[ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]


[ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]

     Prof. Ahmet Taner Kışlalı, dört yıl önce,  Ekim 1999’da, Ankara’da, yobaz teröristler tarafından öldürüldü.     O, Türkiye’yi aydınlatan ışıklardan biriydi. Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni karanlığa sürüklemek isteyenler, Kemalist ışık odaklarını yok etmek yolunda bir hedeflerine daha ulaştılar.     Prof. Kışlalı, “İlericilik bölmekten değil, bütünleşmekten geçer. Ama yeni dünya düzeninin bazı güçlüleri, kendileri bütünleşir-ken bizi bölmeye çalışıyorlar, bunu çıkarlarına uygun buluyorlar” diyordu.     Ve yine diyordu ki:     “İnananlar-inanmayanlar diye toplumu bölecekler, susacaksınız. Atatürk’ü ve laikliği yıkmak için en adi yalanlardan bile medet umacaklar, susacaksınız. Devleti adım adım işgal edecekler; devlet eliyle demokrasiye
düşman kuşaklar yetiştirecekler, seyirci kalacaksınız.. Bunun adı da “demokratlık” olacak! Cehaletin ya da ihanetin adı ne zamandan beri “demokratlık” oldu ki?!”     Öldürülmesinden birkaç hafta önce de şunları yazıyordu:     “İran’ın mollaları kapılarını çağa kapata-rak yaşamak istiyorlar. Yaşayamazlar. Türkiye’nin yanı başlarında olması, çıkmaz
bir yolu sadece kısaltıyor...”     Ve Prof. Kışlalı, İran’daki Ortaçağ rejiminin besleyip, yetiştirip, silahlandırıp gönderdiği birkaç zavallı cahil maşa tarafından katledildi. Bu cinayet sadece Tahran’da yaşama mücadelesi veren ve sürekli sendeleyen yobaz rejimi değil; AB’de ve Atlantik ötesinde oturup Türkiye’yi bölme planları yapan bazılarını da çok sevindirdi.
     Teröristler yakalandı, hapis edildi. Avukatları milletvekili olup bir af yasası çıkardılar. O avukatların müvekkilleri şimdi af istiyor, hücrelerinden gururla çıkıp yeni cinayetlere koşmak umuduyla bekleyen güruh içinde gülümsüyorlar.     Dış güçlerin ve yobaz takımının karanlık emelleri sürüyor.     Karşılarında Allah, insan, Türkiye ve Atatürk sevgisiyle yetişmiş milyonlarca Kışlalı çocuğu, Kışlalı öğrencisi var.      Onları öldürmekle bitiremeyecek ve oaydınlıklar karşısında sönüp bitecekler...   “Bir din devleti kurmak isteyenlerin önündeki en büyük engel
Kemalizm... Türkiye’yi etnik kökenlere göre parçalamak isteyenlerin önündeki en büyük engel Kemalizm... Ve “yeni mandacı” numaracı cumhuriyetçilerin önündeki engel gene
Kemalizm. Niçin Atatürk değil de Kemalizm? Çünkü Atatürk’le başedemeyeceklerini anlayanlar, hedef olarak kendilerine Kemalizm’i seçtiler... Ve Türkiye’yi bu duruma, “Atatürk’e evet ama Kemalizm’e hayır” diyenler getirdi...”