[ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]


[ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]

Enes Organisation      Belçika'nın en eski, en ünlü ve en saygın lisan okulu olarak nitelendirebileceğimiz "Marie Haps", geçen yıl, "Türkçe'ye yatırım yapmak" kararı almış ve "ATA Türk Dili ve Uygarlığı Merkezi" hizmete sokulmuştu. Marie Haps, ya-kında, yüksek okul düzeyinde Türkçe Bölümü'-nü hizmete sokmaya hazırlanıyor.
     1919 yılından beri var olan "Institut Libre Marie Haps", 6000 kadar öğrenci grubuna, 19 lisan öğretme kapasitesi olan saygın ve verimli bir okul. Yirmi yıldır Türkçe dersleri de var...
     Marie Haps sorumlularından Hugo Marqu-ant ve bu okulda 12 yıldır Türkçe dersleri veren Eser Baysal'la konuşmuştuk.  Marquant'a, "Türkçe'ye yatırım yapmak ne demek?" diye sorduğumuzda şu yanıtı almıştık:     "Okulumuzun stratejik ve mantıklı bir yakla-şımı söz konusu... Artık Türkiye, AB’ye iki adım mesafede... Geleceği görmek, öğrencilerimize açılım olanakları sağlamak durumundayız. Marie Haps'ta Türk dili ve uygarlığı derslerini geliştir-me kararı aldık. Türkçe'ye yatırım yapıyoruz. Çünkü ihtiyaç ve talep artıyor, giderek de artacak. Bu işin bir de sosyal yönü var. Türk gençlerin Türkçelerini geliştirmelerinin son derece önemli olduğu artık barizleşti. Belçika'daki Türk toplumun çocukları ve gençleri, anadillerini unutmamak; aksine korumak ve geliştirmek du-rumundalar."      AB'lilerin Türkçe bilgisine, tercümelere ihti-yacı o kadar artıyor ki, bu alanda, özellikle Türk ve Türk asıllı gençlere yeni iş pazarları doğuyor. Ama bir koşulla: İyi Türkçe bilmek!      Şimdi Belçikalılar ve Brüksel'de görev yapan Batı Avrupalılar heyecanla Türkçe öğreniyorlar. AB Komisyonu'nda, Avrupa Parlamentosu'nda, çeşitli kurum ve kuruluşlarda çalışanlar, Marie Haps Enstitüsü'nün Türkçe derslerini izliyor, özel dersler alıyorlar.     Marie Haps öğretmenlerinden Arzu Çelebi-oğlu Fabris, AB Komisyonu'nda verilen özel dersler için 9 ayrı sınıf oluşturulduğunu, bunlara 60 öğrencinin katıldığını bildirdi. AB memurları, tercümanlık, konferans çevirmenliği gibi alanlarda Türkçe dersleri alıyorlar. Bu kişiler arasında, Belçikalıların yanında, 11 Yunan ve Rum, 8 İtalyan, 8 Alman, 5 İngiliz, 4 İspanyol, 3 Porte-kizli ile birlikte Fransızlar, Danimarkalılar, Ruslar, Finlandiyalılar, Hollandalılar bulunuyor. Öğrenciler arasında 60 yaşlarında olanlar dahi var.     Bu öğrencilerden biri, neden Türkçe'yi seç-tiğini şöyle anlatıyor :
     "Türkçe, Batı Avrupa'da ve Balkanlar'da ko-nuşulan dillere kıyasla son derece mantıklı ve insan özüne daha yakın bir dil, incelediğim fel-sefe dillerine kıyasla Türk dili, kökenini koruya-rak modernleşen ve çağımıza dek gelen tek dil."      Bir başka öğrenci, "Benim yaşımda spor salonlarında jimnastik yapılmaz artık, o nedenle beyin jimnastiği yapmak istedim. En mantıklı beyin sporu iyi Türkçe öğrenmek" diyor.      Bir başkasının şu sözleri de çok ilginç :     "Biz şimdiden Türkçe öğrenmeliyiz, yoksa Türkiye AB'ye girince yeterli Türkçe bilen eski memur bulamazlarsa, mecburen Türkiye'den iyi Fransızca ya da İngilizce konuşan memur alına-cak. Biz sayısal çoğunluğumuzu ve yükselme şanşımızı korumak için, Türkler gelmeden, Türkçe öğreniyoruz."     Öğrencilerden biri de şunları anlatıyor :     "Türkiye'ye 12 kez gittim, Türk tarihini ve Türklerle çalışmayı seviyorum. Türkçeyi hem mesleki ilerlemem hem de Türk edebiyatına olan ilgim nedeniyle öğreniyorum. Ama Brük-sel'de gördüm ki ben sizin tarih ve edebiyatınızı, hatta bugünkü ekonomik ve politik durumunuzu burada yaşayan Türkler'den daha iyi tanıyorum, bu çok üzücü. Bakkalımla Türkçe konuşurken beni duyan bir bey, bana "Bizim çocuklardan iyi konuşuyorsunuz" dedi."     Bir başkasının, öğretmenine söylediği şu sözleri de not etmek gerekiyor:     "Eğer buradaki Türklerin hepsi sizin bize öğrettiğiniz şekilde dil ve tarih bilgisine sahip olsalardı Türkiye'nin AB'ye giriş sürecine daha olumlu etki-de bulunabilirlerdi."     Belçika'da Türkçe öğrenenler sadece AB çevreleri değil. Yüzlerce insan bu lisana merak sarmış durumda.      Eser Baysal, Marie Haps'ta genç Türklere yönelik iki program olduğunu belirtiyor. Edebiyata Giriş ve Telaffuz dersleri, Türkçe'yi ilerletmek için çok yararlı.      Türkçe öğretmeni Arzu Çelebioğlu Fabris, Türkçe öğrenenlerden oluşan 25 kişilik bir grupla Türkiye'ye gitti. "ATA Türk Dili ve Uygarlığı Merkezi"nin kuruluşunun birinci yılı 14 Kasım'da kutlanırken, Türkiye yolculuğuna katı-lan dil öğrencilerine de sertifikaları verilecek.      Dünyada 200 milyondan fazla insanın ko-nuştuğu Türkçe'yi öğrenmek için çaba harcayan yabancılar, Batı Avrupa'da yaşayıp çocuklarının Türkçe eğitimlerini ihmal eden bazı ailelere şaş-kınlıkla bakıyorlar. Çünkü onlar, Türkçe'yi "geleceğin lisanı" ve iş yaşamında gerçek bir "koz" olarak algılıyorlar.q