Genk'te sahneye konulan "Masal Türk Düğünü", Türk ve Belçikalı
izleyenlerin beğenisini topladı. Türk Eğitim ve Kültür Merkezi (Okul
Aile Birliği) halk dansları topluluğunu oluşturan 35 Genkli gencin 7 ay
süren çabalarının sonucu sahnelenen gösteride, geleneksel Anadolu
düğününden görüntüler yansıtıldı. Bir buçuk saatlik gösteri, Türkçe ve
Flamanca olarak, Anadolu'daki düğün kültürünün ve geleneklerin
anlatımıyla başladı. Ardından gençler sahneye çıkarak halk danslarıyla
düğün geleneğini canlandırdılar. Geceye Genk
Belediye Başkanı Jef Gabriels, belediye encümenleri, Türk diplomatlar
ve 400 kişilik izleyici topluluğu katıldı. Gurubun çalıştırıcılığını
yapan öğretmen Seçkin Erdem "Bu gençlerle gurur duyuyorum. Yoktan var
ettiler. Şimdi 35 tane daha çocuğum oldu. Bu sayede geldikleri ülkenin
kültürünü hem kendileri öğrenmiş, hem de çevrelerine öğretmiş oldular.
Kendilerine olan güvenleri arttı. Başarıyı ve alkışı tattılar.
Ailelerine ve çevrelerine de neleri başarabileceklerini gösterdiler.
İtiraf etmem lazım bu işe başladığımızda aileler bile çocuklarına
güvenmiyorlardı, başaramayacaklarını düşünüyorlardı. Gençlerle yapılan
bu tip çalışmaların çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Onlara güvenmemiz
ve onlara destek olmamız lazım. Bu tip çabaların artmasını ve
başkalarına da örnek olmasını umuyoruz. Buarada yeni gösteriler için de
teklifler almaya başladık" diye konuştu. Ankara’daki
hükümetin ne yapmak istediğini anlamak her zaman mümkün olmuyor.
Genelde “dene-yimsizlik” nedeniyle olduğu ileri sürülen hatalar
yapılıyor, saçma sapan yasa tasarıları ve uygulamalar gündeme
getiriliyor. Neyse ki, “deneyimli” olan herkesin bildiği gibi, Türkiye
Cumhuriyeti’nin temel bir devlet yapısı var ki, “deneyimsizler” fazla
saçmaladıkları zaman önleri bir şekilde
kesiliyor. Söz ettiğimiz saçmalıklardan biri
de, 61 yaşını dolduran devlet memurlarını emekli etmeye ilişkin bir
uygulama girişimiydi. Böyle bir kararın gerçek hedefini tartışmak bize
düşmez. Biz, küçücük bir yerel dergi olarak, Belçika’daki Türk
toplumunun bu girişimden kaynaklanan “can sıkıntısını” yansıtacaktık.
Brüksel Büyükelçisi Erkan Gezer, dinamik
yapısına ve genç görünümüne rağmen, meğer 61 yaşın üstündeymiş! Her
ay’ın ilk cumartesi günü vatandaşlarıyla buluşan Gezer, mayıs
toplantısında, “Muhtemelen haziran toplantısında sizlere veda edeceğim”
diyordu. Bunu söylerken de, pek üzgün görünmü-yor, hafif
gülümsüyordu. Biraz alındık
doğrusu! “Yoksa Büyükelçi Gezer’i fazla mı
bunalttık” diye düşünüyorduk. Gerçi vatandaşa ve sivil toplum
örgütlerine bu kadar yakınlaşması tamamen kendi hatası olarak
değerlendirile-bilir!... Büyükelçi Gezer’in
gerçekten “kaçmak” isteyip istemediğini belirleyemedik ama Anayasa
Mahkemesi, Ankara hükümetinin yanlışını engelleyince konuşacak bir şey
kalmadı. Erkan Gezer hiç bir yere gidemiyor! Saçma yasa tasarısı iptal
! Bu da bir deneyimdi.
Biz gene de Büyükelçi Gezer’i fazla üzmeyelim. 40. yıldan söz edip
duruyoruz. 40 yılda bir, vatandaşına ve sivil topluma yakın bir
büyükelçi bulmuşuz, “kaçmasına” izin
vermeyelim. Türklerin Belçika’ya gelişlerinin
40. yılı çerçevesinde devam eden etkinliklerden biri de, “Belge ve
Fotoğraflarla 40. Yıl” sergileri oluyor. Önce Brüksel Parlamentosu’nda
açılışı yapılan bu ilginç sergi, Beringen Kömür Madeni Müzesi’ne
taşındı. Sergi daha sonra Anvers, Charleroi ve Gent’te de
gerçekleşecek. 40 yıl öncesinden temin edilen
son derece ilginç belge ve fotoğraflar, Belçika’daki Türk toplumunun
nereden nereye geldiğini göstermesi açısından önem taşıyor.
Özellikle gençleri, bu sergiyi ziyaret etmeye
teşvik gerekiyor. Böylece, hem büyüklerinin, hem toplumun hangi
aşamalardan geçerek bugünlere ulaştığını kavrama şansı bulacaklar.