[ Anadolu .. 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 .. ] Dünya Kadınlar Günü



[ Anadolu .. 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 .. ] Dünya Kadınlar Günü


Ermeni lobisinin hayal kırıklığı Adalet Divanı Avrupa Parlamentosu kararını çürüttü      Türkiye'nin AB'ye katılım sürecine hukuksal alanda darbe vurma girişiminde bulunan ve bu amaçla Lüksemburg Adalet Divanı'nda dava açan Ermeni lobisi hayal kırıklığına uğradı. Adalet Divanı, Türkiye ile tüm ilişkilerin askıya alınmasını isteyen ve Avrupa Parlamentosu'nun sözde soykırımı tanıyan bir kararını gerekçe gösteren Ermenilerin adli girişimlerini haksız ve temelsiz bularak reddetti. DAVA     Fransa'nın Marsilya kentinde faaliyet gösteren “EuroErmenistan” isimli bir dernek ve bu derneğin yöneticileri olarak tanıtılan Gregoire ve Suzan Krikoryan isimli şahıslar, geçen yılın Ekim ayında AB Adalet Divanı'na resmi başvuru yaparak, “Avrupa Parlamentosu, AB Konseyi ve AB Komisyonu” aleyhinde suç duyurusunda bulundular ve dava açtılar.       Davacılar, AB'nin üç kurumundan, “Türkiye'ye adaylık hakkı tanıdıkları” gerekçesiyle manevi tazminat talebinde bulundular.      Başvuruda, sözde Ermeni soykırımını tanımayan Türk Devleti'ne AB'ye adaylık hakkı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Avrupa Parlamentosu'nun 18 Haziran 1987 tarihli kararında sözde soykırımın tanındığı, bu kararın hukuk alanında yaptırım gücü olduğu ve AB kurumlarının buna uyması gerektiği, dolayısı ile AB hukukunun ihlal edildiği ileri sürüldü.     Davacılar, AB kurumlarından 1'er euro  manevi tazminat isterken, mahkeme masraflarının karşılanması için de 30 bin euro talep ettiler.     Başvuruda, Adalet Divanı'nın acil karar mekanizmasının işletilmesi, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin ve bu alanda sürdürülen müzakerelerin derhal askıya alınması talebi yer buldu.     Helsinki zirvesinde, 1011 Aralık 1999 tarihinde Türkiye'nin AB adaylığının resmen tanınmasının, bu yapılırken Türkiye'nin önüne sözde Ermeni soykırımını tanıması koşulunun getirilmemesinin AB hukukuna aykırı olduğunu ileri süren davacılar, AB ile Türkiye arasındaki işbirliği mekanizmasının ve Türkiye'ye yapılan yardımların da yasadışı olduğunu iddia ettiler.     Davacılar, Avrupa Parlamentosu'nun 1987 kararı doğrultusunda,  sözde soykırım tanınmadıkça, Türkiye ile tüm ilişkilerin askıya alınması gerektiğini savundular.      Türkiye'ye adaylık hakkı veren ve bu ülkeyle ilişkileri sürdüren Avrupa Parlamentosu'nu, AB Konseyi'ni ve AB Komisyonu'nu, sözde soykırımın kurbanlarının anılarına ve tarihi gerçeklere karşı tavır almakla itham eden davacılar, “tüm Ermeni halkının itibarının” söz konusu olduğunu anlattılar.  ADALET DİVANI'NIN KARARI      Adalet Divanı, kararında, Ermenilerin başvurularının “hiçbir hukuki temeli bulunmadığı”, bu nedenle, Mahkeme yönetmeliğinin 111. maddesi çerçevesinde, davalıların dinlenmesine lüzum görülmeden, gerekçeli karar açıklandığı belirtildi.     Adalet Divanı,  Avrupa Parlamentosu'nun 1987 tarihli kararının “sadece ve tamamen siyasi” olduğunu, tavsiye nitelikli bu kararın yaptırım gücü bulunmadığını,  “Avrupa Parlamentosu'nun bu kararı her an değiştirtebileceğini”, kararın hiçbir hukuki etkisi bulunmadığını bildirdi. Mahkeme, Avrupa Parlamentosu'nun bu tür bir kararına güvenerek yasal girişimde bulunmanın yanlışlığı üzerinde durdu.     Kararda, davacı Ermenilerin,  sözde soykırım iddialarının Türk Devleti tarafından tanınmaması nedeniyle manevi zarar gördüklerine ilişkin iddiaları da yersiz bulunarak çürütüldü.     Adalet Divanı, Ermenilerin başvurularını hukuki temelden yoksun bularak reddetti ve davacıları mahkeme masraflarını ödemeye mahkum etti.     Adalet Divanı'nın bu kararı, Ermeni lobisinin sık sık gündeme taşıdığı 1987 tarihli Avrupa Parlamentosu kararının hukuki değeri olmadığını kanıtlaması açısından da önem taşıyor.     Bu haber, son dönemde, uyuyan bir Türk lobisi karşısında, Türkiye karşıtı faaliyetlerini iyice yoğunlaştıran Ermeni lobisinin cüretli girişimlerine ilginç bir örnek oluşturuyor. Tösed 2004 ilk toplantısı  Türk Özel Sektör Dostluk Grubu, 2004 yılının ilk yemekli toplantısını, ay başında, Hilton’da gerçekleştirdi.     Türkiye’nin NATO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Üzümcü ve NATO Askeri Temsilcisi Korgeneral Ergin Saygun’un misafir konuşmacılar olarak katıldıkları toplantıda, Türk ve yabancı dinleyicilere, "Türkiye'nin Batı güvenliğine katkısı” konusunda sunuş yapıldı.     “Konuşmacıların tercihleri” çerçevesinde “basına kapalı” olan bu toplantıyı, “basına açık” olan konuşmacılarla, “basına açık” toplantıların izleyeceği belirtildi.