Türk Eğitim Kültür Merkezi [ Anadolu .. 30 31 32 33 34 35 36 ] Atatürk'ün spor politikası



Türk Eğitim Kültür Merkezi [ Anadolu .. 30 31 32 33 34 35 36 ] Atatürk'ün spor politikası


  Bizim yöreler Datça   “Durdukça yosundan yeşil, kulaç attıkça mavi” suların kıyısında Datça. Reşadiye Yarımadası, Ege ile Akdeniz’in coğrafi olarak birbirinden ayrıldığı yer. Bir başka deyişle, yosun yeşili, turkuvaz mavisi hareli, gümüş balıklı Ege ve Akdeniz sularının birbirine dalga dalga koştuğu, kucaklaştığı bir dünya cenneti... Ak köpüklü, yeşilli, mavili öylesine bir cennet ki, “Afrodit bu sularda yüzmüş” diyor yöre sakinleri ve kuşkusuz haklılar...    Antik Knidos kenti, Batı Anadolu tarihinin hemen hemen bütün izlerini barındıran bu yarımadanın tam ucunda. Batı’dan göç eden Dorlar, Rodos ve Syme üzerinden, MÖ 12. yüzyılda, bugün Datça (Reşadiye) diye anılan yarımadaya gelerek MÖ 8. yüzyılda ilk Knidos kentini kurdular. Bu kente şimdi “Eski Knidos” deniyor ve Datça ilçe merkezi yakınlarındaki Burgaz’da arkeoloji kazıları devam ediyor.     Eski Knidoslular, daha sonra Tekir Burnu’ndaki Knidos’u, bütün ayrıntıları düşünerek inşa etmişler. Şehrin yer değiştirmesinin en önemli nedeniyse, halkın deniz ticaretinden daha fazla yararlanmak istemesi...     Tekir Burnu’ndaki Knidos MÖ 365355 yıllarında kurulmadan önce kentin altyapısı oluşturulmuş Tapınaklar yapılmış ve bunlar için heykeller alınmış. Burun, ucundaki bir adayla birleştirilmiş. Adayla yarımada arasında bir kanal bırakılmış, üzerine de bir köprü yapılmış. Böylece iki liman oluşturulmuş. Güneydeki büyük liman ticari amaçla, kuzeydeki küçük limansa savaş gemileri için kullanılmış. Her iki limanın önüne de birer tiyatro inşa edilmiş. Bu binaların altına da, şehrin tek su kaynağı olan sarnıçlar yapılmış. Su ihtiyacının bir kısmı da, kentten 12 kilometre uzaklığa kadar döşenmiş borularla sağlanmış. Kent, Paros mermeriyle kaplanmış.     Antik dönemde çok sayıda tanrıça ve tanrı var. Kinidoslular Savaş Tanrısı Ares’i sevmezler. Denizden geldikleri için Güneş Tanrısı Apollon’u ve kendilerini koruduğuna inandıkları Aphrodite Euploia’yı tercih ederler.      Zamanın en iyi şarabını onlar üretmiş çünkü yaşamayı seven bir halk söz konusuymuş.       Öylesine tanrı heykelleri yaptırmışlar ki, dünyanın dört bir yanından insanlar, deniz yoluyla bu heykelleri görmeye gelirlermiş.     Başlangıçta tiranların yönettiği Knidos, MÖ 330 yılından itibaren demokrasiye yönelmiş.     Yarımadanın nüfusu bir dönem 7080 bine kadar çıkmış. Halk denizci, tacir, çömlekçi, köylü ve kölelerden oluşmuş. Köylülerin büyük kısmı bağcılıkla uğraşmış. Çömlekçiler şarap testisi ve hediyelik eşyalar üretmişler. Halk savaş sevmediği için yarımada 1400 yıl hiç yıkıma uğramamış. Zamanla göç olmuş. Sonunda Selçuklular ve Osmanlılar gelmişler ve halklar birbirine karışmış.     Ege’yle Akdeniz’in kucaklaştığı bu yarımadada ulaşım bugün bile güç. Kıvrıla kıvrıla uzanan toprak yol dar, yapım çalışmaları ilerliyor. Yarımadanın en popüler yeri Datça ilçe merkezi. Kargı Koyu, Kızılbük, Palamutbükü, Domuzbükü ve Hayıtbükü gibi yerleri, balık lokantalarıyla çevrili limandan kalkan günübirlik tekne turlarıyla gezmek mümkün.     Eski Datça, Arnavut kaldırımlı dar sokakları, taş evleriyle ziyaretçilerini bambaşka bir dünyaya götürüyor. Bademleri ve yeldeğirmenleriyle de ünlü olan yarımada, ünlü şair Can Yücel’in son günlerini geçirdiği yerdi. “Beni kuzum Datça’ya gömün. Geçin Ankara’yı, İstanbul’u” diyen şairin anıt mezarı da Datça’da bulunuyor.     Türkiye’nin bu güzel yöresinde tarihe, güneşe ve temiz sulara teslim olmayı kim istemez ki?SN BRUSSELS AIRLINES İSTANBUL SEFERLERİNE BAŞLIYOR     Sabena’nın iflasından sonra devreye giren “SN Brussels Airlines” 1 Mart 2004 tarihinden itibaren Brükselİstanbul uçak seferlerini başlatıyor.    Şirket yetkililerinin yaptığı basın açıklamasına göre ilk aşamada haftada üç sefer gerçekleştirilecek. SN, bu uçuşların sayısını kısa zamanda artıracağını bildiriyor.     SN şirketinin açıklamasında, İstanbul’un iş dünyası ve turizm açısından önemi üzerinde duruluyor ve uçuş saatlerinin hem turistlere, hem de işadamlarına uygun olmasına özen gösterildiği anlatılıyor.    Brükselİstanbul uçuş süresi 3 saat 15 dakika olarak belirleniyor. Airbus A319 uçaklarında sıcak yemek, içki ve gazete servislerinin ücretsiz olacağı belirtiliyor.     Uçaklar pazartesi ve çarşamba günleri Brüksel’den 06.50’de, İstanbul’dan 12.00’de kalkacak. Cumartesi günleriyse Brüksel kalkışı 10.00, İstanbul kalkışı 15.05 olarak belirlendi.     Gidişgeliş uçak bilet fiyatları, vergiler dahil 228 euro’dan başlayacak.