Belçika
polisinde yeni kurallar Belçika'da görev yapan 42 bin polis memurunun
meslek ilkelerini ve çalışma yöntemlerini belirleyen "deontoloji
kararnamesi" yürürlüğe sokuluyor. Avrupa
Konseyi'nin İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), Belçika polisine ve
hapishanelerine yönelik ağır eleştiriler içeren raporunu Brüksel
hükümetine iletmişti. Komite Başkanı Silvia Casale, hükümetten,
rapordaki eleştirileri dikkate alarak gereken önlemlerin
geliştirilmesini istemişti. Söz konusu raporda, hapishane koşullarına
yönelik ağır eleştiriler yanında, CPT müfettişleri tarafından
belirlenen işkence vakalarına da yer
verilmişti. Birleşmiş Milletler de, geçen yıl,
Belçika'daki hapishane koşullarını, polisi ve yabancılara yönelik
muameleyi konu alan bir raporunda bu ülkeyi ağır bir dille eleştirip
uyararak işkenceye son verilmesini istemişti. BM raporunda, Belçika
polisinin halka karşı katı tavırları eleştirilmişti.
Belçika polisine dağıtılacak olan yaklaşık 40
sayfalık deontoloji belgesinde, polis memurlarından, bir olayda tepki
göstermeden ve müdahele etmeden önce düşünmeleri, yaptıklarının gerekli
ve yasal olup olmadığı konusunda kendilerini sorgulamaları
isteniyor. "Ölçülü tavır" beklenen polislere,
"her bireyin onuruna saygı göstermeleri, ırk, renk, tabiyet, cinsiyet,
cinsel eğilim, dil, yaş, din ve felsefe ayırımı yapmamaları, sorumlu
davranmaları" koşulları getiriliyor. Her polis,
bir kişiyle temas halinde, kendini ismen ve bağlı bulunduğu birimi
belirterek tanıtacak. İnsanların özel
yaşamlarına karışmamaları ve bu konuda aşırı meraklı olmamaları istenen
polisler, mesleki yetki, taşıt ve cihazlarını bireysel ihtiyaçları için
kullanamayacaklar. Siyasi seçimlerde aday
olacak polisler önce görevlerinden istifa
edecekler. İnsanlarla kibar olmaları, saç ve
sakal traşlarına dikkat etmeleri, kendilerine önerilen “hediyeleri”
reddetmeleri istenen polis memurlarının görev sırasında içki içmeleri,
"vatandaşlarla laubali olmaları", uyuşturucu kullanmaları, insanalara
aşırı baskı yapmaları, düzensiz üniforma taşımaları
yasaklanıyor. Polislere, sorgulamalar
sırasında, bilgi ve itiraf elde etmek amacıyla şiddet kullanmaları,
kötü muamelede bulunmaları yasaklanıyor ve sanıkların “susma
hakkı”na saygı isteniyor. Belçika polisinde
başlatılacak yeni uygulama, “devrim nitelikli” olarak değerlendiriliyor
ve toplum ile daha sağlıklı bir diyalog arayışı yansıtıyor. Avrupa
Konseyi'nden Belçika'ya eleştiri Aşırı sağa karşı önlem alın
Avrupa Konseyi Irkçılıkla Mücadele Komisyonu
(ECRI), Belçika’ya yönelik ağır eleştiriler içeren 21 sayfalık bir
rapor yayınladı. ECRI Belçika Raporu’nda, bu ülkedeki
aşırı sağ görüşlü partilerin propoganda yöntemleri, yabancılara yapılan
ayırımcılık, müslüman ve yahudi düşmanlığına yönelik eylemler, siyasi
mültecilerin haklarının ihlali gibi konular üzerinde
duruldu. Raporda, Belçika’nın, Vlaams Blok gibi
aşırı sağ görüşlü parti ve oluşumlara karşı yeterli ve gerekli
önlemleri almadığı, bunlara yönelik ciddi adli takibat yapılmadığı,
aksine maddi kaynak sağlandığı belirtilerek tavır değişikliği
istendi. ECRI, Belçika’dan, bünyesindeki
yabancı toplumlarla diyaloğu geliştirmesini, ülkedeki müslümanların
haklarını daha kapsamlı bir şekilde tanımasını, ırkçılık ve
ayırımcılığa karşı yasaları tam olarak uygulamasını, yabancıların iş
pazarında ayrımcılığa hedef olmalarını engellemesini de talep
etti. Belçika’da, insan hakları ve yabancılara
ilişkin olarak son yıllarda gerçekleştirilen bazı reformların ve alınan
yasal önlemlerin yetersizliği üzerinde durulan raporda, bu ülkede
yahudi ve müslümanlara karşı hareket ve eylemlerden duyulan endişe de
dile getirilerek gereken önlemlerin alınması çağrısında
bulunuldu. Türkiye’nin de kurucu üyeler
arasında yer aldığı Avrupa Konseyi, insan hakları konusuna özellikle
ağırlık veren çokuluslu bir kurum olarak tanınıyor. Irkçılıkla
Mücadele Komisyonu’nun Belçika için hazırladığı bu üçüncü rapor,
Brüksel hükümeti üzerinde baskı unusuru oluşturuyor. Anadolu Kredi