Bizim yöreler Datça “Durdukça yosundan yeşil, kulaç attıkça
mavi” suların kıyısında Datça. Reşadiye Yarımadası, Ege ile Akdeniz’in
coğrafi olarak birbirinden ayrıldığı yer. Bir başka deyişle, yosun
yeşili, turkuvaz mavisi hareli, gümüş balıklı Ege ve Akdeniz sularının
birbirine dalga dalga koştuğu, kucaklaştığı bir dünya cenneti... Ak
köpüklü, yeşilli, mavili öylesine bir cennet ki, “Afrodit bu sularda
yüzmüş” diyor yöre sakinleri ve kuşkusuz haklılar...
Antik Knidos kenti, Batı Anadolu tarihinin hemen hemen bütün izlerini
barındıran bu yarımadanın tam ucunda. Batı’dan göç eden Dorlar, Rodos
ve Syme üzerinden, MÖ 12. yüzyılda, bugün Datça (Reşadiye) diye anılan
yarımadaya gelerek MÖ 8. yüzyılda ilk Knidos kentini kurdular. Bu kente
şimdi “Eski Knidos” deniyor ve Datça ilçe merkezi yakınlarındaki
Burgaz’da arkeoloji kazıları devam ediyor. Eski
Knidoslular, daha sonra Tekir Burnu’ndaki Knidos’u, bütün ayrıntıları
düşünerek inşa etmişler. Şehrin yer değiştirmesinin en önemli
nedeniyse, halkın deniz ticaretinden daha fazla yararlanmak
istemesi... Tekir Burnu’ndaki Knidos MÖ 365355
yıllarında kurulmadan önce kentin altyapısı oluşturulmuş Tapınaklar
yapılmış ve bunlar için heykeller alınmış. Burun, ucundaki bir adayla
birleştirilmiş. Adayla yarımada arasında bir kanal bırakılmış, üzerine
de bir köprü yapılmış. Böylece iki liman oluşturulmuş. Güneydeki büyük
liman ticari amaçla, kuzeydeki küçük limansa savaş gemileri için
kullanılmış. Her iki limanın önüne de birer tiyatro inşa edilmiş. Bu
binaların altına da, şehrin tek su kaynağı olan sarnıçlar yapılmış. Su
ihtiyacının bir kısmı da, kentten 12 kilometre uzaklığa kadar döşenmiş
borularla sağlanmış. Kent, Paros mermeriyle
kaplanmış. Antik dönemde çok sayıda tanrıça ve
tanrı var. Kinidoslular Savaş Tanrısı Ares’i sevmezler. Denizden
geldikleri için Güneş Tanrısı Apollon’u ve kendilerini koruduğuna
inandıkları Aphrodite Euploia’yı tercih ederler.
Zamanın en iyi şarabını onlar üretmiş çünkü
yaşamayı seven bir halk söz konusuymuş.
Öylesine tanrı heykelleri yaptırmışlar ki, dünyanın dört bir yanından
insanlar, deniz yoluyla bu heykelleri görmeye
gelirlermiş. Başlangıçta tiranların yönettiği
Knidos, MÖ 330 yılından itibaren demokrasiye
yönelmiş. Yarımadanın nüfusu bir dönem 7080
bine kadar çıkmış. Halk denizci, tacir, çömlekçi, köylü ve kölelerden
oluşmuş. Köylülerin büyük kısmı bağcılıkla uğraşmış. Çömlekçiler şarap
testisi ve hediyelik eşyalar üretmişler. Halk savaş sevmediği için
yarımada 1400 yıl hiç yıkıma uğramamış. Zamanla göç olmuş. Sonunda
Selçuklular ve Osmanlılar gelmişler ve halklar birbirine
karışmış. Ege’yle Akdeniz’in kucaklaştığı bu
yarımadada ulaşım bugün bile güç. Kıvrıla kıvrıla uzanan toprak yol
dar, yapım çalışmaları ilerliyor. Yarımadanın en popüler yeri Datça
ilçe merkezi. Kargı Koyu, Kızılbük, Palamutbükü, Domuzbükü ve Hayıtbükü
gibi yerleri, balık lokantalarıyla çevrili limandan kalkan günübirlik
tekne turlarıyla gezmek mümkün. Eski Datça,
Arnavut kaldırımlı dar sokakları, taş evleriyle ziyaretçilerini
bambaşka bir dünyaya götürüyor. Bademleri ve yeldeğirmenleriyle de ünlü
olan yarımada, ünlü şair Can Yücel’in son günlerini geçirdiği yerdi.
“Beni kuzum Datça’ya gömün. Geçin Ankara’yı, İstanbul’u” diyen şairin
anıt mezarı da Datça’da bulunuyor. Türkiye’nin
bu güzel yöresinde tarihe, güneşe ve temiz sulara teslim olmayı kim
istemez ki?SN BRUSSELS AIRLINES İSTANBUL SEFERLERİNE
BAŞLIYOR Sabena’nın iflasından sonra devreye
giren “SN Brussels Airlines” 1 Mart 2004 tarihinden itibaren
Brükselİstanbul uçak seferlerini başlatıyor. Şirket
yetkililerinin yaptığı basın açıklamasına göre ilk aşamada haftada üç
sefer gerçekleştirilecek. SN, bu uçuşların sayısını kısa zamanda
artıracağını bildiriyor. SN şirketinin
açıklamasında, İstanbul’un iş dünyası ve turizm açısından önemi
üzerinde duruluyor ve uçuş saatlerinin hem turistlere, hem de
işadamlarına uygun olmasına özen gösterildiği
anlatılıyor. Brükselİstanbul uçuş süresi 3 saat 15
dakika olarak belirleniyor. Airbus A319 uçaklarında sıcak yemek, içki
ve gazete servislerinin ücretsiz olacağı
belirtiliyor. Uçaklar pazartesi ve çarşamba
günleri Brüksel’den 06.50’de, İstanbul’dan 12.00’de kalkacak. Cumartesi
günleriyse Brüksel kalkışı 10.00, İstanbul kalkışı 15.05 olarak
belirlendi. Gidişgeliş uçak bilet fiyatları,
vergiler dahil 228 euro’dan başlayacak.