Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB zirvesi ve Hükümetlerarası
Konferans çerçevesinde toplantılara katılmak üzere Brüksel'den
geçerken, hem Avrupa Birliği'ne, hem de Belçika'daki Türk toplumuna
ilginç mesajlar verdi. Erdoğan'ın Belçika'daki
Türklerle ilk teması, Büyükelçilik binasında yapılan bir toplantıyla
gerçekleşti ama bu toplantı hakkında “kulaktan dolma” bilgiler
veremeyeceğimiz için, fazla bir şey yazamıyoruz. Çünkü, “Belçika'daki
Türk derneklerinin temsilcileri” ile Başba-kan'ın buluştukları ve
konuştukları varsayılan bu toplantıyı düzenleyenler, kapıları basına
kapatmayı tercih ettiler. Toplantının başında fotoğraf çekmelerine izin
verildikten sonra “kapı dışarı” edilen gazeteciler, bu kararın
kimlerden ve neden kaynaklandığını pek anlayamadılar. Böylesine önemli
ve gerekli bir toplantının basına kapalı yapılmasının gerekçesi,
şüphesiz, “saydamlık”, “basına ve halka yakınlık” nutukları atanlar
tarafından yakın gelecekte açıklanacak, konunun aydınlığa
kavuşturulması için çaba harcanacak. Bu ilk
toplantıda uygulanan “basın sansürü”nün Büyükelçilik yetkililerinden
kaynaklanmadığı, Ankara’dan gelen bir talimatın söz konusu olduğu
belirlendi. Erdoğan, coşkuyla karşılandığı
“Küçük Anadolu”da vatandaşlarının ve basının önünde çok rahat
konuştuğuna göre, sansür talebinin bir-iki bürokrattan kaynaklandığı
düşünülebilir. YATIRIM
ÇAĞRISI Başbakan Erdoğan, beraberinde devlet
bakanları Ali Babacan ve Mehmet Aydın ile Belçika'daki Türk diplomatlar
olduğu halde geldiği Türk mahallesinde, Türkiye'nin bir değişim
yaşadığını, gösterilen teveccühe layık olmaya çalıştıklarını, ekonomik
sorunların aşılmakta olduğunu anlattıktan sonra, yurtdışından gelecek
yerli ve yabancı yatırımcılara olanaklar tanıdıklarını, onların
önlerini açtıklarını söyledi ve yurtdışındaki Türklerin Türkiye'ye
yatırım yapmaları çağrısında bulundu. “Türkiye
Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir” diyen
Erdoğan, Avrupa'daki Türklerin Türkiye ile bağlarını kuvvetlendirmek
için çaba harcandığını, Batı Avrupa'da Türk varlığının 40 yılı
aştığını, artık bir “entegrasyon sorunu” olmaması gerektiğini
söyle-yerek, on binlerce Türk'ün Belçika tabiyeti aldığını, bu rakamın
daha da artacağını umduğunu anlattı.
Yurtdışındaki Türklerin her birinin “fahri büyükelçi” olduğunu belirten
Erdoğan, Türk sıcaklığının ve misafirperverliğinin her yerde
gösteril-mesini, Belçikalıların Türkiye'ye getirilmesini, Türkiye'nin
tanıtımına katkıda bulunulmasını
istedi.
TALEPLERE KİBAR REDBaşbakan'la konuşan Türkler, Bulgaristan'da ve
İpsala gümrük kapısında yaşadıkları sorunlara çözüm getirilmesi,
Türkiye'ye araba ithaline izin verilmesi, Afyon'a bir havaalanı
açılması gibi talep-lerde bulundular.
Erdoğan, Bulgaristan ve İpsala gibi sorunların
gelecek yaz aşılmış olacağı sözünü verirken, otomotiv sanayinde
Türkiye'ye büyük yatırımlar yapıldığını, ithalatın değil, ihracatın
desteklendiğini, havaalanlarının ise sadece verimli ve gerekli bir
yatırım