Deneyimli bir diplomat olan Gürol Sökmen-süer, 23 yıllık diplomasi
yaşamında, Türkiye dı-şında, Bulgaristan, Almanya, ABD, Pakistan gi-bi
ülkelerde görev yaptıktan sonra, geçen Eylül'-den itibaren 4 yıllığına
Anvers Başkonsoloslu-ğu'na atandı. "Anadolu" dergisinden Dolunay Uluç
ve Anvers Temsilcisi Melis Zeren, yeni başkonsolosu makamında ziyaret
ederek ilk göz-lemlerini, görüşlerini ve hedeflerini
sordular. Başkonsolos Sökmensüer, her meslekte
ol-duğu gibi, diplomaside de başlatılan bir işten istenen sonucun
alınmasının, mesleğin zevkli ve tatmin edici tarafı olduğunu söylüyor
ve başkonsolosluk görevinde, "vatandaşlardan şikayet almadan görevleri
tamamlamanın haz verici olacağını" ifade ediyor.
Anvers Başkonsolosluğu'nda iyi bir düzen
olduğunu, vatandaşın memnun gözüktüğünü, bazı eksikliklerin giderilmesi
için hazırlıklar yaptığını, örneğin bir otomatik mesaj makinesi
ihti-yacının dikkat çektiğini belirten Sökmensüer, "Personel sayısı
yetersiz. Vatandaş da bunu söy-lüyor, biz de tespit ettik ama bu sorunu
çözmek kolay değil. Yedi memur var, biri hastalanınca çarklar çok
etkileniyor" diyor. Başkonsoloslukta yer
düzeniyle ilgili talepler ve eleştiriler de olduğunu belirten
Sökmensüer, Anvers'te, diğer başkonsolosluklara göre daha iyi ve
sağlıklı bir ortam bulunduğunu belirtiyor.
Belçika'daki ilk gözlemlerini sorduğumuz
Başkonsolos, bu ülkedeki Türk toplumunun kendisine daha ilerde
gözüktüğünü, sorunların da diğer bazı Batı Avrupa ülkelerine oranla
da-ha az olduğunu anlatarak, Belçika'daki koşulla-rın daha rahat olduğu
üzerinde duruyor. "Üniversiteye giden
Türk öğrenci sayısının az olması üzücü" diyen Sökmensüer, öğrencilerle
ilk temasının Anvers Üniversitesi'nde olduğu-nu belirterek şunları
söylüyor: "Pırıl pırıl gençler var. Umut
veriyorlar. Bi-linçliler. Bazı büyükler bu konuda biraz kötüm-ser bir
tablo çiziyorlar ama gençler bana güven veriyor. Ancak Belçika'da çok
fazla işsiz var. Anne ve babasını işsiz gören çocuk da bu or-tamda
yetişiyor ve kendisini böyle bir ortama hazırlıyor. Çocuklara işsizlik
değil iş kültürü vermek gerekiyor. Belçika'daki sistem, bu açıdan çok
sağlıklı sayılmaz." Anvers Başkonsolosluğu'na
kayıtlı 70 bin'den fazla vatandaş ve 118 dernek olduğunu bildiren
Sökmensüer, "Açık olmak taraftarıyım. Vatandaşlarımız benimle doğrudan
temas kurabilirler" diyerek, Büyükelçi Erkan Gezer'in her ay
düzenlediği toplantılarda iki başkonsolosun da hazır bulunduğunu, böyle
bir uygulamayı 23 yıllık meslek hayatında ilk defa gördüğünü ve çok
takdir ettiğini belirtiyor ve "Vatandaşlarımız bu toplantılar dışında
da benimle temas kurup olası sorun ve görüşlerini yansıtabilirler.
Kapı-mız her zaman açık" diyor.
Başkonsolosluk'ta, özellikle yaz aylarında bazı sıkışıklıklar
olabildiğini belirterek, girişte ve gişelerin arkasında çalışan
görevlilerin güleryüzlü olmalarının önemine değinen Sökmensüer, "Az da
olsa, vatandaştan gelen tüm şikayetleri orta-dan kaldırmak istediğini"
anlatıyor ve ekliyor: "Vatandaşlarımızdan da
anlayışlı olmalarını bekliyorum. Memurlarımız devletin verdiği
talimatları uyguluyor, bu talimatlar doğrultusunda belge istiyor ve
düzenliyorlar. Karşılıklı anlayışla işlemler daha çabuk ve sağlıklı
yapılabiliyor." Başkonsolosluğa kayıtlı Türk
vatandaşlarının büyük bir kısmının çift tabiyetli olduğunu, çift
tabiyet konusunun Türkiye tarafından da desteklendiğini belirten
Sökmensüer, Anvers bölgesine bağlı hapishanelerde, sayıları 100 kadar
olan Türkleri bizzat ziyaret edeceğini, sorunlarını din-leyeceğini de
duyuruyor. Türkiye’nin Brüksel
Büyükelçiliği’nin internet sitesinden hareketle iki başkonsolosluğun
bilgi dolu sitelerine de ulaşabilirsiniz. Adres:
http://www.turkey.be