[ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ]


[ Anadolu .. 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 .. ]

     Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) heyeti, Brük-sel’de yoğun ve üst düzey temas-larda bulundu.
      AB Komisyonu'nun 2003 yılı Türkiye İlerleme Raporu'nu 5 Kasım'da açıklamasından önce ve bu raporun son hazırlıkları tamamlanırken Brüksel’e gelen, Tuncay Özilhan başkanlığındaki TÜSİAD heyetinde ayrıca Baş-kan Yardımcısı Mustafa Koç, Yönetim Kurulu üyeleri Ömer Aras, Pekin Baran, Cem Duna, Tufan Ünal, Oktay Varlıer, Arzu-han Yalçındağ, Genel Sekreter Haluk Tükel, AB Temsilcisi Ba-hadır Kaleağası ve Prof. Soli Özel yer aldı. 
     TÜSİAD Başkanı Özilhan, temaslar ardından düzenlenen basın toplantısında, AB Komis-yonu Başkanı Romano Prodi, Komisyon üyesi Günter Verheu-gen ve bazı Avrupa Parlamento-su üyeleriyle gerçekleştirdikleri görüşmeleri “olumlu ve yapıcı” olarak nitelendirdi.
     Görüşmelerde Türkiye-AB ilişkilerinin her yönüyle ele alın-dığı, Türk ekonomisi ve iş dün-yasındaki gelişmelerin anlatıldığı, Ankara hükümetinin Kopenhag kriterlerine ilişkin uygulamaları nasıl ilerlettiği hakkında bilgi ve-rildiği ifade edildi.
     TÜSİAD yetkilileri, Romano Prodi'nin, AB Komisyonu'nun kurumsal rolünü sonuna kadar oynamakta kararlı olduğunu, Türkiye'ye ilişkin düzenlenecek ilerleme raporlarında tarafsız davranacaklarını, “tüm eksileri ve artıları ortaya koyacaklarını” söylediğini bildirdiler.
     TÜSİAD heyeti, Türkiye'deki ekonomik ve siyasi gelişmelerin AB kanadında çok olumlu etki yaptığının görüldüğünü belirte-rek, atılan adımları gören AB'nin, reformların uygulanması konusuna ağırlık verdiğini ifade etti. Verilen bilgilere göre AB, temaslarda, Türkiye'nin hukuk devleti olduğunu kanıtlaması gereği üzerinde durdu ve özellikle ana dilde eğitim, yargı reformu, dini azınlık cemaatlerinin hakları ve askeri bütçenin demokratik denetimi konularında reform uygulamalarının beklendiğini belirtti.
     Heyet, temaslarda, Türk sanayiinin gümrük birliği koşullarında ve AB standartlarında rekabete hazırlandığını anlattı.
     Görüşmelerde, Merkez Bankası'nın bağımsız bir kurum olarak giderek saygınlık kazandığı üzerinde duran ve “iltifatlarda bulunan” AB, Kıbrıs konusunda çözüm arayışlarına sürat kazandırmanın önemine de değindi. Kıbrıs sorununun bir si-yasi koşul olmadığını ancak “ger-çekçi davranmak gerektiğini” be-lirten AB kanadı, 1 Mayıs 2004'e kadar Rum kesimi üzerinde baskı gücü olacağını, bu tarihe kadar çözüm bulunmaması halinde Rumların tam üyelik iktidarını ele geçireceklerini anlattı.
      TÜSİAD yetkilileri, Annan Planı çerçevesinde çözüm aranması, bu alanda herkesin üzerine düşeni yapması gereği üzerinde dururken, AB'den olumsuz değil, olumlu bir yaklaşım sergilemesi beklentisini dile getirdi.
      Verheugen'in, görüşmede, “Türkiye'nin ekonomik ve demokratik açıdan güçlü bir ülke olmasının AB'nin de çıkarları gereği olduğunu” söylediği ifade edildi.
      Temaslarda Irak konusuna da değinildi. TÜSİAD, “Irak konusunda Türkiye'nin çok dikkatli olması” gereği üzerinde durdu ve “Türkiye'nin bir batağa saplanmasının AB'deki fanatik Türkiye karşıtı grupları çok mutlu edeceğini” belirtti.
      Irak konusunda ortak bir tavır belirleyememiş olan AB kanadının, bu konuda, “Türkiye'nin durumunu anlıyoruz ama çok dikkatli olmak gerekir” mesajı verdiği ifade edildi.