UNIT INTERNATIONAL [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Devlet Bakanı Pascal Smet



UNIT INTERNATIONAL [ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ] Devlet Bakanı Pascal Smet


Charleroi bölgesindeki bir de-mir-çelik ocağı işçisi, ilk iş gününü anlatırken, "Kendimi cehennemde gibi hissettim" diyor. Belçika'da iş-sizlik tuzağından kurtulmaya çalı-şanlar yanında, demir-çelik ocakla-rında, son derece ağır koşullar al-tında ter dökmeyi sürdürenler de var. Charleroi'daki son demir-çelik ocağı Carsid'de terleyen 1350 işçiden 45'i Türk... 33 yıldır yüksek fırında çalışan ustabaşı Erol Baştak, 25 yıllık ustabaşı Mehmet Öksüz, 32 senelik ustabaşı Arif Çakır, 24 yaşındaki Ünal Tuncay ve 29 ya-şındaki Okan Sarıdoğan bu işçiler arasında...
     Toz, toprak, koku, gürültü ve 1500-2000 derece ısıda harcanan emekler... "Yüksek fırın" dedikleri, dev bir volkanı andırıyor. Pekçoğu kapatılmış, kalanları da 2010 yılına kadar yok olmaya mahkum edilmiş bu ocak ve fırınlarda çalışan işçiler, yüzlerinde, kollarında, bacaklarında, çeşitli iş kazalarından kalmış ya-ra izlerini saklamak gereği duyma-dan, gururla, "altın görüntüsündeki" sıvı demirin çelik oluş hikayesini anlatıyorlar.
     "Cehennem ortamında", son derece tehlikeli bir iş yaptıkları için bazen "cehennem melekleri" olarak da adlandırılan metal işçileri, "dış dünyada" fazla tanınmadıkları için, kendi bünyelerinde dayanışmayı geliştirmişler. Onların çalıştıkları yerlerde değil çalışmak, oraları ge-zip, "turist" gözüyle görmek bile çok zor... Oysa, özellikle gençleri bu "yüksek fırınlarda" gezdirmek gerekiyor ki "Ekmek aslanın ağzında" sözünün anlamını daha iyi kavrasınlar...
     Demir-çelik ocaklarında çalışan veya çalışmış işçilerin soyunup vücutlarını gösterme-lerine gerek yok, ellerine bakmanız yetiyor. Bazılarında bir, bazılarında birkaç parmak kaybolmuş. Her yıl birkaç tanesi ateşe karşı mücadelede "şehit" oluyor. Sorarsanız anlatıyorlar, örneğin, yüksek fırına düşe-rek, eriyerek ölen bir Alman işçinin sembolik tabutuna bir demir parçası koyup ülkesine nasıl gönderdiklerini...
     İnsanoğlunun demir üze-rinde çalışmaları milattan 20 yüzyıl önce başlamış. Bu en-düstri alanı, 12. yüzyıldan iti-baren hep gelişmiş ve bugün-kü yüksek teknoloji ağırlıklı ko-numuna ulaşmış.     
     "Temizlenmiş demir" olan çelik ve demir, insanın günlük yaşamında, her yerde kullanı-lırken, metal işçileri, "geleceği belirsiz" fabrikalarda, yüksek fırınlarda, zor koşullarda çalışmaya devam ediyorlar. "Bugünkü kriz ortamında bir iş sahibi olup çalışmaktan mutluluk duyduklarını" anlatıyor, işlerini çok sevdiklerini söylüyorlar.