Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) heyeti, Brük-sel’de yoğun
ve üst düzey temas-larda bulundu.
AB Komisyonu'nun 2003 yılı Türkiye
İlerleme Raporu'nu 5 Kasım'da açıklamasından önce ve bu raporun son
hazırlıkları tamamlanırken Brüksel’e gelen, Tuncay Özilhan
başkanlığındaki TÜSİAD heyetinde ayrıca Baş-kan Yardımcısı Mustafa Koç,
Yönetim Kurulu üyeleri Ömer Aras, Pekin Baran, Cem Duna, Tufan Ünal,
Oktay Varlıer, Arzu-han Yalçındağ, Genel Sekreter Haluk Tükel, AB
Temsilcisi Ba-hadır Kaleağası ve Prof. Soli Özel yer aldı.
TÜSİAD Başkanı Özilhan, temaslar ardından
düzenlenen basın toplantısında, AB Komis-yonu Başkanı Romano Prodi,
Komisyon üyesi Günter Verheu-gen ve bazı Avrupa Parlamento-su
üyeleriyle gerçekleştirdikleri görüşmeleri “olumlu ve yapıcı” olarak
nitelendirdi.
Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerinin her
yönüyle ele alın-dığı, Türk ekonomisi ve iş dün-yasındaki gelişmelerin
anlatıldığı, Ankara hükümetinin Kopenhag kriterlerine ilişkin
uygulamaları nasıl ilerlettiği hakkında bilgi ve-rildiği ifade edildi.
TÜSİAD yetkilileri, Romano Prodi'nin, AB
Komisyonu'nun kurumsal rolünü sonuna kadar oynamakta kararlı olduğunu,
Türkiye'ye ilişkin düzenlenecek ilerleme raporlarında tarafsız
davranacaklarını, “tüm eksileri ve artıları ortaya koyacaklarını”
söylediğini bildirdiler.
TÜSİAD heyeti, Türkiye'deki ekonomik ve siyasi
gelişmelerin AB kanadında çok olumlu etki yaptığının görüldüğünü
belirte-rek, atılan adımları gören AB'nin, reformların uygulanması
konusuna ağırlık verdiğini ifade etti. Verilen bilgilere göre AB,
temaslarda, Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu kanıtlaması gereği
üzerinde durdu ve özellikle ana dilde eğitim, yargı reformu, dini
azınlık cemaatlerinin hakları ve askeri bütçenin demokratik denetimi
konularında reform uygulamalarının beklendiğini belirtti.
Heyet, temaslarda, Türk sanayiinin gümrük
birliği koşullarında ve AB standartlarında rekabete hazırlandığını
anlattı.
Görüşmelerde, Merkez Bankası'nın bağımsız bir
kurum olarak giderek saygınlık kazandığı üzerinde duran ve
“iltifatlarda bulunan” AB, Kıbrıs konusunda çözüm arayışlarına sürat
kazandırmanın önemine de değindi. Kıbrıs sorununun bir si-yasi koşul
olmadığını ancak “ger-çekçi davranmak gerektiğini” be-lirten AB kanadı,
1 Mayıs 2004'e kadar Rum kesimi üzerinde baskı gücü olacağını, bu
tarihe kadar çözüm bulunmaması halinde Rumların tam üyelik iktidarını
ele geçireceklerini anlattı.
TÜSİAD yetkilileri, Annan Planı
çerçevesinde çözüm aranması, bu alanda herkesin üzerine düşeni yapması
gereği üzerinde dururken, AB'den olumsuz değil, olumlu bir yaklaşım
sergilemesi beklentisini dile getirdi.
Verheugen'in, görüşmede, “Türkiye'nin
ekonomik ve demokratik açıdan güçlü bir ülke olmasının AB'nin de
çıkarları gereği olduğunu” söylediği ifade edildi.
Temaslarda Irak konusuna da değinildi.
TÜSİAD, “Irak konusunda Türkiye'nin çok dikkatli olması” gereği
üzerinde durdu ve “Türkiye'nin bir batağa saplanmasının AB'deki fanatik
Türkiye karşıtı grupları çok mutlu edeceğini” belirtti.
Irak konusunda ortak bir tavır
belirleyememiş olan AB kanadının, bu konuda, “Türkiye'nin durumunu
anlıyoruz ama çok dikkatli olmak gerekir” mesajı verdiği ifade edildi.