Hayri Uluç
Okuyucularımıza Belçika’daki çeşitli ilginç
müzelerden zaman zaman söz ediyoruz. Gembloux bölgesindeki Jeep Müzesi,
bir Belçikalı’nın bireysel mera-kından ve büyük emekle-rinden doğmuş
olması açısından ilgi çeki-yor. Ücretsiz olarak gezilebilen bu müzeye
en fazla Jeep ve tarih meraklılarıyla, dünya savaşları hakkında
araştırma yapan öğrenciler ilgi gösteriyor.
Jules Jouant, 1937’de doğmuş. İkinci Dünya Savaşı’nı hatırlı-yor,
Amerikalı askerlerin “Avrupa’-ya özgürlük getirdikleri dönemde”,
Jeep’leriyle gelip “şeker dağıttıkları” Belçikalı çocuklar arasında yer
almış. Jeep merakı, muhtemelen o dönemden
kalmış. “Jeep” deyip geçmeyin. Ame-rikalıların,
İkinci Dünya Savaşı sı-rasında, yaklaşık 25.000 kilometre yaptıktan
sonra çöpe atılmak üzere üretmeye başladıkları bu taşıtların
meraklıları pek fazla. Willys, Ford, Bantam gibi markalar, dünyanın pek
çok ülkesinde ürettiler ve üreti-yorlar bu taşıtları... Ama meraklılara
göre “gerçek Jeep”, “savaş görmüş” olanlar... .
Babasından miras kalan ga-rajı bir çeşit as-keri müze hali-ne getiren
Jules Jouant, özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan, yani 1940-1945
dönemin-den kalma araç ve teçhizatları sergiliyor. Askerlerin
kullandıkları daktilolardan, si-lahlardan, paraşütlere ve hatta
kimyasal saldırı halin-de korunma cihazlarına ka-dar her şey var bu
müze-de... Ve tabii Jeep’ler var...
Belçika’da sayıları çok az olan eski Jeep’ler koleksiyon araçları
olarak alınıyor, satılıyor. Bu taşıtları alanlar, yılda bir-iki defa,
hava gü-zel olunca, biraz gezinip arabayı tekrar garaja çekiyorlar. Bu
tür taşıtlarla saatte 65 kilometre sürati aşmak çok tehlikeli çünkü
lastikler pek yer tutmuyor. Tabii benzin de su gibi
gidiyor... Temelde iki çeşit Jeep var: Willys
ve Ford. Willys’lerin üretimi 18 Kasım 1941’de başlamış ve 1945 sonuna
kadar sürmüş. Ford’-lar 1942-1945 arasında üretilmiş. Sonra,
Fransızlar, 1952-1967 arasında lisans alıp Jeep üretmişler ve özelikle
Kuzey Afrika ülkelerine dağıtmışlar. 1940-45
döneminden kalma bir Jeep, bugün, 10-15.000 euro’-ya satın
alınabiliyor. Ama bu taşıtların 500 kiloya ulaşan “aksesuva-rı” var:
kürek, kazma, balta, radyo, römork, kamuflaj malzemesi vs... Bunlar
fiyata dahil değil... Gembloux’daki Jeep Müzesi
bir ticarethane değil. Biletsiz girilen bir müze... Özel bir klüp veya
dernek de söz konusu değil. Savaş döneminden kalma bu kadar çok ve
nadir taşıtlarla cihazları bir araya getiren müzeyi Avrupa’da, başka
yerde bulmak çok zor. Belçika’da artık askerlik mec-buriyeti de
kaldırıldığı için, askeri olan şeyler az görülüyor, ilgiyle izleniyor.
Belçika Silahlı Kuvvetleri, Irak savaşı ve
terör tehdidi nedeniyle, polis birimlerine takviye sağlayarak sivil
güvenlik önlemlerine katkıda bulunmaya başladı.
Belçika askerleri, Türkiye, ABD, İspanya büyükelçilikleri ile NATO ve
NATO Avrupa Kuvvetleri Komutanlığı (SHAPE) gibi yerlerin korunmasında
görev alıyorlar. Askerler, çeşitli sivil stratejik altyapı
tesisleri-nin güvenliğini de polislerle birlikte
sağlıyorlar. Yetkililer, polis-asker işbirliğinin,
“kişilere, topluluklara ve kurumlara yönelik olası saldırıları önlemek
amacıyla” gerçekleştirildiğini, bu işbirliğinin gelecekte de devam
edeceğini bildirdiler. Belçika tarihinde
polisin ordudan ikinci defa takviye aldığı görülü-yor. Silahlı
Kuvvetler, 1985-1986 yıllarında, Savaşan Komünistler Hücresi (CCC) ve
Brabant Canileri isimli terör örgütlerinin şiddet eylemleri sırasında
olağanüstü hal ilan edilmesi üzerine, polise destek sağlamıştı.