Türkiye Büyük Millet Meclisi’n-de 550 milletvekili var. Bunların
sa-dece 24’ü kadın. Yani kadın parlamenter oranı % 4,6. Atatürk
Cum-huriyeti’nin çağdaş Türkiyesi için komik bir rakam! Bugün
Meclis’te-ki kadın oranı, 1935 yılındaki oranla aynı! Oysa bu oran bazı
ku-zey ve batı Avrupa ülkelerinde % 40 kadar. Avrupa Parlamentosu’n-da
da yüzde 30’un üzerinde... TBMM’nin yeni ve
genç bayan milletvekillerinden, CHP’li Damla Gürel’le konuşup,
“Nasılsınız?” di-ye sorduk. Gürel, Karadenizli, Or-du kökenli bir
ailenin İstanbul do-ğumlu çocuğu. İki çocuk annesi. Özel sektörden ve
sivil toplum ör-gütlerinden kalkıp, siyasete tepeden inen ama iddialı
bir parlamen-ter:ü Nasılsınız? Türk kadınının siya-setteki yerini nasıl
değerlendiriyorsunuz? Kendinizi TBMM’de nasıl hissediyorsunuz?ü Türk
kadınının toplum içindeki yerine farklı perspektiflerden bakıp da
ekonomideki, kamudaki, özel sektördeki yeri olarak ayrı ayrı
de-ğerlendirirsek, siyasetteki yeri en geriden gelen konumdur. Bunun
çeşitli nedenleri var. Birincisi, siya-set erkeklere özgü bir alan gibi
al-gılanıyor Türkiye’de... Kadınlar da bunu kabullenmişler, geri planda
kalmışlar. İkincisi, siyaset kadınlar için, fiziksel olarak zor.
Aileniz olu-yor, evleniyorsunuz, çocuklarınız oluyor... Bunlara rağmen
kadının siyasete katılımı çok önemli. Türki-ye de bu konuda duyarlı
hale geldi. Baskı artıyor. Kadınlar, siyasette belli yerlere
gelebilmenin mücade-lesini vermeliler. Tabandan tavana çıkarken
önlerine engeller çıkınca çabuk kırılıyor, üzülüyor, vazgeçi-yorlar. ü
Kabul görme açısından kendinizi nasıl hissediyorsunuz?ü Ben, TBMM
içinde kendimi eşit hissediyorum. Milletvekili ol-duktan sonra bu
kolay. Bu konuma gelinceye kadarki süreçte kadın-erkek eşitliği
alanında sorun oluyor. Kadın konusu başlı başına bir ko-nu. Her çıkan
yasada, her uygulamada kadın-erkek eşitliği dikkate alınmalı. “Bir
kadın konusu var, il-gilenmek lazım” diyorlar ama bu konuyu ayrı
tutuyorlar. Bu alanda alacağımız çok yol var. Bir
kadın milletvekili olunca sa-dece kadın konularında ve sorunla-rında
uzmanlaşmalı diye bir kural yok. Kadın, her konuda, en az er-kekler
kadar başarılı olabileceğini kanıtlamalıdır ki, onlara inanç ve güven
yüksek düzeye çıkabilsin.ü Kadınların siyasette az olma-larının
sorumlusu kadınlar mı, siya-si partiler mi?ü İkisi de. Kadınlar
mücadeleden çabuk vazgeçiyorlar. Zor bir müca-dele. Batı Avrupa’da
siyasi partiler kadın sayısını artırmak için kota uy-guluyor, pozitif
ayırımcılık yapıyorlar. Bizde de kadın sayısının çoğalması için
kotaların arttırılması gere-kiyor.
ü Kadın milletvekili olunca kendinizi farklı, bir “erkek” gibi
hissedi-yor musunuz?ü Kadın her zaman kadındır. Ka-dın olmayı sevmek,
bununla gurur duymak lazım. “Siyasete girdim, milletvekili oldum” diye
kadın ol-maktan vazgeçmemek lazım. “Siya-sette erkeksi davranışlar
içine girer-sem daha fazla kabul görürürüm” düşüncesinden uzaklaşmak
lazım. Tam tersine, kadınlığı korumak, sa-hip çıkmak gerekiyor diye
düşünü-yorum. ü Meclis’te bazen çok kaba, çir-kin tavır ve kavgalara
şahit oluyo-ruz. Milletvekili kadınların varlığı, bazılarını
kibarlaştırıyor mu?ü Milletvekillerinin hareket ve konuşmalarını biraz
daha kontrol etmelerine neden oluyor ama Mec-lis’te çıkan tartışmalar,
kadın-erkek olayı değil, Türk toplumunun kültü-rüyle alakalı... Biz çok
sabırsız bir milletiz. Hoşgörülü olmayı maalesef kültürümüze tam olarak
yerleştirebilmiş değiliz. En ufak bir problem-de ortalık çok çabuk
alevleniyor. Trafikte de böyle, iş hayatında da... Meclis böyle
anlatılınca, saygınlığı kayboluyor. Halbuki toplumun her kesiminde
büyük tartışmalar, kavgalar görüyoruz. Bu anlamda, Mec-lis’e haksızlık
etmemek lazım.ü Ama Meclis’tekiler bu milletin vekilleri... Örnek
olmaları gerekmez mi?ü Evet, öncülük yapmalı, örnek ve önder olmalılar.
Haklısınız. Mec-lis’te kendini kontrol edersen, me-kanizma yukardan
aşağıya doğru gelişir. Bunu kabul ediyorum. Ama Türk toplumundaki bu
kavgacı zihniyetin azalması; daha hoşgorülü, daha uzlaşmacı bir kültüre
sahip ol-mamız gerekiyor. Bunu eğitim sistemine sokarsak, yeni
nesilleri da-ha sağlıklı yetiştirebiliriz.ü Meclis’teki kadın
milletvekilleri arasında genel bir uzlaşma havası var mı?ü AKP içindeki
bayan milletvekili arkadaşlarımızla birlikte, hepimiz kadın konusunun
partilerüstü bir konu olduğu konusunda uzlaşmış durumdayız. Bütün kadın
milletve-killeri toplandık, bir yemek yedik. Kadının Sorunları ve
Statüsü Genel Müdürlüğü bize bir sunum yaptı. Bu tür toplantılar devam
etmeli. AKP’li kadın milletvekilleriyle, ka-dınlar konusunda ortak
adımlar at-maya başladık.
ü Bir kadın milletvekili olarak, Türkiye’nin geleceğini nasıl
görü-yorsunuz?ü Ben hayata pozitif bakan bir insanım. Türkiye çok güçlü
bir ül-ke. Müthiş bir genç nüfusu, potansiyeli, müteşebbis ruhu var.
Strate-jik konumu ilginç. İktidar, muhalefet, devlet olarak bir takım
ortak müştereklerde birleşebilirsek, Tür-kiye’yi ileriye götürmek için
bir uzlaşma sağlayabilirsek, Türkiye’nin ileriye gitmesine hiçbir şey
engel olamaz. Yeter ki, belirli konularda, Türkiye’yi bir yere taşımak
için, milli birlik ve beraberlik içinde ha-reket edebilelim. Bunu
yapabilir-sek, Türkiye uçar. Gençliğe karşı çok
duyarlıyım. Türkiye’de gençlerin önü mutlaka açılmalı. Şu anda çok
karamsarlar. İstihdam sorunları var. Türkiye gençlerine umut veremiyor.
Genç nüfus, büyük bir dinamizm var. Teknolojiyi en iyi kullanan
gençler. 21. yüzyılın gençleri... Onların po-tansiyelini sisteme
aktarmak zor oluyor. Çok apolitikler veya çok ra-dikalleşiyorlar.
İkisini de doğru bulmuyorum. Onlara umut verecek mekanizmalar
oluşturmak gereki-yor. Gençlere güvenmek ve bu gü-veni onlara ifade
etmek gerekiyor.ü Ya yurtdışındaki Türkler? Siyasi partilerin bu konuya
önem verecekleri günü hâlâ bekliyoruz...ü Yurtdışındaki Türkler çok
önemli, çok terkedilmiş. Geçmişin üzerine bir çarpı atmalı. Avrupa’da
yaşayan vatandaşlarımızın kırgın olduklarını gözlemliyorum. Onların
gönüllerini tekrar kazanmak gere-kiyor. Dünyada her şey lobi
faali-yetleriyle yürüyor. Bu, bizim hiç ba-şaramadığımız, bir politika
belirle-yemediğimiz bir alan. Türkler artık Avrupa’da parlamentolara
giriyorlar ama Rumlar, Ermeniler, Yahu-diler çok aktif lobi
faaliyetleri yapı-yorlar. Türkler bu alanda geri kaldı. Bu konularda
çalışma yapmak için istek, niyet ve ekip var. Gereken adımlar atılacak.q