniyetlerin tarih ve kültür hazineleri ile dolu. Bunları görebilen insanlar herşeyi düşünebilir ve başarabilirler".     Sıtkı Usta doğayı 21 yıl önce Frig Vadisi'nde yerleştiği mağaraevinde yaşayacak kadar, Kütahya'yı da her türlü teklifi geri çevirip, çalışmalarını orada sürdürecek kadar çok seviyor. Zaman zaman yurtiçinden ve yurtdışından gelen misafirleri ile vadinin etrafındaki köylerde kamp kuruyor, yürüyüşler yapıyorlar. Bir yandan seramik sanatını tanıtırken, diğer yandan doğal güzellikleriyle insanı büyüleyen ülkesini tanıtıyor.      Sanatın ve doğanın o pırıl pırıl, ışıklı yollarında arayışını sürdürürken Sıtkı Usta, 1998'de bir ilki gerçekleştiriyor: Bizans mozaiklerini yapıtlarında deniyor ve dünya üzerinde Bizans sanatını çiniye aktaran ilk usta olma ünvanına da sahip oluyor. Küheylan, pars ve tavus kuşunun haricinde insan ve yazı figürlerine de yer veriyor mozaikler içinde. Ardından Osmanlı İmparatorluğu'nın kuruluşunun 700. yılı kutlamaları için hazırladığı değişik formlardaki tabaklarda Piri Reis'in haritalarından detaylar sunuyor, tarihin içinden, derinliklere doğru bir yolculuğa götürüyor sanatseverleri.     Göz alıcı eserleriyle tarihi günümüze taşıyan Sıtkı Usta hedefine ulaştı mı? Hayır. Çünkü o, tükenmeyen tutkusu, heyecanı ve sonsuz yaratıcılık duygusu ile çini sanatına yeni boyutlar kazandırma peşinde koşmaya devam ediyor. Sanatına hayran bir koleksiyonerin söylediği gibi, "Türk kültürünün tarihi derinliklerinden akıp gelen damlaları bir şelaleye çeviriyor."    Ona haklı nedenlerle "çini virtüözü" ya da "çininin Picassosu" diyenler var. Renkleri, desenleri ve formlarıyla göz kamaştıran eserlerinde, işlediği bir figürü bir daha tekrarlamadığı için de koleksiyonerler peşinde...    Olçar’ın eserlerini Conrad otelinde görebilirsiniz. (Avenue Louise, 71  1050Brüksel) (1620 Mart  saat 11.0019.00 arası) Anadolu dergisine ödül      Türkiye’deki hukukçuların saygın kurumlarından “Hukukun Egemenliği Derneği” (HED), “Anadolu” dergisini “Ayın Olayı” seçerek dergi ekibine manevi değeri yüksek bir ödül verdi.     HED, internet sitesinde (http://www.hed.org.tr) bu kararı duyuruyor ve dergiyi tanıtan yazı ve resimlere yer veriyor.     HED Başkanı Avukat Erdem Akyüz, “ayın kişisi” ve “ayın olayı” tanıtımlarının, “topluma, ülkeye, insanlara olumlu katkıları olan kişi ve olayları tanıtmak amacıyla”  yapıldığını belirterek, “Bu denli büyük katkıların, ayların değil yılların birikimi ile sağlanabileceği açıktır. Bu bakımdan, bu kişi ve olayların, belli bir zaman ölçütüne bağlı olmaksızın, her zaman önemli ve büyük oldukları kuşkusuzdur. Ancak seçimin aylık olarak yapılmasından kaynaklanan zorunluk sonucu, yaşadığımız günlere damga vuran kişi ve olayları ayın kişisi ve olayı olarak tanımlamak zarureti hasıl olmuştur” diyor.     “Ayın kişisi” ve “ayın olayı”, öneriler dikkate alınmak suretiyle, HED Yönetim Kurulu tarafından seçiliyor.      Hukukun Egemenliği Derneği’nin amacı, “Türkiye Cumhuriyeti'nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, demokratik, laik Cumhuriyet ilkelerine yönelik her oluşuma tepki göstererek kamuoyu oluşturmak, adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı, teknik, ekonomik, sosyal yönden maddi ve manevi gelişmeyi, hukukun egemenliği içinde sağlamak için çalışmalarda bulunmak” olarak belirleniyor.     Dernek, “Hukukun genel prensipleri ve yasalar herkes için ve herkese eşit derece mutlaka uygulanmalıdır. Yasalarda yer alan yaptırımların noksansız ve kesin olarak uygulanmasına özen gösterilmelidir. Siyasi güç, ekonomik zenginlik veya bir başka kuvvet taşıyanlara hiç bir şekilde ayrıcalık sağlanamaz” ilkelerine büyük önem ve öncelik veriyor.     Hukukun Egemenliği Derneği’nin dergimize yönelik değerlendirme ve iltifatlarına teşekkür ediyoruz. Prof. Cüceloğlu'ndan konferanslar     Ünlü eğitimci, iletişim uzmanı Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu “aile ve iletişim” konulu konferanslar vermek üzere Belçika’ya geliyor.     Cüceloğlu 3 Nisan’da Brüksel’de, 4 Nisan’da Genk Anatolia Salonu’nda, 5 Nisan’da Gent Türk Kadınlar Derneği Salonu’nda konuşacak.