[ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]


[ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]


Dolunay Uluç Sessiz çoğunluğun sesi       Okuyucular bize telefon ediyor veya mektuplar gönderiyorlar. “Anadolu dergisine çok alıştık, her sayıyı heyecanla bekliyoruz ama bazen dergiyi arayıp bulamıyoruz” diyor, sitem ediyorlar.     Gelen mesajlarda hep iltifat ifadeleri ve cesaretlendirici sözler var. Bazıları, “Sizin Brüksel büronuz nerede, Liege büronuz nerede?” diye soruyorlar. Bizi “kocaman, güçlü, destekli bir basın kurumu” olarak görüyor, garajdan bozma minnacık bir büroda çalıştığımızı bilmiyorlar.     “Anadolu” gerçekten de “kocaman bir basın kurumu” oldu, züğürtlüğü yenemese bile... Basılan ve dağıtılan 5000 dergi talepleri karşılamıyor, tiraj artırmamız gerekiyor. Valonya Sağlık ve Sosyal İşler Bakanlığı’nın bize verdiği 2.500 euroluk ve tek kerelik sübvansiyon dışında hiçbir resmi makamdan destek alamadık. Buna karşılık, Belçika’daki işadamları dergimize artık daha çok ilan veri-yor, etki ve kapsama alanının ne kadar geniş olduğunu görüyorlar. İlk olumlu gelişme bu.     Gençler, yaşlılar, kadınlar ve hatta çocuklar bize devamlı yazıyor, telefon ediyor ve çeşitli öneriler getirip isteklerde bulunuyorlar. Çünkü, “Anadolu” dergisiyle bütünleşmiş, dergiyi “kendi sesleri” olarak algılamış durumdalar.     Bu arada, geçen yaz yayınladığımız Fransızca Hollandaca özel sayıyı çok beğenen Belçikalı dostlar da ikide bir telefon edip abone olmak istediklerini, yeni sayıları beklediklerini anlatıyorlar. Hem memnun oluyor, hem de bunu düzenli gerçekleştirme gücünden yoksun olduğumuza üzülüyoruz.     Türkçe bilen veya öğrenen yabancılar da dergimizin “müptelası” oldular.     “Anadolu” dergisinin etrafında oluşan çember, aslında Belçika’daki Türk toplumunun birlik, bütünlük, uyum ve tek seslilik iradesini yansıtıyor. İnsanlarımız, küçük ve kısır tartışmalardan sıyrılınsın, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ve içinde dostça yaşadığımız Belçika’nın ortak değerleri çerçevesinde buluşulsun istiyorlar. Türkiye’deki ve Türk toplumundaki açılımı, büyümeyi, gelişmeyi görenlerin, bundan rahatsız olanların saldırı ve sabotajlarından usananlar da birlik çabalarını artırıyorlar.     Biz şimdiden 2004’e hazırlanıyoruz. İltifatlarınıza ve güveninize layık olmak için tiraj artırmak, daha sağlıklı bir dağıtım sistemi oturtmak, ekibimizi geliştirmek ve bölgelere daha fazla yayılmak için hazırlıklar yapıyoruz.      Bir kere daha hatırlatmak istiyorum:     “Anadolu” dergisini Belçika’daki Türk toplumuna kazandıranlar, özveriyle çalışan bir ekip ve bu ekibe destek veren, dergide ilanlarını gördüğünüz işadamlarıdır. “Anadolu”-nun sahibi, Belçika’daki Türk toplumudur. Saygı duyduğumuz Türk ve Belçika devletle-rine hiçbir borcumuz, vatandaşlık sorumluluğu ötesinde bağımlılığımız yoktur. Bizim bağlılığımız, tüm Türk vatandaşları gibi, laik Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Atatürk’ün ilkelerinedir.      Belçika’da uyumlu, sağlıklı, huzurlu bir toplumsal yaşam için, kendi çapımızda çalışı-yor; okuyucularımızdan gelen büyük manevi destekle çok cesaretleniyor ve mutlu oluyoruz.     “Anadolu”, “sessiz çoğunluğun sesi” olarak yoluna devam ediyor...