Ulaştırma Bakanı Binali Yıldı-rım, Avrupa Ulaştırma Bakanları
Konferansı nedeniyle Brüksel'den geçti ve "Anadolu" dergisine özel
demeç vermeyi kabul etti. Bizim kendisiyle görüşme talebimizin
te-melinde, Batı Avrupa'daki Türkle-rin "ulaştırma sorunları" vardı ve
bu sorunların aşılması için neler yapıl-dığını, hangi somut gelişmeler
kay-dedildiğini öğrenmek istiyorduk. Çünkü, yaz geliyor ve karayoluyla
tatile gidecekler de hazırlıklarını başlatıyorlar. Endişeliler çünkü
Bel-çika'dan Türkiye'ye üç bin kilomet-relik yol, tuzaklarla ve
tehlikelerle dolu...
Bakan Yıldırım, bu konuda bi-linçli ama
temkinli konuşuyor: "Balkanlarda yaşanan
karışıklıklar nedeniyle, uzun senelerdir Yu-goslavya-Bulgaristan
güzergâhında yol güvenliği bir türlü sağlanamadı. İç savaş bitti,
durumda biraz iyileş-me var ama hâlâ beklediğimiz dü-zeyde şartlar
oluşmadı. Bulgar yet-kililerle, bakanlarla görüştük. Yu-goslavya ile
fazla bir ilerleme kay-dedemedik. Bu güzergahta, yol koşullarında
kısmen iyileşme olmasını bekliyoruz ancak bu ülkeler eski Doğu Bloku
ülkeleri oldukları için, gerek otorite boşluğu, gerekse refah
seviyesinin düşüklüğü nedenleriyle, idare, elemanlarına tam olarak
hakim değil. Biz yetkililerle görüşürken, "Tamam, gereken tedbirleri
alıyoruz" diyorlar ama yollarda, belirli aralıklarla, gerek polisler,
gerekse polis kılığına girmiş insanlar yolcuları durdurup zorla para
almaya çalışıyorlar. Bu bilinen ger-çekleri her seferinde dile
getiriyo-ruz. Kısmi iyileşme var ama tam istediğimiz iyileşmeyi
sağlayabileceğimizi zannetmiyoruz. Belki bu sene, geçen seneden biraz
daha iyi olabilir. En güzeli, biraz uzun ol-masına rağmen İtalya
üzerinden gemiyle ve demiryollarıyla gitmek. İtalya üzerinden gemiyle
Türkiye'ye gidişte veya Yunanistan'a geçerek kullanılan hatlarda sorun
yoktu, bu sene de sorun çıkacağını
zannetmi-yorum.'' Ulaştırma Bakanı Yıldırım,
Bul-garlarla konuşulduğunu söylerken, çok somut sonuçlar alındığını
iddia etmiyor ve "Konuyla ilgilenecekle-rini ve sorunları çözeceklerini
bize vaad ettiler ama koşullarda ne ka-dar iyileşme olacağını bu yaz
göreceğiz. Bulgaristan'la temasla-rımızda somut ilerlemeler
sağlandığını söyleyebili-rim" diyor ve ekliyor:
"Sorunları resmi gö-rüşmelerde kabul etmi-yorlar, doğrulamıyorlar. Biz
biliyoruz ama resmi müzakerelere sıra ge-lince reddediyorlar.
Karşılıklı anlayış içinde sorunlara çözüm
arıyoruz." "Yugoslav-ya'da karşımıza çıkacak
muhatap bulamadığımız için çok ciddi bir temas sağlayamadık.
Girişimlerimiz devam ediyor" diyen Yıldırım, "Sizin tavsiyeniz ne?"
sorusuna, "Daha uzun ve pahalı da olsa, yolculara İtalya üze-rinden
kara ve denizyolları kombinasyonunu tercih etmelerini öneri-yorum çünkü
daha güvenli" yanıtını veriyor.THY
DİLEKÇESİ Bakan Yıldırım, "hava ulaşımında
sorun olmadığını" söylediği za-man bilet fiyatlarının pahalılığını
hatırlattık ve yeri gelmişken, Belçi-ka'daki Türklerin, Türk Hava
Yolla-rı'nın fiyat politikasını kınayan 6000 imzalı dilekçesinin
akıbetini sorduk. Ulaştırma Bakanı
Yıldırım, bu dilekçeden haberdar olmadığını, Türkiye'ye dönüşünde
araştırma yaptıracağını ve konuyu inceleyece-ğini, bize de bilgi
vereceğini söyle-yerek, "Dilekçe olayını sizden duyu-yorum. Çözüm
getirmelerini, fiyatlarda dengesizlik varsa çözmelerini isterim" dedi.
Bakan, küresel alanda sıkıntı yaratan Akut
Solunum Yetmezliği (SARS) salgını nedeniyle THY ve bazı hava
taşımacılık şirketlerinin zor günler geçirdiklerini anlatarak, THY'nin
ciddi bir şekilde fiyat dü-şürmeyi düşündüğünü, kendisiyle yapılan
görüşmelerde bunun ifade edildiğini bildirdi.40. YIL
DEĞERLENDİRMESİ Türk hükümetinin bu bakanına,
yurtdışındaki Türkler ve Belçika'da-ki Türk varlığının 40. yılı
konusunda düşüncelerini de sorduk: "Avrupa'da
yaşayan Türklerin, bulundukları ülkenin toplumuyla bütünleşmeleri;
gelecekleri ve güç-lenmeleri açısından çok önemlidir. Bunu yaparken
kendi değerlerini korumalılar. Bu toplumlarla iç içe, kendilerine
verilen haklardan yararlanarak, siyasete ilgi duyarak, birlikte hareket
ederek, bölünmeden yaşamalılar. Bu tavır, hem onların buradaki
yaşamları, hem Türkiye'-nin dışardaki gücü açısından güzel sonuçlar
verir diye düşünüyorum." Yıldırım,
Belçika'daki 40. yıl konusundaysa şunları
söyledi. ''40 yıl dile kolay. Resimlere
baktığımızda, o günkü görüntüler ve yaşanan duygular bugün yerini çok
farklı bir konuma terk etmiş gözüküyor. O günlerde gelen
va-tandaşlarımız biraz para kazanıp anayurduna dönmeyi özlerken,
etrafında olup bitenlerle ilgilenme-miş. Aklı hep memleketinde, evinde
olmuş. Zamanla, ikinci ve üçün-cü nesil, artık "Vatanım doğduğum yer
değil, yaşadığım yerdir" düşün-cesiyle burada yerleşmeye karar vermiş,
ülkesine hasretini yıllık zi-yaretlerle gidermeye başlamış. Bu-gün
geldiğimiz noktada yapılması gereken, bulunduğumuz toplumla kaynaşmak,
bütünleşmek ve yaşa-nan sorunları çözmek, böylece Tür-kiye'nin dışarda
en iyi şekilde temsilini sağlamaktır. Bu konuda gay-retleri büyük
takdirle izliyoruz.''
''Birinci nesil çalışanlarımız bu--raya biraz
para kazanıp ülkeye dönmek için gelmişler, bulundukları ülkelerin
toplumlarıyla bütünleşme-yi ve kaynaşmayı düşünmemişler'' diyen Binali
Yıldırım, ikinci nesilin kısmen, üçüncü nesilin tamamen tavır
değiştirdiğini, yaşadıkları ülke-leri asıl vatan gibi düşünmeye
baş-ladıklarını anlattı.