[ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]


[ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]

     Belçika, geçen Mayıs ayında yapılan seçimlerden sonra Federal Meclis'teki kadın milletvekili oranını yüzde 34'e yükseltti. Meclis'teki 150 koltuktan 53'ü kadınlara ayrı-lınca, Belçika, kadın milletvekili oranlarına göre yapılan sıralamada AB'de beşinci, dünyada yedinci oldu.     Brüksel’deki federal hükümetin 15 bakanından 5’i kadın. Türkiye’-de, Ankara hükümetinde 23 bakan var bunların sadece biri kadın...      AB ülkeleri arasında, parlamentodaki kadın oranı sıralamasında Belçika; İsveç (yüzde 45), Dani-marka (yüzde 38), Finlandiya (yüz-de 37) ve Hollanda'dan (yüzde 35) sonra geliyor.     AB ülkelerinde kadın parlamenter oranları yüzde 20'nin altında kalan “geri kalmışların” Portekiz (yüzde 19,6), Lüksemburg (yüzde 18,3), İngiltere (yüzde 18), İrlanda (yüzde 13,2), İtalya (yüzde 9,6) ve Yunanistan (yüzde 9) olduğu belirtildi.     Dünya ülkeleri sıralamasına bakınca, siyasette kadınlara kapıları en fazla açan ve bayan parlamen-ter oranı en yüksek ülkenin İsveç olduğu görülüyor. Geçen yıl yapılan seçimlerden sonra İsveç Parlamen-tosu'ndaki 349 koltuğun 158'i ka-dınlara verildi.
     Kadın parlamenter oranını be-lirleyen resmi verilere göre 6. sırada Küba (yüzde 36), 13. sırada Mozambik (yüzde 30), 22. sırada Türkmenistan (yüzde 26), 23. sırada Ruanda (yüzde 25,7), 31. sırada Çin (yüzde 21,8), 57. sırada İsrail (yüzde 15), 60. sırada ABD (yüzde 14,3) bulunuyor ve liste devam ediyor : Fransa 65’inci, Zambiya 67’inci, Yunanistan 89’uncu…
     Ya Türkiye ?       Küresel sıralamada Türkiye en sonlarda, 110’uncu sırada. Meclis'-te kadın oranı yüzde 4,4. Yani TBMM'deki 550 koltuktan sadece 24'ünde kadınlar oturuyor. Türki-ye'yi İran, Moritanya, Suudi Ara-bistan gibi ülkeler izliyor.     "Anadolu" okuyucuları hatırla-yacaklar. TBMM'de kadın oranının utanç verici boyutta düşük olması-nın nedenini Dışişleri Bakanı Ab-dullah Gül'e sormuştuk. "Partiniz-deki ve TBMM'deki kadın milletvekili sayısının bu kadar düşük olmasını neye bağlıyorsunuz?" demiştik. Yanıtı özetle şöyleydi :
 " Maalesef Türkiye'de siyaset er-keklerin kontrolunda gidiyor. Ka-dınlar daha çok yer alsınlar diye gayret sarf ediyoruz. Bu sadece bizim partimizin durumu değil, diğer partilerde ve muhalefet partisinde de çok az kadın var. Bizim parti teşkilatlarımızda kadınlar çok daha fazla sayıda ve aktifler. Bu durum, TBMM'ye doğrusu yansımadı. Siyasette kadınların önünde birçok problem var. Çok yetenekli de olsalar, siyasete girmek istediklerinde önlerine farklı sorunlar, engeller çıkıyor. Son yıllarda kadınlar aktif hayatta giderek daha çok yer alıyorlar. Eskiden evde oturmayı tercih eden kızlar şimdi okula gidiyor, okuldan sonra aktif olarak hayata katılmak istiyorlar. Benim yaşımdaki kızlar okumazdı. Lisede benim bir tane kız arkadaşım ol-madı. Ortaokulda da olmadı, çünkü sınıflarımızda kız yoktu. O zaman evi tercih ediyorlardı. Türkiye'de,  çalışmak isteyen kadın sayısında büyük artış var… "
     Aynı soruyu muhalefet lideri Deniz Baykal'a da sormuştuk. “Haklısınız. Türkiye'de kadınların siyasette daha ağırlıklı yer tutması gerektiğini biz de düşünüyoruz” demişti.  “Önümüzdeki dönemlerde, bu alanda çok hızlı bir açılım sergileyeceğiz. Bu bir süreç. Toplumun temel ölçülerinden kopuk bir şe-kilde bu işlemez. Öncülük yapmak gerekiyor. Hızlandıracağız. Bu konuda eksiklerimiz olduğunun farkındayım " diye konuşmuş, fazla uzatmamış-tı.     Burada not edilmesi gereken son bir şey var :      Belçika, kadınların siyasetteki oranında dünya yedinciliğini yaka-ladıysa, bunu yeni yasalarla yaptı. Her partiyi, adaylarının yüzde 50'sini kadınlardan seçmeye, üstelik seçim listelerindeki sıralamada erkek-kadın eşitliğini sağlamaya mecbur ederek…