Belçika'da yabancı asıllılara ve göçmenlere uyum sürecinde yardımcı
olmak amaçlı kuruluşlardan biri, Liège bölgesinde faaliyet gösteren
"Cripel" (Centre régional pour l'integration des personnes étrangères
ou d'origine étrangères de Liege). Bu kurum, başta Rusça, Arapça,
Türkçe, İspanyolca, İngilizce, Hollandaca olmak üzere çeşitli dillerde,
yabancı kökenli insanlara hizmet veriyor. Cripel Başkanı Jean-Michel
Heuskin, merkezin kuruluş amaçlarını anlatırken, Valonya Bölgesi'nden
maddi destek aldıklarını ve kamu kuruluşlarıyla ortak çalıştıklarını,
bu sayede daha etkin olabildiklerini söylüyor.
"İnsanların karşılaştıkları sorunları gözlemleyerek, inceleyerek daha
iyi bir eşgüdüm sağlayabiliyoruz. Her neslin farklı olan sorunlarını
tespit edip çözmek için uğraşıyoruz. Yabancı kökenlilere yö-nelik
sosyal derneklerin yürüttükleri projeleri desteklemek ve kuruluşlar
arasında koordinasyonu sağlamak da amaçlarımız arasında" diyen Heuskin,
mahallelerdeki derneklerle eşgüdümlü olarak dü-zenledikleri formasyon
kursları sayesinde insanların kendi kendile-rine yetebilmelerini
sağlayacak eğitimi verdiklerini anlatıyor ve "Yabancıların bu ülkeye ve
Belçikalılara uyum sağlamasını kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Belçika'da
rahat yaşayabilmeleri için yol gösteriyoruz"
diyor. Merkezin sunduğu hizmetlerin arasında
tercümanlık, sosyal derneklere yardım, dil kursları, dernek kurabilmek
için formasyon kursları da bulunuyor. Başkan
Heuskin, Türklere yönelik olarak da, psikolojik yardım ve sağlık
konularında; hapisanelerde bulunanlara veya ihtiyacı olanlara hukuk
alanında tercümanlık hizmeti sunduklarını söylüyor.
Merkezin kuruluşundan beri Türk derneklerle
iletişim sağlamakta güçlük çektiklerini anlatan Heuskin, "Tercümanlar
sayesin-de Türklerle daha yakın temas kurabildik ama bize az başvuru
olu-yor. Sanırım Türkler sorunlarını kendi aralarında halletmek için
örgütlenmişler ama dışa açılmamışlar" diyor ve
ekliyor: "İkinci, hatta üçüncü nesilden
itibaren biraz açılma görebiliyo-ruz. Gettolardan çıkış yeni yeni
başlıyor. Yeni nesiller kendi kültürlerini tanıtmak ve ortak
çalışmalara daha fazla yer vermek ihtiya-cını hissediyorlar. Diğer
milletlerin insanlarıyla temas kurmaya alışkın olmadıkları için bu
konuda onlara yardımcı oluyoruz. Çok kültürlü projeler üretmek
konusunda veya kendi kültürlerini tanıtmada yardım edebiliriz. Türk
insanında çok güzel fikirler olmasına karşın bugüne kadar hep kendi
içinde kapalı kalmış. Oysa gençle-rin dışa yönelik ihtiyaçları çok
var." Başkanın Türklere bir de mesajı var:
"Zengin bir kültüre sahip olduğunuzu ve homojen bir yapınız olduğunu
biliyoruz. Bizler Türkleri daha yakından ve iyi tanımak istiyoruz.
Türklerle temas kurarak, özelliklerini öğrenmek ve fikir alış verişinde
bulunmak is-tiyoruz. Basmakalıp ve önyargılı düşüncelerden
uzaklaşmalıyız. Si-zin yaşadığınız gerçeği anlamamız için sizi
tanımamız gerekiyor. Bu yıl Türklerin Belçika'ya gelişlerinin 40. yılı
ama bu konuda ye-terince bilgilendirilmedik. Türklerle ortak
çalışmalarımız olmalı, ile-tişim kurmalıyız, kültürünüzü ve 40 yıllık
varlığınızı tanımalıyız. 40 yılda neler yaşandı? Türklerin politikada
ve mesleklerinde nasıl iler-lediklerini anlatmak gerekiyor. Türklerin
yaptıklarını ve katettikleri yolları görmek gerekiyor. Sağlıklı bir
diyalogla birbirimizi daha iyi tanıyabiliriz."
Başkan Heuskin'e, 23 Nisan'ın Türkiye'de çocuk
bayramı ol-duğunu söyledik ve dünyadaki bu tek çocuk bayramının
Belçika'da da kutlanmasının güzel olabileceğini anlattık. "Bu çok güzel
bir fi-kir. Biz katılmaya hazırız. Kuruluşlara bildirip Liege'dekilerle
anla-şabiliriz. Destekleriz" yanıtı aldık. (Cripel - Tel: 04 220 01
20 e-mail: secretariat@cripel.be)
Belçika Sağlık Bakanlığı, kedi ve köpek derisi kullanılarak yapılan
giysi ve eşyaların üretim, ithalat ve ihracatının yasaklanacağını
açıkladı. Sağlık Bakanı Rudy De-motte, söz
konusu yasaklama-nın AB düzeyinde gerçekleş-mesi için, bu yasaklamadan
yana olan ülkelere katıldıklarını bildirdi. AB
Tarım Konseyi'nde, kedi ve köpek derisinden eşyaların yasaklanmasından
yana tavır koyan 10 ülke (İngiltere, İsveç, Fransa, Almanya, İtalya,
Avusturya, Hollanda, Danimarka, Yunanistan, Belçika) bulunuyor. İtalya
ve Dani-marka, yasaklamayı ulusal düzeyde
uyguluyor. Demotte, konuya ilişkin
açıklamasında, kedi ve köpek derisinden üretilen çok sayıda eşya ve
giysinin AB pa-zarlarında satıldığını ancak etiketlerde bunun
belirtil-mediğini bildirdi. AB bün-yesinde alınacak bir ka-rarın daha
etkili olacağını savunan Demotte, bunun gecikmesi halinde Belçika'-nın
ulusal düzeyde yasaklama başlatacağını duyurdu.
Belçikalıların ömrü giderek uzuyor.
Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün (INS) son
verilerine göre bu ülkede kadınlar 81.67, erkekler 75.42 yaşına kadar
yaşama umudu taşı-yorlar. Verilere göre ülkenin
Flaman kesiminde yaşayanlar daha uzun ömürlü. Flamanların yaşama umu-du
kadınlarda 82.3, erkeklerde 76.4 yıl. Valonya’da ise kadınlar 81.36,
erkekler 75.34 yıl yaşama umuduna sahip.
Belçika’da sigara paketi fiyatları 1 Ocak’tan itibaren 25 cent daha
artıyor. Bakanlar Kurulu’nun kararına göre, yılbaşından itibaren bir
paket 25’lik sigara bedeli 4,45 euro oluyor. 20’lik paketler de 3,70
euro’dan 3,90 euro’ya yükseliyor. Başbakan
Verhofstadt, bu zam kararının vergi olarak değil, satıcıların talebi
üzerine alındığını bildirdi.