Sosyalist Parti (PS), seçimler öncesinde Türk asıllı adaylarına gü-ven
ve destek mesajları veriyor. PS’nin Hainaut bölgesinde Federal Meclis
adayı Birgül Caner ile Brük-sel’de Emir Kır, Parti Başkanı Elio Di
Rupo’nun umutla baktığı adaylar. Elio Di Rupo,
“Anadolu” dergisine verdiği özel demeçte, Türkle-rin Belçika’ya
gelişlerinin 40. yılına ilişkin olarak şunları
söyledi: “40 yıl çok büyük bir zaman... Bu
insanlar çalışmak için geldiler ama aynı zamanda ekonomimize büyük
destek sağladılar. Katılımcı oldular. Türkler maden ocaklarında işe
başladılar ama bugün farklı ko-numlara ulaştılar. Birgül Caner 10
yıldır partimizde ve bugün milletve-kili adayımız... Emir Kır şimdi
Be-lediye Başkan Yardımcısı... Türk toplumuyla en ufak bir sorun
yaşamadık. Bu bir uyum başarısının göstergesidir.” Di
Rupo, Sosyalistlerin Türk adaylara yer vermelerini şöyle izah
ediyor: “Bir siyasi partinin bünyesinde
gençler, yabancı asıllılar, göçmen çocukları yer almalıdır. Siyasi bir
oluşum, toplumun imajını yansıtmalı. Ben de göçmen çocuğuyum. İtalyan
doğdum. Deneyimlerimizi birleştirerek siyasi bir kurumun zen-ginliğini
sağlayabiliriz. Bizde, tabanda ayırımcılık yoktur. Birgül Caner ve Emir
Kır parti içinde diğerleriyle eşit söz hakkına sahipler ve Türk
toplumuyla sağlıklı diyalogları çok yararlı oluyor.”
Elio Di Rupo, “Yabancılara ye-rel seçimlerde
oy hakkı sağlama sözü vermiştiniz. İktidardaydınız. Neden bu söz
tutulmadı?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Biz, AB vatandaşları dışında, tüm
yabancılara, yerel seçimlerde oy hakkı verilmesinden yanayız. Hükümet
koalisyonu ortakları olan liberaller MR ve VLD bu konuda yasa
çıkarılmasını engellediler. Biz bunun mücadelesini sürdüreceğiz.”
“Türk toplumuna mesajım, dostluk ve kardeşlik
mesajıdır” diyen Di Rupo şöyle devam etti:
“Sosyalistler, Türkleri “diğerleri” olarak görmez. Hepimiz eşitiz. Türk
toplumuyla hiçbir zaman so-run yaşanmadı. Çocukluğumdan beri Türkler bu
ülkedeler, hiç sorun yaşandığını duymadım. Sadece iyi futbol oynayıp
bizi yenmelerinden kaynaklanan çekişmeler
oldu...” PS Başkanı Elio Di Rupo’nun en ilginç
değerlendirmeleriyse Tür-kiye-AB ilişkileri konusunda
oldu: “Bu konuda tavrımız çok açık. AB,
Türkiye’nin adaylığı ve katılımı konusunda, engelleyici tavır alarak
büyük hata işledi. Bu konu bir coğ-rafi alan meselesi değildir. Bu bir
felsefedir, toplum modeli-dir. Dinamik bir ekonomi, garanti altında
sosyal haklar, tüm dinlere özgürlük, kültürel çoğulculuk istiyoruz.
Türkiye için iş daha da kolaydı çünkü sizin Ata-türk’ten beri kendinize
özgü laik ve ilginç bir tarihiniz var. Jeostratejik açıdan da
Türkiye’nin AB’ye katılı-mı ilginç olacaktır. Türkiye bir köp-rüdür.
Ben, Slovenya ve diğer adaylarla aynı koşullarda, Türkiye’-nin AB’ye
katılmasından yanayım. Uyum çabaları sürdürülmeli ve bu arada
Türkiye’ye, diğer adaylara olduğu gibi, yardımcı olunmalı. Türkiye
konusunda AB aceleci dav-randı, yanlış davrandı. Bu meseleye tekrar
dönülmesi, konunun tekrar ele alınması gerektiğini
düşünüyorum.” Di Rupo, “Türkiye’nin katılımı AB’nin sonu
olur” diyenler olduğu-nu hatırlattığımızda şunları söyledi.
“Olur mu öyle şey ! AB, 25 üyeyle geniş bir
ekonomik ve sos-yal pazar olacak. Siyasi açıdan çok zayıf kalacak.
Karar mekanizması sağlıksız... Oluşan ekonomik ve sosyal pazarda
Türkiye’nin elbette yeri var. AB’de krizler yaşanacak. Belki bazı
ülkeler küçük çaplı yeni karar mekanizmaları oluşturmak isteyecekler.
Krizler sayesinde ileri adımlar atılabilir. Yunanistan, İs-panya,
Portekiz AB’ye girdiği za-man da bazıları kıyameti koparmışlar, karşı
çıkmışlardı...” Elio Di Rupo, bu söyleşinin
ar-dından, Sosyalist Parti Genel Mer-kezi’ndeki Birgül Caner’le
birlikte kameramıza poz verdi. Tüm siyasi partilerin
listelerine bakınca, Hainaut seçim bölgesinde tek Türk asıllı aday
olduğunu belir-ten Caner, PS’nin iddialı isimlerin-den... “Türkiye’ye
yapılan haksız-lıkların karşısında olacağını, Türk toplumunun
haklarının savunulma-sına öncelik vereceğini” açık ve te-reddütsüz
ifadelerle söylüyor. Top-luma birlik ve beraberlik çağrısı ya-pıyor,
Türk asıllı tüm adaylara ba-şarı dileklerinde
bulunuyor. PS’in diğer güçlü adaylarından Emir Kır
da, açıklamalarında, sos-yal boyuta ağırlık verirken, bu se-çimlerin
Türk toplumu açısından taşıdığı öneme
değiniyor. Seçimlerden sonra ortaya nasıl bir
tablo çıkacağını bilemeyiz ama önemli olan, Türk asıllı seçmenle-rin,
hangi partiden olursa olsun, Türk asıllı adaylara oy vererek, top-lumun
siyasi sahnedeki gücünü göstermeleri...