Prof. Kışlalı: [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] Çocuk Sayfası



Prof. Kışlalı: [ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ] Çocuk Sayfası


     Belçika'da düzenlenen “Rencontres Internationales des Jeunes Pianistes” yarışmasının 1014 yaş kategorisinde, Bilkent Muzik ve Sahne Sanatları Fakültesi'ne bağlı Ahmet Adnan Saygun Muzik Hazırlık Okulu 8.sınıf öğrencisi Buket Kartal finalist oldu.     Çeşitli ülkelerden 60’a yakın yarışmacıyı geride bırakarak finale kalan piyanist, çok küçük yaşta müziğe yönelerek yeteneklerini kanıtladı.     Yabancı müzik hocalarının dikkatini çeken ve onların verdiği cesaretle, yine onlar tarafından davet edildiği bu yarışmaya katılan Buket Kartal, Rus, Japon, Polonyalı, Litvanyalı, İtalyan, Fransız, Lüksemburglu piyanist yaşıtları arasında büyük bir başarıya imza attı.     Buket Kartal, finalis ödülü yanısıra Prag’da ve değişik başkentlerde düzenlenecek yarışmalara ve kurslara katılım davetleri de aldı.      Münire Yurdayüksel Belçika'da yaşayan başarılı ressamlarımızdan.        Birincilikle kabul edildiği Ankara Gazi Üniversitesi Resim Bölümü'nden 1982 yılında yine birincilikle mezun oldu. O yıldan itibaren resim öğretmenliği yaparak gençlere bu sanatı sevdirdi.     Kendi atölyesinde resim çalışmalarını yıllardır sürdüren Yurdayüksel, tuvallerinde renk ve desen dinamizmini kullanarak dengeli bir şekilde kompoze ettiği figürleri, doğanın yalın atmosferi içinde, saydam görüntülerle gerçeküstü bir etki yaratıyor.        Yurdayüksel, eserlerini ortaya koyarken doğanın özüne inerek renk, doku ve biçimlerle yola çıkıyor, bunlara hayal gücünü, düşlerini ve özlemlerini katarak fantastik bir üslup kullanıyor.     Resimleriyle izleyenleri rahatlatan, dinlendiren, düşündüren ve insanlara düşsel gezinti yaptıran sanatçı akrilik tekniğini kullanarak, tuval üzerinde çalışıyor.     Türkiye'de ve yurtdışında çeşitli sergiler açmış olan Yurdayüksel, sanat araştırmalarına ve çalışmalarına 1999 yılından beri Belçika'da devam ediyor.      Brüksel'deki atölyesinde ziyaret ettiğimiz Münire Yurdayüksel, "Sanat benim için bir yaşam biçimi. Yaşamak için bir neden" diyor ve resimlerini yaparken nelerden etkilendiğini şöyle anlatıyor:      "Doğanın kendisi mükemmel bir sanat eseri. Benim tuvallerime aktardığım ise doğanın bakarken görmediğimiz küçük ayrıntıları. Her detay bir resim. Bazen enerjik, bazen dingin kompozisyonlardan oluşan bir resim diliyle kendimi ifade ediyorum."..    Sanatçı, resimlerinde birçok tekniği bir arada kullanmanın onu heyecanlandırdığını söylüyor ve ekliyor:     "Her çalışmam bana yeni şeyler öğretiyor. Örneğin şu sıralar akrilik tekniğiyle çalışıyorum. Çalışmalarımda başından beri değişmeyen tek şey saydamlık."     Yurdayüksel'in Brüksel'e ilk gelişi ve sergi açışı 1996 yılında, Büyükelçiliğin bir davetiyle olmuş.      "O yıllarda emekliliğime az kalmıştı, eşimin de işleri Avrupa ve Amerika'yla bağlantılıydı. Çok ani bir karar alarak Belçika'da yaşamaya başladık."      Münire Yurdayüksel Belçika'ya geldiğinde yaptığı ilk iş dil eğitimi almak olmuş. Tekrar akademiye kayıt olup özgün baskı dersleri alıyor.       Toplam 17 sergi açmış olan Münire Yurdayüksel amacının Avrupa'da ve dünyada eserlerini bir Türk sanatçısı olarak tanıtmak olduğunu söylüyor ve bugünlerde, Antalya'da açacağı serginin hazırlıklarını yapıyor.     Sağlıklı bir ortamda çalışan Yurdayüksel’in Belçika’da, yakın gelecekte yeni sergilerini izleyeceğiz      Sürrealist ressam Mehmet Aydoğdu'nun "Çok İlginç İnsanlık Sanatı" isimli yeni sergisi, Visé şehrindeki Bölge Müzesi'nde sanatseverlere sunuldu.     Visé Belediye Başkanı Marcel Nevens ile Liege Valiliği ve belediye temsilcilerinin, Türk diplomatların da katıldıkları açılıştan sonra sergi kamuoyunun büyük ilgisini gördü.     Aydoğdu, geçen yıl Ankara'da ve Bosna Hersek'in başkenti Saraybosna'da sergilenen eserlerinin bu yıl sonunda Atina'da, 2005 başında ise New York'ta sanatseverlere sunulacağını belirtti.     Visé Belediye Başkanı Nevens, açılışta yaptığı konuşmada, Aydoğdu gibi uluslararası çapta bir sanatçının eserlerinin bölgede sergilenmesinin kendileri için onur ve ayrıcalık olduğunu söyledi. Nevens, "Mehmet Aydoğdu’nun Türk sanatını sevdirmek ve tanıtmak için yaptığı çabaları göz ardı etmemek gerekir. Onun sanatı insanlık üzerine kuruludur. Sanatının her köşesinde insanlar, toplumlar ve ülkeler arasında dostluğu geliştirmek ve pekiştirmek girişimini hissetmemek mümkün değildir" şeklinde konuştu.