[ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]


[ Anadolu .. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 .. ]

Hayri Uluç      Okuyucularımıza Belçika’daki çeşitli ilginç müzelerden zaman zaman söz ediyoruz. Gembloux bölgesindeki Jeep Müzesi, bir Belçikalı’nın bireysel mera-kından ve büyük emekle-rinden doğmuş olması açısından ilgi çeki-yor. Ücretsiz olarak gezilebilen bu müzeye en fazla Jeep ve tarih meraklılarıyla, dünya savaşları hakkında araştırma yapan öğrenciler ilgi gösteriyor.     Jules Jouant, 1937’de doğmuş. İkinci Dünya Savaşı’nı hatırlı-yor, Amerikalı askerlerin “Avrupa’-ya özgürlük getirdikleri dönemde”, Jeep’leriyle gelip “şeker dağıttıkları” Belçikalı çocuklar arasında yer almış. Jeep merakı, muhtemelen o dönemden kalmış.     “Jeep” deyip geçmeyin. Ame-rikalıların, İkinci Dünya Savaşı sı-rasında, yaklaşık 25.000 kilometre yaptıktan sonra çöpe atılmak üzere üretmeye başladıkları bu taşıtların meraklıları pek fazla. Willys, Ford, Bantam gibi markalar, dünyanın pek çok ülkesinde ürettiler ve üreti-yorlar bu taşıtları... Ama meraklılara göre “gerçek Jeep”, “savaş görmüş” olanlar... .     Babasından miras kalan ga-rajı bir çeşit as-keri müze hali-ne getiren Jules Jouant, özellikle İkinci Dünya Savaşı’ndan, yani 1940-1945 dönemin-den kalma araç ve teçhizatları sergiliyor. Askerlerin kullandıkları daktilolardan, si-lahlardan, paraşütlere ve hatta kimyasal saldırı halin-de korunma cihazlarına ka-dar her şey var bu müze-de...  Ve tabii Jeep’ler var...     Belçika’da sayıları çok az olan eski Jeep’ler koleksiyon araçları olarak alınıyor, satılıyor. Bu taşıtları alanlar, yılda bir-iki defa, hava gü-zel olunca, biraz gezinip arabayı tekrar garaja çekiyorlar. Bu tür taşıtlarla saatte 65 kilometre sürati aşmak çok tehlikeli çünkü lastikler pek yer tutmuyor. Tabii benzin de su gibi gidiyor...     Temelde iki çeşit Jeep var: Willys ve Ford. Willys’lerin üretimi 18 Kasım 1941’de başlamış ve 1945 sonuna kadar sürmüş. Ford’-lar 1942-1945 arasında üretilmiş. Sonra, Fransızlar, 1952-1967 arasında lisans alıp Jeep üretmişler ve özelikle Kuzey Afrika ülkelerine dağıtmışlar.      1940-45 döneminden kalma bir Jeep, bugün, 10-15.000 euro’-ya satın alınabiliyor. Ama bu taşıtların 500 kiloya ulaşan “aksesuva-rı” var: kürek, kazma, balta, radyo, römork, kamuflaj malzemesi vs... Bunlar fiyata dahil değil...     Gembloux’daki Jeep Müzesi bir ticarethane değil. Biletsiz girilen bir müze... Özel bir klüp veya dernek de söz konusu değil. Savaş döneminden kalma bu kadar çok ve nadir taşıtlarla cihazları bir araya getiren müzeyi Avrupa’da, başka yerde bulmak çok zor. Belçika’da artık askerlik mec-buriyeti de kaldırıldığı için, askeri olan şeyler az görülüyor, ilgiyle izleniyor.      Belçika Silahlı Kuvvetleri, Irak savaşı ve terör tehdidi nedeniyle, polis birimlerine takviye sağlayarak sivil güvenlik önlemlerine katkıda bulunmaya başladı.     Belçika askerleri, Türkiye, ABD, İspanya büyükelçilikleri ile NATO ve NATO Avrupa Kuvvetleri Komutanlığı (SHAPE) gibi yerlerin korunmasında görev alıyorlar. Askerler, çeşitli sivil stratejik altyapı tesisleri-nin güvenliğini de polislerle birlikte sağlıyorlar.   Yetkililer, polis-asker işbirliğinin, “kişilere, topluluklara ve kurumlara yönelik olası saldırıları önlemek amacıyla” gerçekleştirildiğini, bu işbirliğinin gelecekte de devam edeceğini bildirdiler.     Belçika tarihinde polisin ordudan ikinci defa takviye aldığı görülü-yor. Silahlı Kuvvetler, 1985-1986 yıllarında, Savaşan Komünistler Hücresi (CCC) ve Brabant Canileri isimli terör örgütlerinin şiddet eylemleri sırasında olağanüstü hal ilan edilmesi üzerine, polise destek sağlamıştı.