Belçika’da, Türk Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görevlendiril-miş
Türkçe ve Türk kültürü öğretmenleri hiç de kolay olmayan ko-şullarda
hizmet veriyorlar. Bu öğ-retmenlerin çok büyük bir kısmı, özveriyle,
velilerle işbirliği arayarak, olanaklar yaratmaya çalışarak ço-cukların
sağlıklı eğitimi için emek harcıyor. Bazı bölgelerde, gerçek anlamda
“örnek” gösterilebilecek öğretmen ve sınıflar var. Charleroi
yakınlarındaki Farciennes’de öğretmen Hasan Tezcan işte bu “örnek”
eğitim emekçilerinden biri...
Belçika’daki görev süresi gelecek yıl dolacak
olan Tezcan, bölge-ye ilk geldiğinde, ev ev, kapı kapı dolaşıp
öğrencilerini toplamış. Okul Aile Birliği Başkanı Adem Durmuş,
öğretmenin çabalarını görünce maddi ve manevi destek verdiklerini,
veliler ile bir bütünleşme sağlan-dığını ve sonuçtan da çok memnun
olduklarını anlatıyor.
Hasan Tezcan, Milli Eğitim Ba-kanlığı’nın
görevlendirdiği öğretmenlerin hedeflerinden söz eder-ken, Belçika’daki
Türk ve Türk asıllı öğrencilerin bu ülkeye uyum sağ-lamalarına katkıda
bulunmak yanı-sıra, bu çocukların kendi dillerini etkin bir şekilde
kullanmalarına, Türk tarihi ve kültürü hakkında sağlıklı bilgiler
sahibi olmalarına, Türkiye’yi tanımalarına ve anava-tanlarını
sevmelerine yardımcı ol-mak için çalıştıklarını anlatıyor ve “Birinci
derecede önemli olan, öğrencilerimizin Belçika okullarında başarılı
olmalarıdır” diyor.
Hasan Öğretmen, bu amaçlar doğrultusunda,
“Belçika marato-nu”na 1999’da başlamış. Adem Durmuş yönetimindeki Okul
Aile Birliği’nden büyük destek aldığını belirtiyor. Farciennes’de,
Belçika çapında örnek gösterilebilecek bir Türkçe ve Türk Kültür
Dershanesi oluşturulmuş. 82 kayıtlı öğrenciye, hafta içinde ve hafta
sonunda, sınıflarına, yaşlarına göre dersler veriliyor.
Hasan Tezcan’ın başarısı, ço-cuklara dersleri
ve dersliği sevdir-mekten geçiyor. Öğrenciler kendileri oluşturdukları
“mevsim şeridi”, “tarih şeridi”, “Atatürk köşesi” ve ünite köşeleriyle
kendi eserlerini görüp üretken olmanın heyecanını paylaşıyorlar.
Ödüllendirme sistemi de olunca, çocuklar sınıfa koşarak geliyor,
devamsızlık yapmıyorlar.
Hasan Öğretmen öyle bir derslik kurmuş ki,
bilgisayarı, yazıcısı, televizyonu, videosu, DVD’si, ka-setçaları,
fotokopi makinesi, fotoğ-raf makinesi, her şeyi var ve bu olanaklardan
eğitim için geniş ölçü-de yararlanılıyor.
Çocuklar üç ayda bir dergi çıka-rıyorlar. Yayın
Kurulu tamamen öğrencilerden oluşan ve yeni adı “Şelale” olarak
belirlenen bu dergi fotokopilerle çoğaltılıp dağıtılıyor. Çocuklar
“Anadolu” dergisinin ya-yın hayatına başlamasından sonra bu işe daha
heyecanla sarıldıklarını, bakış açılarının değiştiğini, “Anado-lu”yu
örnek aldıklarını anlatıyorlar.
Yıl içinde çeşitli sosyal ve kültü-rel çalışmalar
yapan Farciennes öğrencileri, resim ve şiir yarışmala-rı, ulusal bayram
günleri kutlamala-rı, Ramazan’da Karagöz gösterileri, bilardo
turnuvası, bilgi yarışmaları, spor faaliyetleri gibi çok çeşitli
et-kinliklere katılıyorlar.
Hasan Öğretmen’in oturttuğu sistemde,
derslerini aksatmayan öğrencilere çeşitli ödüller verilmesi, çocukların
sürekli cesaretlendirilmesi de öngörülüyor.
Hasan Tezcan, yıllar süren emeklerle oluşan bu
düzenin sağlıklı sonuç vermesinde en önemli et-kenin, “velilerin
işbirliği ve katkısı” olduğu üzerinde duruyor. Adem Durmuş, Osman
Boyfidan, Üzeyir Aymaz, Halil Okçu ile birlikte Far-ciennes gençlerine,
ailelere, anne-lere teşekkür ediyor.
Hasan Öğretmeni ve Farci-ennes Okul Aile
Birliği’ni, ortaya koydukları bu güzel örnek dolayı-sıyla kutluyoruz.