[ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]


[ Anadolu 1 2 3 4 5 6 7 8 9 .. ]

Otel Villa Royale Merhaba     Tüm okuyucularımıza ve bize ilan desteği sağlayanlara, “Anadolu” dergisini bu kadar kısa zamanda, bugünkü boyutuna taşıdıkları için teşekkür ediyoruz.
     Gerçekten bir “gurur tablosu” çıkıyor ortaya... Bu, hem bizim ekibimizin, hem sizlerin gururu...     Bir başbakanla, bir bakanla, bir parti başkanıyla konuşmaya gidiyoruz. Önce kendimizi tanıtmamız gerektiğini düşünüyoruz ama buna ihtiyaç olmadığını görüyoruz. “Evet, Anadolu dergisi, Belçika’daki Türklerin dergisi... Biliyoruz” diyorlar.
     Belçika Kraliyet Sarayı’nda “Sa Majesté”  II. Albert’den, Çankaya’da Sayın Cumhurbaş-kanı Ahmet Necdet Sezer’e kadar herkes dergimizi tanıyor.
    Dergimizi tanıyan, elbette okuyucumuzu ve toplumumuzu da giderek daha iyi tanıyor.    Belçika’da veya Türkiye’de, siyasi partilerin liderleri, kendileriyle aynı fikirleri paylaşmamızı beklemeden, ekiplerimizi öncelik vererek ve saygıyla karşılıyorlar. Çünkü “dürüst” bir toplumun, “dürüst” gazetecileri olduğumuzu artık iyi biliyorlar.    Fransa’dan, Hollanda’dan, Almanya’dan mektuplar alıyoruz; dergimize abone oluyorlar, okumak istiyorlar.    Belçika’nın en ücra köşelerine gittiğimiz zaman, oralardaki insanlarımızın, “Anadolu” dergisini iyi tanıdıklarını ve izlediklerini büyük keyifle gözlemliyoruz.      Hep aynı soru geliyor karşımıza:     “Bu derginin arkasında kimler var?”     En ön plana çıkan söylentiye göre, dergimizin arkasında Türk Devleti var.      Bir Belçikalı parti başkanı bu konuyu açıp, “Arkanızda Türk Devleti olduğu doğru mu?” diye sordu.     “ArkamızdaTürk Devleti yok ama biz Türk Devleti’nin ve laik Cumhuriyet’in hep arkasındasıyız” dedik.     Bunu herkes bilmeli...     Geçenlerde, söyleşi yaptığımız bir Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi de bize, “Arkanızda kim var?” diye sorunca, çok güldük.     Arkamızda, binlerce okuyucu, isim ve adresleri dergide görülen sponsorlar ve gerçekten çok yoğun çalışan bir gönüllüler ekibi var.     Dedik ya, arkamızda “bakkal-çakkal” var!     Bu arada Belçikalı makamlardan sübvansiyon istedik. Verirlerse, “Arkamızda Belçika Devleti var” diyeceğiz inşallah!..      Tiraj arttırmamız, beş bin yerine en az on bin dergi basmamız gerekiyor. Şimdiki hedef bu. Çünkü arz, talebi karşılamıyor.     Haziran’da bir de özel sayı çıkartacağız. En az otuz bin tirajla ! Fransızca ve Flamanca bir “Anadolu”...     Güzel olacak!     Elbette dedikodular, çamur atmalar devam ediyor. Elbette, “bakkal-çakkal dergisi” diye aşağılayanları ikna etmek için vakit harcamı-yoruz. Bazıları beni ve arkadaşlarımı hem röportaj yaparken, hem ilan ararken, hem dergi dağıtırken görünce, burun kıvırıyorlar, görüyoruz.     Dedikoduculara, iftiracılara, burun kıvıranlara, aşağılayanlara söylediğimiz tek şey var:     “Tak sepeti koluna, herkes kendi yoluna!”     Bizim yolumuz belli, sapmayız...     Dolunay  Uluç